Fetva Meclisi
Soru
Hocam mihrin sadece maddi olması şart mıdır? Mesela, hafız olan bir eş adayından iki senede bir ezbere Hıfz tekrarı istenebilir mi? Bir de bir hocamızdan duymuştum, şu şekilde mihr istenebilir demişti; “benimle evliyken başka biri ile nikâhlanmaması...” gibi, bu batıl mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Bunun için belirli bir rakam yoktur. Eşinizle aynı hayatı yaşayacağınıza göre onun zorlanacağı bir şey sizin de zorlanmanız olacaktır. Mehir ise dinimizin bir emridir. Ortalama bir şey isteyebilirsiniz. Mesela yirmi gram altın veya benzeri bir şey ile başlayabilirsiniz. Bu hususta pazarlık yapmanız da caizdir. Peşin almanız gerekmez. Aranızda neye ittifak ederseniz o geçerlidir. Allah mübarek etsin.
Selamünaleyküm. Önemli olan, sizin nikâh akdine evet derken kullandığınız veya tasdik ettiğiniz değerdir. O esnada, şahitler sizi dinlerken hangi rakamı kullandı iseniz eşinizin vermesi gereken de o dur. İleri bir tarihte de olsa bunu vermelidir. Siz almamayı tercih ederseniz ya da indirim yaparsanız bu hakkınızdır ve caizdir. O takdirde de, ne kadar istiyorsanız o kadar verir.
Aleykümselam. Siz mehir olarak talep ettiğiniz miktar olan umre fiyatını alacak olarak eşinizden alın. Umre konusunu da ne zaman nasip olursa o zaman yapmak üzere erteleyin. Bunu bir aile için sorun durumuna getirmeniz doğru olmaz. Aile içi huzurunuz umreden önemlidir!
İki nikâh olmaz. Birincisi batıl ise o süreyi nasıl isimlendireceğiz? Bu gizlilikten ötürü tevbe etsinler. İkinci nikâh dediklerini de bir tazeleme şeklinde yapsınlar. Mehrin bu noktada önemi yoktur.
Nikâh birliğin adıdır. Talak, iddet ise ayrılığın adıdır. Birlik akdi esnasında ayrılık gündem yapılmaz, yapılması gerekmez. Mihr, kadının kocasının evine kadın olarak girdiği pozisyonun bir nevi bedelidir. Dolayısıyla kadın, mihrini alır ve kocasının evine gider. Normal olanı böyledir. O esnada, daha sonra veya çok sonra alabilir bunu. Erkek ve kadının aralarındaki anlaşmaya bağlıdır. Kadın mihrini almadan babasının evinden çıkmama hakkına sahiptir.
Selamünaleyküm. Evet, mehrin maddi bir değer üzerinden olması gerekir. Siz de 'hac bedeli' almışsınız. Mehir ödenmiş sayılır. Allah kabul etsin.
altın konusundaki diğer fetvalar
Ticari bir firma adı vermemiz mümkün olmaz ama faiz işi de yapan bir kurumdan öyle bir ticaret yapılamaz.
Aldığınız gibi hiçbir kâr koymadan onlara sattığınızı söylerseniz bu yalan olur, caiz olmaz. “Sizden yol paramı alırım” diyerek bir nebze kâr koyduğunuzu hissettirin. Onlar bunu bilsin, o zaman helal olur.
Define işi bir takıntıdır. Helallikten önce sağlık açısından ele alınmalıdır. Yasal olmayan yöntemle yapılması da sakıncalıdır.
Özellikle Hanefi mezhebi fukahası Kur'an ayetlerinin altın zemin üzerine yazılmasını caiz görmüşlerdir. Fakihlerden bazıları da Kur'an ayetlerinin böyle işlerle asıl saygının dışına taşırılmış olacağını düşünerek bunu caiz görmemişlerdir.
Namazı ayrı ayrı kıldığınız gibi zekâtı da herkesin kendisi hesaplayıp verecektir. Kime zekât gerekiyorsa o zekât verir. Size bu anlattığınıza göre zekât gerekecek bir durum yoktur.
Seksen bir gram altın veya onun ederi zekât için barajdır. O barajla beraber mü'min zekât mükellefi olmuş sayılır. Zekât vermesi ise bir yıl sonra (354 gün) gerçekleşir. Bir yıl sonra; Baraj aşağı düşmemiş ise mükelleflik devam ediyordur. Düşme olmadı ise artanları ile beraber eldekilerin tamamının yüzde iki buçuğu zekât olarak verilir. Bu şekilde hesaplayabilirsiniz. Allah kabul etsin.