Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben asker emeklisiyim. Kıbrıs’ta yaşıyorum. Oturduğumuz ev kira değil, bize ait. Üniversitede okuyan oğlum ve eşimle kullandığımız iki araba ve bir motorumuz var. Bunların haricinde kira gelirim olan Türkiye’de bir evim var ama bu evin tapusunu on iki senedir alamadık. Arsa sahipleri ile mahkememiz devam ediyor. Ayrıca Amasya’da babamın verdiği küçük bir dükkân ve kredi çekerek aldığım ve henüz taksitleri bitmeyen bir evim var, orada da kayınvalidem kalıyor. Bu ikisinden bir gelirim yok çünkü kayınvalidemin kalacak yeri yok, dükkân ise her zaman boş babam sadece çay içmeye ve namaza gider oraya. Oğlumun üniversitesi de özel olduğu için ona da senelik ödemem var. Şimdi bu durumda benim zekât ödemem gerekir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Namazı ayrı ayrı kıldığınız gibi zekâtı da herkesin kendisi hesaplayıp verecektir. Kime zekât gerekiyorsa o zekât verir. Size bu anlattığınıza göre zekât gerekecek bir durum yoktur.
Anlaşılan her iki daire için de zekât vermeniz gerekmez.
Allah Teâlâ sizi zekât ibadetine muvaffak olan kullarından kılsın. Âmin. a- Dükkândaki mal konusunda bir eksiklik var. Oradaki satılık olmayan mallar için zekât yoktur. b- Dükkândan hisseniz kadarını sizin konunuz yapın. Mesela yüzde ellisi sizin ise ve içinde satılık mallar piyasa fiyatı yüz lira ise siz elli liranız var kabul edin. c- Dükkândaki bu bilgi eksikliği dışında sizin bu yıl için zekât vermenize gerek yoktur. Zira zekât senesini hesaplamak için elinize NİSAB MİKTARI mal geçtiği günden itibaren bir yıl beklemek gerekiyor. Sizin ilk elinize geçen altmış gram altın başlamak için yeterli değil. Boş iş yeri ise nisap takvimi için başlamaya uygundur. Onun üzerinden 355 gün geçtikten sonra elinizdeki para+SATILIK daire, arsa+altın ve benzerlerini toplar (hepsinin başlama takvimini onlarınki eksik de olsa bu ilk başlanmışı ilave ederek) hesap edersiniz. d- Oturduğunuz eviniz ve bineğiniz için zekât yoktur. Allah kabul buyursun.
Borçlarınızı düştükten sonra elinizde nisap miktarı dediğimiz seksen bir gram altın veya değerinde bir birikim kalıyorsa o kalan miktarın yüzde iki buçuğunu zekât olarak verin. Bu oluşmuyorsa zekât ermenizi gerektiren bir durum yoktur. Endişelendiğiniz sıkıntılar, bilhassa sabah namazının ihmalinden de olabilir. Anne babanızın duasını almayı ihmal etmeyin. Küçük de olsa sadakalar verin. Yaptığınız işleri ehline danışmadan yapmayın. Allah yardımcınız olsun.
Kiralama işiniz para üzerinden ise mesela yıllığına şu kadara ise o para sizin zekât bütçenizle ilgili rakamlara dâhil olur. Yıllık zekât verirken o kazancın da zekâtını verirsiniz. Mahsul üzerinden bir kiralama yaptı iseniz mesela mahsulün yarısına kiraladı iseniz bu takdirde de eğer bir sulama gibi bir tarımsal emek vermeden mahsul alıyorsanız 1/10 oranında, tarımsal emek veriliyorsa 1/20 oranında zekât verirsiniz. Mahsulden de verebilirsiniz piyasa fiyatından hesap ederek de verebilirsiniz. Nisap miktarını dolduruyorsa yıllık kiralama bedeliniz zekâtı verilmeli idi. Gecikmiş yılları daha sonra toptan da verebilirsiniz. Bir kenara veremediğiniz zekâtları not edin, elinize geçince hepsini verirsiniz. Faizli bir işe destek olmak ona ortak olmaktır. Muhakkak istiğfar etmelisiniz. Destek olmanız caiz olmayan bir işti.
Bunların dışında birikmiş paranız veya satılık malınız varsa ve değeri seksen bir gram altın tutarında ise onun zekât verirsiniz. Evler için bu durumda gerekmez.
altın konusundaki diğer fetvalar
Seksen bir gram altın veya onun ederi zekât için barajdır. O barajla beraber mü'min zekât mükellefi olmuş sayılır. Zekât vermesi ise bir yıl sonra (354 gün) gerçekleşir. Bir yıl sonra; Baraj aşağı düşmemiş ise mükelleflik devam ediyordur. Düşme olmadı ise artanları ile beraber eldekilerin tamamının yüzde iki buçuğu zekât olarak verilir. Bu şekilde hesaplayabilirsiniz. Allah kabul etsin.
Altın borç olduğu zaman altın olarak ödenmelidir. Şu kadar altın diyen o altını alıp vermelidir. Esas olan böyledir.
Mevcut borçla elinizdeki rakam nisaba ulaşmadığı sürece zekât gerekmez.
Bildiğimiz kadarı ile altının tabii rengi sarıdır. Beyazlık daha sonraki karışımlar sayesinde elde edilmektedir. Bu renk değişimi onun altın olma özelliğini değiştirmemektedir. Belki altın ayarı olarak değişiklik olabilir ama özünde altının kendisidir. Renginden dolayı altının hükmü değişmez. Erkeklerin kullanmasında, zekât maddesi olmasında ve sarf işlemleri itibariyle özel hükümlere tabi olmasında bir değişiklik olmaz.
Aldığınız gibi hiçbir kâr koymadan onlara sattığınızı söylerseniz bu yalan olur, caiz olmaz. “Sizden yol paramı alırım” diyerek bir nebze kâr koyduğunuzu hissettirin. Onlar bunu bilsin, o zaman helal olur.