Fetva Meclisi
Soru
Altın işinde çalışıyorum, arkadaşlarım bunu bildiği için altın alacakları zaman sen ucuza alırsın toptancıları tanıyorsun diyorlar. Toptancıdan aldığımda üstüne kâr koyup satmam haram mıdır? Kâr payı koyduğumu söylemedim ama dışarıda alacakları fiyattan daha aşağı bir fiyata satıyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Kâr dediğin kısmı çıkar, gerisini kullanmaya devam et.
Özellikle iş sahibinin ‘alın’ demesinden sonra bir sorun yoktur. İş sahibinin ‘onları almayın’ demesi durumunda ise aldığınız size haram olur. Ortada kalmış durum için iş sözleşmesindeki şartlara dikkat edersiniz. Öyle bir sözleşme yoksa örf olarak cari olan duruma bakarsınız. Benim bildiğim ustalar enkazı almazlar. Enkazı alacak olan öyle bir anlaşma yapmaktadır. Siz de özellikle bu ayrıntıyı konuşun.
Fıkıh açısından devletin fiyat sabitlemesi yaptığı şeyler dışında tüccarın sattığı malda kâr haddi sınırlaması yoktur. Aldatma, yalan ve hile söz konusu olmadıkça bir insan elindeki mala uygun gördüğü kâr marjını koyabilir. Elbette insanların dara düşmemesini düşünmek ve merhametli olmak uygun olandır ama bu durumda sadece müşteriyi düşünmek de yeterli değildir, esnafın da düşünüldüğü bir itidal oluşturulabilir.
Devletin fiyatını sabitlemediği mallarda kâr oranı yoktur. Yani satıcının, aldatmadıkça, hile yapmadıkça dilediği kârla satması caizdir.
Özellikle iş sahibinin “alın” demesinden sonra bir sorun yoktur. İş sahibinin “onları almayın” demesi durumunda ise aldığınız size haram olur. Ortada kalmış durum için iş sözleşmesindeki şartlara dikkat edersiniz. Öyle bir sözleşme yoksa örf olarak cari olan duruma bakarsınız. Benim bildiğim ustalar enkazı almazlar. Enkazı alacak olan öyle bir anlaşma yapmaktadır. Siz de özellikle bu ayrıntıyı konuşun.
Malının tamamı haram olduğunu bildiğiniz biri ile ortaklık yapmanız caiz değildir. Malının haram karışık mal olduğunu zannettiğiniz biri ile ise caizdir.
altın konusundaki diğer fetvalar
Mehrin maddi bir nesne olmasını tercih edin. Mehir ve manevi değerleri iç içe getirirseniz bundan siz zarar görebilirsiniz. Kadın erkeğe “başkası ile nikâhlanmayacaksın” diye bir şart getirebilir. Bunda bir sakınca yoktur. Geçerli olması açısından da geçerlidir. Yalnız şunu bilmelisiniz: En baştan bunun konuşulduğu bir evlilik, diğer evliliklerden daha riskli olabilir. Siz yine de Allah'a ve kendi yüksek samimiyetinize güvenmeyi tercih edin.
Ticari bir firma adı vermemiz mümkün olmaz ama faiz işi de yapan bir kurumdan öyle bir ticaret yapılamaz.
Define işi bir takıntıdır. Helallikten önce sağlık açısından ele alınmalıdır. Yasal olmayan yöntemle yapılması da sakıncalıdır.
Namazı ayrı ayrı kıldığınız gibi zekâtı da herkesin kendisi hesaplayıp verecektir. Kime zekât gerekiyorsa o zekât verir. Size bu anlattığınıza göre zekât gerekecek bir durum yoktur.
Seksen bir gram altın veya onun ederi zekât için barajdır. O barajla beraber mü'min zekât mükellefi olmuş sayılır. Zekât vermesi ise bir yıl sonra (354 gün) gerçekleşir. Bir yıl sonra; Baraj aşağı düşmemiş ise mükelleflik devam ediyordur. Düşme olmadı ise artanları ile beraber eldekilerin tamamının yüzde iki buçuğu zekât olarak verilir. Bu şekilde hesaplayabilirsiniz. Allah kabul etsin.
Bu durumda sizin elinizdeki gayrimenkullerden birini satmaya karar vermedikçe zekât vermenizi gerektirir bir sonuç yoktur. Elinizde nakit olur ve bu nakit seksen bir gram altın değerinden daha fazla olursa, o da bir yıldır o şekilde elinizde ise onun yüzde iki buçuğunu zekât verirsiniz. Allah Teâlâ yardımcınız olsun.