Fetva Meclisi
Soru
Elimizdeki altının ayarları önemli mi? Yoksa kuyumcuda satılan altın altındır deyip tartarak zekatını mı vereceğiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Birbirinden farklı ayardaki altınların zekât nisabı, 24 ayardan 80,18 gram altın değeri üzerinden hesaplanır. Buna göre, ayarları veya ağırlıkları ne olursa olsun kişinin elinde bulunan altınların toplamı 24 ayardan 80,18 gram altın değerine ulaştığında kırkta bir (% 2,5) oranında zekât verilmesi gerekir.
Hayır, bu zekât kaçırmak olmaz. Eski zamanlardan beri altına karışım yapıla gelmiştir. Fakihler de karışımlı altının zekâtının nasıl hesaplanacağını değerlendirmişlerdir. Cumhur fukahası, karışım oranına dikkat ederek zekât hesaplanır demişlerdir. Altındaki karışım oranına göre zekâtın nasıl hesaplanacağı konusunda şöyle bir ölçü belirleyebiliriz: Altındaki milyem (saf altının ne kadar olduğunu gösteren) değeri elimizdeki gram ile çarptığımızda karşımıza altının saf olan değeri çıkar. Altında 1’den 24’e kadar bir değer bulunabilir. Genelde 14 yaygın bulunur. Aslı 24 olmakla beraber 24 ayarın kullanımı (halka arasında) çok yaygın değildir. Mesela 100 gram 14 ayar altında ne kadarı saf altındır bulabilmek için MİLYEM değer listesinden 14 ayarın milyem ölçüsünü buluruz. Bu 585 tir. 100 x 0,585=58.50 saf altın olarak karşımıza çıkar. Elimizdeki altının ayarını ve milyem listesindeki değeri bilmemiz yeterlidir. Böyle bir işleme gerek duymadan elimizdeki altının ayarına bakmadan karışımlı olduğu halde saf altın gibi zekâtını versek daha fazla sevap kazanmış oluruz. Milyem Listesini İncelemek İçin Tıklayınız.
Selamünaleyküm. Saf altın olarak değerlendirebileceğiniz gibi, elinizdeki altının bütünü olarak da değerlendirebilirsiniz. Çok düşük oranda altın olması durumunda ise altın olan kısmını almanızda sakınca yoktur.
Altın ticareti yapan bir kimse zekâtını sahip olduğu altın ve elde ettiği gelirin toplamı üzerinden verir. Ayarları veya ağırlıkları ne olursa olsun altın ticareti yapan kimsenin elinde bulunan altınların toplamı 24 ayardan 80,18 gram altın değerine ulaştığında, kırkta bir (% 2,5) oranında zekât verilmesi gerekir. Zekât yıllık bir ibadet olduğu için zekât verme zamanı bir kameri yıl üzerinden hesaplanır. Söz gelimi, geçen yılın zekâtı 15 Ramazan’da hesaplanmışsa, yeni yılın zekâtı 15 Ramazan’da elde mevcut altın esas alınarak hesaplanır. Yıl içinde altın miktarında meydana gelen artışlar ve eksilmeler dikkate alınmaz. Ticaret için olan ziynetlerin zekâtı, sırf maden değerleri üzerinden değil; işçilik, kullanılan kıymetli taşlar vb. şeyler dâhil güncel maliyet değeri üzerinden hesaplanır. Kuyumcu olmayanlar için ise bozdurma fiyatı üzerinden zekât verilir.
Aleykümselam. Altın fiyatları ilan edilirken kullanılan fiyatı hesap edin. Zekâtı belirlemek için altının kaç gram olduğu önemlidir. 81 gramı bulduğunda ölçü başlamıştır. Ondan sonraki ağırlığın toplamının yüzde iki buçuğunu zekât verirsiniz. Zekât verirken de piyasa fiyatı kaç para tutuyorsa o kadarını verebilirsiniz. Haberlerde altının gramı şu kadar oldu diye verilen rakamı esas alırsınız.
Selamünaleyküm. Elinizdeki altın 81 gramı buluncaya kadar -başka bir birikiminiz yoksa- zekât vermeniz gerekmez. 81 gramı bulduğu günü tespit edin. O günden bir yıl sonra (355 gün) elinizdeki altın kaç gram ise onun yüzde iki buçuğunu zekat olarak verirsiniz. O gün yapacağınız hesaplamada elinizdeki borçlar düştükten sonra 81 gramdan az gelirse zekât vermeniz gerekmez. Allah'a emanet olun.
altın konusundaki diğer fetvalar
Altın ve gümüş satın alınırken işlemin o oturumda bitmesi gerekmektedir. Örnek olarak satın aldığınız bileziğin ücretini orada ödemiş olmalısınız. Kullandığınız kart eğer kuyumcunun hesabına bileziğin ücretini anında geçiriyorsa yani taksit veya erteleme gibi bir durum söz konusu değilse bu alışverişte sakınca yoktur. Siz bileziği aldığınız halde kuyumcu ücretini daha sonra alacaksa (hemen hesabına geçmedi ise) alışverişte sakınca vardır. Bu kural normal ticaret için değildir. Altın ve gümüş içindir. Buna da SARF AKDİ denmektedir.
