Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben birikim amaçlı iki yıl taksitle daire aldım. Daire bitti ve teslim edildi. 2017 senesinde dairemi yüz altmış bin TL’ye sattım. Ayrıca işyerinden ayrıldığımda altmış bin TL de tazminat aldım. Şu an başka yerde çalışıyorum ve biriktirdiğim maaşımla birlikte toplam üç yüz bin TL birikimim var. Bu birikmiş param için zekât ödemem gerekir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Ödemeniz gereken taksitlerin toplamı, elinizdeki paranın sekiz bin TL’sine karşılık geliyorsa zekât vermeniz gerekmez. Çünkü bu yılki altın fiyatları ile nisap yani zekât için baraj yaklaşık olara yedi bin TL yapmaktadır. Borç olarak şu anda elinizde tahakkuk etmiş faturalar varsa onları da düşebilirsiniz. Eğer o kadar borcunuz yoksa elinizdeki paranın, borçtan artan kısmının yüzde iki buçuğunu zekât olarak verin.
Selamünaleyküm. Sırf daireniz bulunduğu için zekât düşmez. Borçlar düştükten sonra birikmiş nisap miktarı paranız olması gerekir. O da 81 gram altının karşılığı kadar para veya altının kendisidir.
Arsalarınızın şu anki değeri üzerinden zekâtını hesaplamanız; ayrıca nisap miktarını aşmış birikmiş paranızın da zekâtını vermeniz gerekir.
Selamünaleyküm. Arabayı saymayın. Borçlarınız varsa onları da düşün.Elinizde nakit veya bankada birikmiş paranız, altınlarınızın toplamı 81 gram altından fazla ediyorsa, bu sizin zekât verecek durumda olduğunuzu gösterir. Bu durumda mevcudun % 2,5 kadarı zekât olarak verilecektir. Kaç yıl böyle geçti ise şimdi onları aynı oranda verebilirsiniz. Bundan sonra da, her yılın bir gününü mesela ramazan ayının birini kendinize zekât günü kabul edin. O gün geldiğinde, sözünü ettiğimiz miktar kadar paranız varsa zekât verirsiniz.Allah kabul etsin.
Birikmiş altın ve para ya da zekâtı gereken değerli eşya, ticaret malı hakkında şöyle bir uygulama yapılabilir: - Altın/gümüş, para cinsi, satılık ticari eşya (menkul/gayrimenkul), alacaklar artı hanesine yazılır. Borçlar eksi hanesine yazılır. Borçlar düştükten sonra geride kalan rakam toplam olarak SEKSEN BİR GRAM altın değerinde ise bu mü'min zekâta muhatap mü'mindir. Bu durum ilk defa gerçekleşiyorsa yani bu kadar mala ilk defa sahip oluyorsa o tarihten itibaren 355 gün (bir kameri yıl) geçtikten sonra zekât verilir. Bu da gösteriyor ki zekât, ticari mallarda, değerli eşyada üzerinden bir yıl geçincedir. Ondan sonra her yıl o tarihte aynı hesap yapılır. Elde kalan rakam seksen bir gram altının değerinin altına düştü ise o yıl zekât yoktur. Aynı seviyede ise veya arttı ise yekünün zekâtı verilecek.
Zekât, ferdi bir ibadettir. Topladığınız para, aranızda bölüşmediğiniz ve ortak rızanızla kullanılan bir paradır. O paranın zekâtı gerekmesi için size dağıtılması ve her birinize 81 gram altın alacak kadar düşmesi, ondan sonra da üzerinden 255 gün geçmesi gerekir. Eğer daha önce zekâtını verdiğiniz bir mal varsa bu malı ona ilave edebilirsiniz. Onunla beraber bu paranın da zekâtı verilir. Allah'a emanet olunuz.
altın konusundaki diğer fetvalar
Bu durumda sizin elinizdeki gayrimenkullerden birini satmaya karar vermedikçe zekât vermenizi gerektirir bir sonuç yoktur. Elinizde nakit olur ve bu nakit seksen bir gram altın değerinden daha fazla olursa, o da bir yıldır o şekilde elinizde ise onun yüzde iki buçuğunu zekât verirsiniz. Allah Teâlâ yardımcınız olsun.
Altın borç olduğu zaman altın olarak ödenmelidir. Şu kadar altın diyen o altını alıp vermelidir. Esas olan böyledir.
Namazı ayrı ayrı kıldığınız gibi zekâtı da herkesin kendisi hesaplayıp verecektir. Kime zekât gerekiyorsa o zekât verir. Size bu anlattığınıza göre zekât gerekecek bir durum yoktur.
Mevcut borçla elinizdeki rakam nisaba ulaşmadığı sürece zekât gerekmez.
Bildiğimiz kadarı ile altının tabii rengi sarıdır. Beyazlık daha sonraki karışımlar sayesinde elde edilmektedir. Bu renk değişimi onun altın olma özelliğini değiştirmemektedir. Belki altın ayarı olarak değişiklik olabilir ama özünde altının kendisidir. Renginden dolayı altının hükmü değişmez. Erkeklerin kullanmasında, zekât maddesi olmasında ve sarf işlemleri itibariyle özel hükümlere tabi olmasında bir değişiklik olmaz.
Aldığınız gibi hiçbir kâr koymadan onlara sattığınızı söylerseniz bu yalan olur, caiz olmaz. “Sizden yol paramı alırım” diyerek bir nebze kâr koyduğunuzu hissettirin. Onlar bunu bilsin, o zaman helal olur.