İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam, altının farklı ayarları var. Bu ayarlar 1-2 bilezikte fark edilemiyor olabilir ama ticaretini yapan için külliyetli miktar olabiliyor. Zekât verirken altının ayarını dikkate alarak versek olmaz mı, zekât kaçırmak mı olur bu?

Cevap

Hayır, bu zekât kaçırmak olmaz. Eski zamanlardan beri altına karışım yapıla gelmiştir. Fakihler de karışımlı altının zekâtının nasıl hesaplanacağını değerlendirmişlerdir. Cumhur fukahası, karışım oranına dikkat ederek zekât hesaplanır demişlerdir. Altındaki karışım oranına göre zekâtın nasıl hesaplanacağı konusunda şöyle bir ölçü belirleyebiliriz: Altındaki milyem (saf altının ne kadar olduğunu gösteren) değeri elimizdeki gram ile çarptığımızda karşımıza altının saf olan değeri çıkar. Altında 1’den 24’e kadar bir değer bulunabilir. Genelde 14 yaygın bulunur. Aslı 24 olmakla beraber 24 ayarın kullanımı (halka arasında) çok yaygın değildir. Mesela 100 gram 14 ayar altında ne kadarı saf altındır bulabilmek için MİLYEM değer listesinden 14 ayarın milyem ölçüsünü buluruz. Bu 585 tir. 100 x 0,585=58.50 saf altın olarak karşımıza çıkar. Elimizdeki altının ayarını ve milyem listesindeki değeri bilmemiz yeterlidir. Böyle bir işleme gerek duymadan elimizdeki altının ayarına bakmadan karışımlı olduğu halde saf altın gibi zekâtını versek daha fazla sevap kazanmış oluruz. Milyem Listesini İncelemek İçin Tıklayınız.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Altın 24 ayar olduğu zaman ona tam altın denir. Bu ayar düştükçe altının değeri de düşmektedir. Zekatını hesaplarken de elinizde ne kadar altın bulunduğunu ayar üzerinden hesaplayabilirsiniz. Elinizde çok altın varsa bunu yaparsınız ama az bir miktar için değmeyebilir. 24 ayar altına göre elinizde ne kadar altın bulunduğunu şöyle hesaplayın: Elinizdeki altının gramı ile ayarını çarpın. Sonucu 24’e bölün. Ortaya çıkan rakam saf altına göre sizin elinizdeki altının ne kadar olduğunu öğrenmiş olursunuz. Örnek: 100 gram 18 ayar altını olan şöyle hesap yapar: 100x18=180 180÷24=75 Elimizdeki saf altın miktarı 75 gramdır. Bunun zekâtını veririz.

Elimizdeki altının ayarları önemli mi? Yoksa kuyumcuda satılan altın altındır de
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Saf altın olarak değerlendirebileceğiniz gibi, elinizdeki altının bütünü olarak da değerlendirebilirsiniz. Çok düşük oranda altın olması durumunda ise altın olan kısmını almanızda sakınca yoktur.

Selamünaleyküm. Zekâttaki nisap miktarı olan 81 gr altının kaç ayar altın üzerin
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Birbirinden farklı ayardaki altınların zekât nisabı, 24 ayardan 80,18 gram altın değeri üzerinden hesaplanır. Buna göre, ayarları veya ağırlıkları ne olursa olsun kişinin elinde bulunan altınların toplamı 24 ayardan 80,18 gram altın değerine ulaştığında kırkta bir (% 2,5) oranında zekât verilmesi gerekir.

Farklı ayarda altını bulunan kimse zekâtını nasıl hesaplar?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Altınların sizin olduğu tarihten itibaren bir yıl (355 gün) geçtikten sonra şu şekilde bir hesap yapacaksınız: Altınların gramını belirleyin. Eğer 81 gramdan az ise zekât gerekmeyecektir. Borçlarınızı ve o ayki faturalarınızı toplayın. Kaç para tuttu ise onu altınların değerinden düşün. Geriye kaç gram kaldı ise onun yüzde iki buçuğunu zekât olarak vereceksiniz. Mesela kalan altın 500 gram ise bu oranın zekâtı 12,5 gram veya o kadar altının bedeli olur. Şu anda nakit verme durumunuz yoksa, borcunuzu hesaplayıp uygun zamanda verebilirsiniz. Yani bir tür zekât borçlusu olabilirsiniz. Allah'a emanet olun.

Hocam 2007'den beri evliyim ve düğünden kalma yaklaşık 500 gr altınım var. Zekat
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Altın fiyatları ilan edilirken kullanılan fiyatı hesap edin. Zekâtı belirlemek için altının kaç gram olduğu önemlidir. 81 gramı bulduğunda ölçü başlamıştır. Ondan sonraki ağırlığın toplamının yüzde iki buçuğunu zekât verirsiniz. Zekât verirken de piyasa fiyatı kaç para tutuyorsa o kadarını verebilirsiniz. Haberlerde altının gramı şu kadar oldu diye verilen rakamı esas alırsınız.