Evet, eski zamanlardan beri böyle bir savurganlık yaşanmaktadır. Dinimiz altın tabakta veya altın kaşıkla yemek yemeyi bile haram saymışken altının kendisini yemeyi nasıl mubah sayabilir? İnsanların dünyanın şu mevcut halini görüp de böyle bir zevki yaşıyor olabilmeleri akıl alacak gibi değildir. Bu bir israf ve savurganlıktır. Aynı zamanda toplumdaki zenginler ve fakirler arasında var olan uçurumu derinleştirmeye katkıdır. Sağlığı nasıl etkileyebileceği konusu meçhuldür. Özellikle uzman bir doktorun tedavi amaçlı olarak reçete etmesi dışında zevk ve gösteri için altın yemek caiz değildir.
Zekât gününüz gelince muhakkak ne kadar zekât borcunuz olduğunu hesaplayın. O borç belirlendikten sonra hemen verseniz en iyisini yapmış olursunuz. Bir sebeple öyle yapamayıp aylara bölseniz o da olur. Yalnız bu, bir dahaki zekât yılını bulacak kadar uzamamalıdır.
Eşinize verdiğiniz “geri ödeyeceğim” sözü, bir borç akdidir. Bedelli askerlik veya araç gibi zaruri bir ihtiyacı o borçla karşıladıysanız, ödeyebildiğiniz ilk anda iade etmeniz dinen de ahlaken de üzerinize vaciptir. Bu borç hükmündedir. Bu borcun geç ödenmesi, size günah değil ama özürsüz ertelemek zulüm olur. Hadiste geçtiği üzere: "Zenginin borcunu geciktirmesi zulümdür." (Buhârî, Havâlât 1; Müslim, Müsâkât 10) Bu borcu ödemeniz, eşinize iyilik değil, bir adalet borcudur. Hakkını zamanında teslim etmekle yükümlüsünüz. Katılım bankasıyla yapılan maaş anlaşmasından dolayı “promosyon parası” adıyla bir meblağ size veriliyor. Bu para ne yazık ki (faizli bankalar kadar olmasa da) kanaatimizce "faiz şüphesi" taşıyan bir paradır. Bu da fıkhen güvenilir bir kazanç türü değildir. Dolayısıyla bu paraya mecbur kalınmadıkça tenezzül edilmemelidir. Alındığında da bankada bırakılmamalı ya fakir birine promosyon parası olduğu söylenmeden verilmeli ya da zaruret varsa ancak asli ihtiyaç için kullanılmalıdır. Bu bilgilere göre ailenizi geçindirebiliyorsanız küçük birikimlerle de olsa eşinize olan borcunuzu promosyon parasına tenezzül etmeden ödeyiniz. Kardeşim, zor zamanlar olur, omuzlar ağırlaşır ama Allah da kulunu görür. Siz borcunuzu ödemeye niyetlisiniz ve imkân arıyorsunuz. Bu samimiyetle olduktan sonra Allah size mutlaka yardım edecektir. Allah, size en temiz kazancı nasip etsin, harama veya şüphelisine mecbur bırakmasın.
100 gram altın varsa bu zenginlik nisap miktarını geçmiş demektir. Kiracı olmak, evin veya araban olmaması, tek başına zekât almayı caiz kılmaz. Eğer sana halini bilmeden zekât verildiyse en güzeli o kişilere durumu izah etmek ve o parayı iade etmektir. Ama sen hâlini anlattığın hâlde, onlar sana yine de veriyorsa o zaman aldığın parayı çocuklarının ihtiyaçları için kullanmanda bir sakınca yoktur.
Kadınların altın, gümüş veya başka bir madenden süs eşyası kullanmalarını yasaklayan bir kayıt yoktur. Basit demir gibi bir şeyin yüzük olarak kullanılması insanın kıymetli varlık olması açısından doğru olmaz şeklinde bir kayıt konabilir ama ya altın gümüş veya olmaz şeklinde bir kayıt yoktur. Hanefi uleması demir cinsi yüzüğü kerih görmüşlerdir. Gümüş yüzük kullanılmasını tavsiye etmektedirler. Diğer ulemaya göre demir cinsinden de yüzük kullanılabilir. Haram olan sadece erkeklerin altın yüzük kullanmalarıdır. Rabbim dinini en güzel şekilde yaşayanlardan etsin.