Fetva Meclisi
Soru
Zekatını vermem gereken altınım var fakat topluca değil, aylara bölerek ödeyeceğim, malum altın kuru sürekli değişiyor. Bu durumda zekatımı nasıl heseplamam gerek, başında hesaplayıp o miktarı aylara bölerek ödememde bir sakınca var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Zekâtı vermen gereken zamanda hesap ettin ve o günden sonra verdiğin durumda arada fark da olsa bir sakınca oluşmamıştır biiznillah. Allah kabul etsin.
Selamünaleyküm. Kendinize bir zekât günü belirleyin. Mesela Ramazan ayının onuncu günü olsun bu. Her yıl o gün geldiğinde altın ve benzeri zekâta tabi neyiniz varsa onu hesaplayın. Zekât borcunuzu bildikten sonra hemen vermeniz şart değildir. Borcunuzu bir süre sonra da verebilirsiniz.
Mevcut borçla elinizdeki rakam nisaba ulaşmadığı sürece zekât gerekmez.
Selamünaleyküm. Kendinize bir zekât günü belirleyin. Mesela Ramazan ayının onuncu günü olsun bu. Her yıl o gün geldiğinde altın ve benzeri zekâta tabi neyiniz varsa onu hesaplayın. Zekât borcunuzu bildikten sonra hemen vermeniz şart değildir. Borcunuzu bir süre sonra da verebilirsiniz.
Geri gelme ihtimali olmayan bir borç verdi iseniz onu yok sayabilirsiniz. Bunun dışındaki alacakların zekâtını her yıl mal elinizde imiş gibi verirsiniz. Tahsil konusunda sıkıntı varsa, mal elinize geçinceye kadar zekâtı erteleyebilirsiniz. Elinize geçince de geçen yılları toplayıp verirsiniz. Allah kabul etsin.
Size zekât hangi gün borç oldu ise o günün hesapları üzerinden ödersiniz.
altın konusundaki diğer fetvalar
Evet, eski zamanlardan beri böyle bir savurganlık yaşanmaktadır. Dinimiz altın tabakta veya altın kaşıkla yemek yemeyi bile haram saymışken altının kendisini yemeyi nasıl mubah sayabilir? İnsanların dünyanın şu mevcut halini görüp de böyle bir zevki yaşıyor olabilmeleri akıl alacak gibi değildir. Bu bir israf ve savurganlıktır. Aynı zamanda toplumdaki zenginler ve fakirler arasında var olan uçurumu derinleştirmeye katkıdır. Sağlığı nasıl etkileyebileceği konusu meçhuldür. Özellikle uzman bir doktorun tedavi amaçlı olarak reçete etmesi dışında zevk ve gösteri için altın yemek caiz değildir.
Altın 24 ayar olduğu zaman ona tam altın denir. Bu ayar düştükçe altının değeri de düşmektedir. Zekatını hesaplarken de elinizde ne kadar altın bulunduğunu ayar üzerinden hesaplayabilirsiniz. Elinizde çok altın varsa bunu yaparsınız ama az bir miktar için değmeyebilir. 24 ayar altına göre elinizde ne kadar altın bulunduğunu şöyle hesaplayın: Elinizdeki altının gramı ile ayarını çarpın. Sonucu 24’e bölün. Ortaya çıkan rakam saf altına göre sizin elinizdeki altının ne kadar olduğunu öğrenmiş olursunuz. Örnek: 100 gram 18 ayar altını olan şöyle hesap yapar: 100x18=180 180÷24=75 Elimizdeki saf altın miktarı 75 gramdır. Bunun zekâtını veririz.
Altın ve gümüş satın alınırken işlemin o oturumda bitmesi gerekmektedir. Örnek olarak satın aldığınız bileziğin ücretini orada ödemiş olmalısınız. Kullandığınız kart eğer kuyumcunun hesabına bileziğin ücretini anında geçiriyorsa yani taksit veya erteleme gibi bir durum söz konusu değilse bu alışverişte sakınca yoktur. Siz bileziği aldığınız halde kuyumcu ücretini daha sonra alacaksa (hemen hesabına geçmedi ise) alışverişte sakınca vardır. Bu kural normal ticaret için değildir. Altın ve gümüş içindir. Buna da SARF AKDİ denmektedir.
Eşinize verdiğiniz “geri ödeyeceğim” sözü, bir borç akdidir. Bedelli askerlik veya araç gibi zaruri bir ihtiyacı o borçla karşıladıysanız, ödeyebildiğiniz ilk anda iade etmeniz dinen de ahlaken de üzerinize vaciptir. Bu borç hükmündedir. Bu borcun geç ödenmesi, size günah değil ama özürsüz ertelemek zulüm olur. Hadiste geçtiği üzere: "Zenginin borcunu geciktirmesi zulümdür." (Buhârî, Havâlât 1; Müslim, Müsâkât 10) Bu borcu ödemeniz, eşinize iyilik değil, bir adalet borcudur. Hakkını zamanında teslim etmekle yükümlüsünüz. Katılım bankasıyla yapılan maaş anlaşmasından dolayı “promosyon parası” adıyla bir meblağ size veriliyor. Bu para ne yazık ki (faizli bankalar kadar olmasa da) kanaatimizce "faiz şüphesi" taşıyan bir paradır. Bu da fıkhen güvenilir bir kazanç türü değildir. Dolayısıyla bu paraya mecbur kalınmadıkça tenezzül edilmemelidir. Alındığında da bankada bırakılmamalı ya fakir birine promosyon parası olduğu söylenmeden verilmeli ya da zaruret varsa ancak asli ihtiyaç için kullanılmalıdır. Bu bilgilere göre ailenizi geçindirebiliyorsanız küçük birikimlerle de olsa eşinize olan borcunuzu promosyon parasına tenezzül etmeden ödeyiniz. Kardeşim, zor zamanlar olur, omuzlar ağırlaşır ama Allah da kulunu görür. Siz borcunuzu ödemeye niyetlisiniz ve imkân arıyorsunuz. Bu samimiyetle olduktan sonra Allah size mutlaka yardım edecektir. Allah, size en temiz kazancı nasip etsin, harama veya şüphelisine mecbur bırakmasın.
100 gram altın varsa bu zenginlik nisap miktarını geçmiş demektir. Kiracı olmak, evin veya araban olmaması, tek başına zekât almayı caiz kılmaz. Eğer sana halini bilmeden zekât verildiyse en güzeli o kişilere durumu izah etmek ve o parayı iade etmektir. Ama sen hâlini anlattığın hâlde, onlar sana yine de veriyorsa o zaman aldığın parayı çocuklarının ihtiyaçları için kullanmanda bir sakınca yoktur.
Kadınların altın, gümüş veya başka bir madenden süs eşyası kullanmalarını yasaklayan bir kayıt yoktur. Basit demir gibi bir şeyin yüzük olarak kullanılması insanın kıymetli varlık olması açısından doğru olmaz şeklinde bir kayıt konabilir ama ya altın gümüş veya olmaz şeklinde bir kayıt yoktur. Hanefi uleması demir cinsi yüzüğü kerih görmüşlerdir. Gümüş yüzük kullanılmasını tavsiye etmektedirler. Diğer ulemaya göre demir cinsinden de yüzük kullanılabilir. Haram olan sadece erkeklerin altın yüzük kullanmalarıdır. Rabbim dinini en güzel şekilde yaşayanlardan etsin.