Selamünaleyküm hocam. Elimizdeki altınların zekatını hesap ederken sarraflarda a
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İslâm tarihinde Hanefî mezhebine mensup âlimler, bir alaşımın yarıdan fazlasının altın olması hâlinde bunun saf altın hükmünde olduğu ve bu vasıftaki altınlar 20 miskal (80,18 gram) ağırlığına ulaştığında zekât verilmesi gerektiği görüşündedirler. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/16, 17, 18; el-Fetâva’l-Hindiyye, 1/179) Diğer mezheplerdeki âlimler ise altın denildiğinde saf altının anlaşılması gerektiği, farklı ayarlardaki altınların içindeki saf altın miktarının itibara alınması ve 20 miskal ağırlığına ulaşması durumunda zekâtının verilmesi gerektiği görüşüne sahip olmuşlardır. (Nevevî, el-Mecmû, 6/3, 9-19; Mevvâk, et-Tâcü ve’l-iklîl, 3/144; Zerkeşî, Şerhu’z-Zerkeşî, 2/494-495) Dolayısıyla birinci görüş, farklı ayarlardaki altınların nisabında kıymet bakımından büyük bir fark bulunmasını dikkate almazken, ikinci görüş bu farkı dikkate almakta ve bütün altın çeşitlerinin nisabını kıymet bakımından birbirine eşitlemektedir. Günümüzde Hanefî mezhebine uyarak hareket etmek isteyenlerin, sahip oldukları altınların ayarları ve kıymetlerine bakmaksızın toplam ağırlıkları 80,18 gram (20 miskal) ağırlığına ulaştığında zekât vermeleri mümkündür. Ancak bu durumda örneğin, 24 ayar altının nisabı ile 14 ayar altının nisabı arasında kıymet bakımından neredeyse yarı yarıya bir fark ortaya çıkmaktadır. Zekâtın, dinen zengin sayılanların yükümlü olduğu bir ibadet olması ve nisabın da belli bir zenginlik ölçüsü olduğu dikkate alındığında, Hanefîlerin yaklaşımı birden çok zenginlik değeri ortaya çıkarmakta ve bu farkın günümüzde izah edilmesi zorlaşmaktadır. Ayrıca geçmiş dönemlerde piyasalarda 24 ayar altın neredeyse hiç bulunmazken günümüzde ulusal veya uluslararası altın piyasalarında 24 ayar altının tedavülü yaygınlaşmış ve ağırlık kazanmış, altın fiyatlarının oluşmasında 24 ayarla ilgili işlemler belirleyici hale gelmiştir. Diğer yandan günümüzde zekâta tâbi birbirinden farklı mal, para ve kıymetli madene sahip kişi ve kuruluşlar, zekâtın kolaylıkla hesaplanabilmesine ihtiyaç duymaktadırlar. Ticaret malları ve paraların zekât nisabında 24 ayar esas alındığı gibi farklı ayarlardaki altınların nisabında da cumhurun görüşü doğrultusunda 24 ayarın esas alınması, zekât hesaplamalarına kolaylık sağlayacaktır. Buna göre altın kavramının, mutlak olarak kullanıldığında 24 ayar saf altını ifade etmesi, daha düşük ayardaki altınların saf altın olmayıp başka maddelerle karışık bulunması, günümüzde gerek uluslararası gerek ulusal altın piyasalarında 24 ayar altının belirleyici olması ve tedavülünün yaygınlaşması gibi sebeplere dayanarak, fukahânın ve günümüzde farklı ülkelerdeki fetva mercilerinin çoğunluğunun da altının nisabında saf altını (24 ayarı) esas alması gözetilerek ve Kurulumuzun 1960/75 sayılı kararı istikametinde; altının nisabında 24 ayardan 80,18 gramın esas alınması; yani farklı ayarlardaki altınlar bir arada bulunduğunda bunların toplam değeri 24 ayardan 80,18 gram altın değerine ulaştığında kırkta bir (% 2,5) oranında zekât verilmesi gerekir.

Altının nisabı ve birbirinden farklı ayarlardaki altınların zekâtında hangi ölçü

altın konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Zekâtın bir nisabı yani ölçüsü vardır. O ölçü 81 gram altındır. Bu nisaba ulaşınca zekât gerekir. Bu nisabın oluşması da altın ve altın gibi olan paralar toplamda ne kadar yaptığına bakılır. Mesela elli gram altın var, seksen bir grama yetiştirecek kadar da para varsa ikisinin toplamı nisabı oluşturmuş olur. Nisaba ulaştığımız anda da hemen zekât gerekmez. Üzerinden bir hicri yıl yani 355 gün geçmesi gerekir. Bir yıl geçince o nisap miktarı olan baraj elimizde ise yüzde iki buçuğunu zekât veririz. Baraj eridi ise zekât gerekmez. Baraj büyümüş mesela 250 gram altın veya değerini bulmuş ise o toplamın yüzde iki buçuğunu zekât veririz. Sizin ne zaman nisap miktarı malınız olduğunu bulmanız gerekiyor. O günden sonraki bir yılın dolduğu gün de zekât verecektiniz. Geçen yılları da bu şekilde telafi edersiniz. Allah kabul etsin.

