Fetva Meclisi
Soru
Hocam değerli taştan yüzük kullanmakta sakınca var mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Öyle bir yüzükte sakınca olmaz.
Selamünaleyküm. Hadisi şeriflerde erkeklerin altın kullanmaları yasaklanmıştır. Altın ve ipek erkeğin üzerinde haramdır. Değerli bir eşya olarak bulundurulmasında ise bir sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Bakır yüzük kullanmak haram değildir ama kerih görülmüştür. İlla yüzük kullanılacaksa yüzüğü gümüşten kullanmak uygun olur.
Selamünaleyküm. Erkeğe sadece altın kullanmak haramdır. Bunun dışındaki madenleri kullanmasında sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. O gün erkek, erkekliğini ve Müslümanlığını gösterip altın takmayacak!
Erkeğin altın kullanması yasaktır. Yüzük bile olsa altını üzerinde süs veya ziynet olarak bulunduramaz. Bunun dışında değerli madenlerden mesela elmastan benzer bir maksatla kullanması sakıncalı değildir. Sadece israf ve kibir gibi başlıklar açısından konuyu ele alan bazı âlimler bir mekruhluktan söz etmişlerdir.
altın konusundaki diğer fetvalar
Mesela yüz lira verip her ay beş lira almanız şeklindeki bir ortaklık caiz olmaz. Verdiğiniz para ile kâra ve zarara ortak olmanız gerekir ki helal olsun. Mesela sizin verdiğiniz, onun çalıştırdığı sermayenin yüzde ikisine karşılık geliyordur. Siz o kâr ettikçe onun sermayesinde yüzde iki kârınız, zarar ettiğinde de onun zararının yüzde ikisi kadar zararınız olması gerekir. Bu da iyi bir güven ortamında olabilir. O güveni bulabilirseniz ortak olun.
Hayır, bu zekât kaçırmak olmaz. Eski zamanlardan beri altına karışım yapıla gelmiştir. Fakihler de karışımlı altının zekâtının nasıl hesaplanacağını değerlendirmişlerdir. Cumhur fukahası, karışım oranına dikkat ederek zekât hesaplanır demişlerdir. Altındaki karışım oranına göre zekâtın nasıl hesaplanacağı konusunda şöyle bir ölçü belirleyebiliriz: Altındaki milyem (saf altının ne kadar olduğunu gösteren) değeri elimizdeki gram ile çarptığımızda karşımıza altının saf olan değeri çıkar. Altında 1’den 24’e kadar bir değer bulunabilir. Genelde 14 yaygın bulunur. Aslı 24 olmakla beraber 24 ayarın kullanımı (halka arasında) çok yaygın değildir. Mesela 100 gram 14 ayar altında ne kadarı saf altındır bulabilmek için MİLYEM değer listesinden 14 ayarın milyem ölçüsünü buluruz. Bu 585 tir. 100 x 0,585=58.50 saf altın olarak karşımıza çıkar. Elimizdeki altının ayarını ve milyem listesindeki değeri bilmemiz yeterlidir. Böyle bir işleme gerek duymadan elimizdeki altının ayarına bakmadan karışımlı olduğu halde saf altın gibi zekâtını versek daha fazla sevap kazanmış oluruz. Milyem Listesini İncelemek İçin Tıklayınız.
Zekâtın bir nisabı yani ölçüsü vardır. O ölçü 81 gram altındır. Bu nisaba ulaşınca zekât gerekir. Bu nisabın oluşması da altın ve altın gibi olan paralar toplamda ne kadar yaptığına bakılır. Mesela elli gram altın var, seksen bir grama yetiştirecek kadar da para varsa ikisinin toplamı nisabı oluşturmuş olur. Nisaba ulaştığımız anda da hemen zekât gerekmez. Üzerinden bir hicri yıl yani 355 gün geçmesi gerekir. Bir yıl geçince o nisap miktarı olan baraj elimizde ise yüzde iki buçuğunu zekât veririz. Baraj eridi ise zekât gerekmez. Baraj büyümüş mesela 250 gram altın veya değerini bulmuş ise o toplamın yüzde iki buçuğunu zekât veririz. Sizin ne zaman nisap miktarı malınız olduğunu bulmanız gerekiyor. O günden sonraki bir yılın dolduğu gün de zekât verecektiniz. Geçen yılları da bu şekilde telafi edersiniz. Allah kabul etsin.
