Fetva Meclisi
Soru
Bizim ödemesini yaptığımız bir evimiz var ama eşimin ve benim iş gerekliliğimiz nedeniyle ödemesini yaptığımız evde değil de başka semtte, üstüne de ekleyerek kirada oturuyoruz. Bir de kayınpederimin binasında kaba inşaatını yaptırdığımız bir dairemiz var. Ama kayınpederim içini yaptırıp kaynımı oturttu, şimdi boş. Biz hiçbir şekilde bu daireden istifade edemiyoruz, tapusu da bize ait değil. Bu ve ödeme yapmakta olduğumuz daireye zekat düşer mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Namazı ayrı ayrı kıldığınız gibi zekâtı da herkesin kendisi hesaplayıp verecektir. Kime zekât gerekiyorsa o zekât verir. Size bu anlattığınıza göre zekât gerekecek bir durum yoktur.
Bu durumda sizin elinizdeki gayrimenkullerden birini satmaya karar vermedikçe zekât vermenizi gerektirir bir sonuç yoktur. Elinizde nakit olur ve bu nakit seksen bir gram altın değerinden daha fazla olursa, o da bir yıldır o şekilde elinizde ise onun yüzde iki buçuğunu zekât verirsiniz. Allah Teâlâ yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. O eve zekât düşmez.
Selamünaleyküm. O evin sizin olmasında bir sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. O evin sizin olmasında bir sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Ödedikleriniz ve şu ana kadar da ödenmesi kesinleşmiş miktarları nisaba ilave etmeniz gerekmez. Elde edeceğiniz daireyi de satışa çıkardığınız zaman onu da nisaba ilave edersiniz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Haklısınız, doğru söylüyorsunuz. Dua edelim de basiretli işler yapmaya Allah Teâlâ bizi muvaffak kılsın.
Türkiye'den o yaşta bir çocuğun İran'a eğitim maksatlı olarak gitmesini tavsiye edemeyiz. Daha akıllıca bir plan yapılmalıdır. Türkiye'de olmayacaksa Ürdün veya farklı bir ülke de olabilir. Gerçek bir ilim merakı söz konusu ise ve çocuk bunun için uygun ise Hindistan olabilir.
Hayatı olduğu gibi imtihan olarak kabul edin. Bir barikat geçilince yol bitmediği gibi sizin de bir imtihanınız bitince yolunuz dümdüz olmayacaktır. Son nefese kadar imtihana hazır olmalıyız. Peygamberler bile buna benzer bir hayat yaşamışlardır. Elbette onların durumu bizimki gibi değildi ama onlar da sıkıntıdan sıkıntıya girdiler. Sonunda Rablerinin huzurunda aradıklarını buldular. Biiznillah biz de ayakta kalmayı becererek nihaî huzuru Rabbimizin katında bulacağız. Size tavsiyem budur: Bakışınızı değiştirin. Ferace giymeniz güzel ama yol bitmedi. Anne babanıza da takılmanıza gerek yoktur, siz kendi durumunuza bakın. Onlar sizin nasihatinizi dinlemezler. Siz kanatlanıp melekleşinceye kadar yılmadan ve usanmadan çalışmaya bakın. Bir zaman sonra bütün bu sıkıntı dediğiniz şeylerin tatlı bir hatıraya dönüştüğünü göreceksiniz. Sizi Allah'a emanet eder, kalbinize huzur vermesini temenni ederim.
Böyle yapmamalısınız. Şüpheli olmayan bir şey ikram edin, dedeniz de mezarında ecir kazansın. Sizin de kalbinizin rahatsız olduğu şeyi ikram etmemelisiniz. Ne dedenize ne de size yararı olmayacak şeyi yapmayın.
Bu durum o kişiyi göreve alacak yetkili makamın sahibi açısından ele alınmalıdır. Orada görülecek hizmetin gerektirdiği ve alternatifsiz biri için bunu yapacaksa, işin selameti açısından böyle bir tercih neden olmasın. Bu ne kadar gerçekte böyledir, ne kadar da özel ilişkilerin sonucudur onu, o kişinin imanı ile kendisi arasında bırakmak durumundayız.
Dertli olmayan hangi insan vardır? Allah Teâlâ dertlerimize karşı sabredebilmeyi hepimize kolay kılsın. Dilerim kıyamet gününde şimdi sizi bunaltan şeyler, orada rahat etmenize vesile olacak nimetler olur. Sabredin, kısa ve geçici bir dünyadan ebedi bir diyara gidiyoruz; sabredin ve kazanın. İçinize de atmanız gerekmiyor, bir dert arkadaşı ile paylaşabilirsiniz de. Eşinize şikâyetlenmeden dertleşmeyi becerebilmelisiniz. Bir de size tavsiyem, böyle durumlarda kimseden teşekkür beklemeyin sakın. Sizin yaptığınızı Allah görsün yeter. Size sabırlar diliyorum. Allah Teâlâ yaptığınızı ibadet gibi kabul buyursun.