Hocam yatırım yapabilmek için maaşımdan artırdıkça altın aldım. Üç yıl içinde ik
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aşağıdaki cevaplarımızı inceleyebilirsiniz: https://fetvameclisi.com/fetva/demircelik-yuzuk-takmak-caiz-mi https://fetvameclisi.com/etiket/yuzuk https://fetvameclisi.com/fetva/altin-ve-gumus-harici-taki-takmak-caiz-midir

Hocam, bir hadis öğrendim, “Bununla birlikte demir, bakır, pirinç, kurşun ve tun
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ size sabırlar versin. Geçmiş olsun. Geri kalan ömrünüz bereketli olsun. Mehir ve takı gibi sizin hakkınız olan her şeyi talep edin. Talebinize olumlu cevap verilmezse mevcut yasaları o hakkınızı elde etmek için kullanın. Çocuklarınızın yetişmesi için makul olanı istemenizde de sakınca olmaz. Zaten çocuklara nafaka vermesi de eşinizin görevidir. Gerisine tenezzül etmeyin.

Hocam ben ne yazık ki boşanma aşamasına gelmiş biriyim. Yedi yıldır evliyim ve i
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Erkekler için altın yüzük haramdır. Bunun haricinde değerli madenlerden yüzük yapılmasında sakınca olmaz.

Hocam değerli taştan yüzük kullanmakta sakınca var mı?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Boşanma durumunda mal paylaşımı, genelde de erkeğin malının yarıdan bölünüp boşanmış kadına verilmesi konusu kadim kitaplarımızda yoktur. Bir tespit olarak şöyle diyebiliriz: Önümüzdeki fıkıh bilgisi çerçevesinde bunu caiz olarak gösterebilecek bir satırlık bilgi yoktur, fukahamızın böyle bir gündemi olmamıştır. Bu genel tespitten sonra şu ayrıntıları gündeme getirebiliriz: Evlilik sonrasında evin erkeği çalışıyor ve kadın evde yaşamını sürdürüyorsa boşanma durumunda erkeğin çalışması ile elde edilmiş olan mal/birikim sadece erkeğindir. Kadın beşerî yasalara dayanarak aldığı mal, fukahamızın bugüne kadarki fıkıh birikimine göre ona helal olmayan bir maldır. Kadın da erkekle beraber çalışmış ve mevcut mala katkı vermiş ise bu durumda bir hak söz konusu olabilir, kadın kazançtaki payını isteyebilir. Bu da bir bilirkişi veya mevcut yazılı dokümana göre hak ettiğini alması şeklinde değerlendirilebilir. Erkeğin birikimi olan bir malın, boşanma nedeniyle bir tür ceza gibi paylaşılması ise normal fıkıh kurallarına göre caiz olmaz. Bir nevi gasp olur bu. Kadın, mehrini ve benzeri sabit haklarını talep eder ve alır. Kadına verilmiş maddi zarar varsa o tazmin ettirilebilir. Bunun dışında erkeğin malının paylaştırılması mümkün değildir. Normal bilgimiz budur. Muasır âlimler, boşanmalar nedeniyle kadının düştüğü mağduriyete dikkat ederek, o eksende yaptıkları değerlendirmelerde fıkıhtaki mut’a (boşanan kadına ikramda bulunma) üzerinden kıyas ederek erkekten kadının mağduriyetine karşılık bir mal alınabileceğini söylemişlerdir. Bu bir içtihat olarak değerlendirilebilir. Yalnız bu noktadan yola çıkıldığında dahi erkeğin malının yarıdan bölüşülmesi gibi bir hükmü makul görmek hiç mümkün değildir.

Hocam biliyorsunuzdur, son dönemde eşler boşanınca mal paylaşımı yapılmaktadır.
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mesela yüz lira verip her ay beş lira almanız şeklindeki bir ortaklık caiz olmaz. Verdiğiniz para ile kâra ve zarara ortak olmanız gerekir ki helal olsun. Mesela sizin verdiğiniz, onun çalıştırdığı sermayenin yüzde ikisine karşılık geliyordur. Siz o kâr ettikçe onun sermayesinde yüzde iki kârınız, zarar ettiğinde de onun zararının yüzde ikisi kadar zararınız olması gerekir. Bu da iyi bir güven ortamında olabilir. O güveni bulabilirseniz ortak olun.

Hocam kuyumcu ve inşaatçı olan birine altın bırakıp kâr payı adı altında aylık p

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.