Evet, doğru söylüyorsunuz; altın ve gümüş ticaretinde ve ona benzetilerek de döviz ticaretinde diğer ticaret alanlarında olmayan farklı kurallar vardır. Bu kuralları şöyle özetleyebiliriz: Alışverişin yapıldığı yerden alan ve satan ayrılmadan malın ve paranın karşılıklı olarak teslim edilmiş olması gerekir. Bu durum altının altın ile değiştirilmesi veya para ile satılması durumunda aynıdır. Ve satılan ile bedelinin tamamının o ortamda teslim edilmesi gerekir. Mesela ödemenin bir bölümünün sonra yapılması mümkün değildir. Bu alışveriş türünde “geri verebilme şartı” getirilemez. Satılan satılmıştır ve işlem bitmiştir. Altın altın ile değiştirilirken mesela eski bir bilezik yeni bir bilezikle değiştirilirken gramlarının denk olması şarttır. Altın ile gümüş değiştirmek gibi iki farklı cins olursa gramlarının aynı olması gerekmez. Altının işlenme farkı, eski yeni olma farkı bu kural açısından hükmü değiştirmez. Piyasada altın ürünlerin gramla satıldığı bir ortamda kural böyledir. Eğer belli ürünler belli piyasalarda gramla değil de mesela bileziğin tanesi şu kadar şeklinde satılıyorsa bu kurala bağlı kalınmayabilir. Altın ve gümüş ile alakalı bu kurallar her ikisinin de fiyatı belirleyen değer olmaları nedeniyledir. Altın ve gümüş yerine bugün kullanılan para birimleri de altın ve gümüş gibidir. Dolayısıyla a ve b maddelerinde zikrettiğimiz hükümler döviz çeşitleri için de geçerlidir. Bu nedenle de mesela 1000 lirayı 1001 liraya satmak faiz kabul edilir. Faiz ise haramdır. Ama 1000 lirayı 500 dolara satmak faiz değildir. Altın ve gümüş iki farklı değer olduğu gibi lira ve dolar da iki farklı değerdir. Farklı olduklarında aralarında denklik olması gerekmez. Biri peşin diğeri taksitle olması da bu hükmü değiştirmez. İnternet gibi bir yöntemle altın ve döviz ticareti yapıldığında alıcı ve satıcı aynı anda ekran başında bulunuyorlarsa bunu a maddesindeki kurala uygun kabul ederiz. Bu durumda ödeme de aynı anda hesaba geçmiş olmalıdır. Kredi kartı ile altın, gümüş ve döviz ticareti yapılabilmesi için kartın dolu olması yani satın alırken satıcının hesabına hemen nakit geçmesi durumunda sıkıntı yoktur. Taksitlendirme gibi seçeneklerde ise caizlik ortadan kalkar. Muasır âlimler, altının fiyat belirleyen değer olarak değil de sıradan bir ticari meta olarak görülmesi de mümkün olabilir mi şeklinde incelemeler yapmaktadırlar ama bu incelemeler henüz yukarıdaki fetvaları başka türlü anlayabileceğimiz boyutta kabul görmemiştir.
Aşağıdaki cevaplarımızı inceleyebilirsiniz: https://fetvameclisi.com/fetva/demircelik-yuzuk-takmak-caiz-mi https://fetvameclisi.com/etiket/yuzuk https://fetvameclisi.com/fetva/altin-ve-gumus-harici-taki-takmak-caiz-midir
Allah Teâlâ size sabırlar versin. Geçmiş olsun. Geri kalan ömrünüz bereketli olsun. Mehir ve takı gibi sizin hakkınız olan her şeyi talep edin. Talebinize olumlu cevap verilmezse mevcut yasaları o hakkınızı elde etmek için kullanın. Çocuklarınızın yetişmesi için makul olanı istemenizde de sakınca olmaz. Zaten çocuklara nafaka vermesi de eşinizin görevidir. Gerisine tenezzül etmeyin.