Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim biraz birikmişim var ama altın borcum da var. Paramdan borcumu çıkarınca kalan miktar zekât sınırının altında, bunu biliyorum ama son birkaç ay içinde borcumu ödeyebilecek kadar yeni para kazandım ve henüz borcumu ödemedim. Yine de zekât vermem gerekiyor mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Borcu elindekinden fazla olanın zekât vermesi gerekmez.
Elinizdeki para borçlarınızın tümü düştükten sonra erimiş oluyorsa o para zekât açısından yok durumdadır.
Geri gelme ihtimali olmayan bir borç verdi iseniz onu yok sayabilirsiniz. Bunun dışındaki alacakların zekâtını her yıl mal elinizde imiş gibi verirsiniz. Tahsil konusunda sıkıntı varsa, mal elinize geçinceye kadar zekâtı erteleyebilirsiniz. Elinize geçince de geçen yılları toplayıp verirsiniz. Allah kabul etsin.
Altınınızdan borcunuzu çıkardığımızda altınınız yine nisabın üstünde olduğundan zekât vermeniz gerekir.
Zekât gününüz gelince muhakkak ne kadar zekât borcunuz olduğunu hesaplayın. O borç belirlendikten sonra hemen verseniz en iyisini yapmış olursunuz. Bir sebeple öyle yapamayıp aylara bölseniz o da olur. Yalnız bu, bir dahaki zekât yılını bulacak kadar uzamamalıdır.
Bir yere borçlanmadıkça ileride araba alacaksınız diye o para ihtiyaç sayılmaz. Zekâtı da verilmesi gerekir ama bir daire borcuna mesela girerseniz o elinizde olsa bile borca karşılık olduğu için zekât gerekmeyecektir.
altın konusundaki diğer fetvalar
Altın borç olduğu zaman altın olarak ödenmelidir. Şu kadar altın diyen o altını alıp vermelidir. Esas olan böyledir.
Bildiğimiz kadarı ile altının tabii rengi sarıdır. Beyazlık daha sonraki karışımlar sayesinde elde edilmektedir. Bu renk değişimi onun altın olma özelliğini değiştirmemektedir. Belki altın ayarı olarak değişiklik olabilir ama özünde altının kendisidir. Renginden dolayı altının hükmü değişmez. Erkeklerin kullanmasında, zekât maddesi olmasında ve sarf işlemleri itibariyle özel hükümlere tabi olmasında bir değişiklik olmaz.
Bu durumda sizin elinizdeki gayrimenkullerden birini satmaya karar vermedikçe zekât vermenizi gerektirir bir sonuç yoktur. Elinizde nakit olur ve bu nakit seksen bir gram altın değerinden daha fazla olursa, o da bir yıldır o şekilde elinizde ise onun yüzde iki buçuğunu zekât verirsiniz. Allah Teâlâ yardımcınız olsun.
Seksen bir gram altın veya onun ederi zekât için barajdır. O barajla beraber mü'min zekât mükellefi olmuş sayılır. Zekât vermesi ise bir yıl sonra (354 gün) gerçekleşir. Bir yıl sonra; Baraj aşağı düşmemiş ise mükelleflik devam ediyordur. Düşme olmadı ise artanları ile beraber eldekilerin tamamının yüzde iki buçuğu zekât olarak verilir. Bu şekilde hesaplayabilirsiniz. Allah kabul etsin.
Namazı ayrı ayrı kıldığınız gibi zekâtı da herkesin kendisi hesaplayıp verecektir. Kime zekât gerekiyorsa o zekât verir. Size bu anlattığınıza göre zekât gerekecek bir durum yoktur.
Aldığınız gibi hiçbir kâr koymadan onlara sattığınızı söylerseniz bu yalan olur, caiz olmaz. “Sizden yol paramı alırım” diyerek bir nebze kâr koyduğunuzu hissettirin. Onlar bunu bilsin, o zaman helal olur.