Fetva Meclisi
Soru
Bir üniversitede şirket personeli olarak çalışan bir kişiden, üniversiteye öğretim görevlisi kadrosu için geldiğini, kendisi için kadro açılacağını söylediğini birkaç defa işittim. Kişiye özel kadro açılması ve bu kadro için devletin yapacağı ales sınavından 70 puan alınarak sözlü mülakata girip sözlü mülakatta bu kişinin iltimas/torpil/kayırmacılık/nepotizm yapılarak bu söz konusu kadroya atanması İslam dinine göre caiz midir? Bu kişi atanırsa kazancı helal olur mu? Kul hakkını alma olur mu? Kul hakkını alma söz konusu ise, kişiye özel kadro açmasından dolayı ayrı, sözlü mülakatta diğer kişilerin önünü tıkaması/hakkı yemesinden söz konusu ayrı bir kul hakkı alma durumu söz konusu mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bunun adına torpil demeyelim de yapılacak işin gerçek manada hakkını vermek ve o işi yapmaya uygun kimlik ve aranan şahsiyet olduğunuzu ispat diyelim. Böyle olursa caiz olur. Ne kadar böyle olup olmadığının hesabını ise herkes yarın Rabbine verecektir.
Selamünaleyküm. Hile ile doktor raporu almadı iseniz yaptığınızda sakınca yoktur.
Bir devletin iç ve dış güvenliği açısından kullanacağı memurları için referans istemesi tabiidir. Bunun İslam Devleti mantığında da yeri vardır. Referans olanların doğruyu takip edip etmemeleri ve devlet mekanizmasının adil olmayan bir sistem oluşturması başka bir sorundur ama referans dine aykırı değildir.
Sorunuzdan anlaşıldığına göre böyle bir imkânı size çalıştığınız kurumunuz veriyor. Aynı zamanda da devlete bağlı bir yer olduğu için direkt resmî açıdan da bir sıkıntı olmayan hatta size verilen bir hak. Böyle bir hakkı sizin uygulamanızda resmî açıdan bir engel yok ise kullanabilirsiniz. Farklı bir ayrıntı varsa dikkat edilmesi gereken onu da göz önünde bulundurmanız gerekmektedir. Bir hususa daha dikkat çekmekte fayda olabilir: Konumumuz ne olursa olsun ne iş yaparsak yapalım yaptığımız işi kaliteli yapma standardında yapalım. Böyle yapalım ki Müslüman’ın farkını işimizde de hissettirelim. Aldığımız belgeler ile konumumuz yükseldiği gibi kendimizi her an geliştirip daha güzel işler ortaya çıkaralım. Hele işimizi devlet kurumu gibi ümmet adına iş yapan bir kurumda yapmak, kılı kırk yaran bir mantıkta olmamız gerektiği anlamına geldiğini de unutmamakta fayda var. Rabbim faydalı işlere imza atanlardan olmayı hepimize nasip etsin.
Selamünaleyküm.Sorunsuz bir iş olmaz; her işin kendine göre iç sorunları muhakkak vardır. Faize dayalı bir düzende muhasebecilik ve mali müşavirlik elbette sıkıntılıdır. İmtihan dünyasındayız, kaçarak değil savaşarak kazanacağız. Madem siz haram/helal biliyorsunuz o zaman, sizin gibi helal peşinde olacak iş sahiplerinin 'filan muhasebeci Allah'tan korkar' diyeceği bir ortam hazırlamaya kararlı olun. Bunu da ispat edin, çığır açmış olursunuz.
Göz göre göre bir hak yemedi iseniz, hile yapmadı iseniz bu sonuçla görev almanızda bir kul hakkı yoktur biiznillah.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Dertli olmayan hangi insan vardır? Allah Teâlâ dertlerimize karşı sabredebilmeyi hepimize kolay kılsın. Dilerim kıyamet gününde şimdi sizi bunaltan şeyler, orada rahat etmenize vesile olacak nimetler olur. Sabredin, kısa ve geçici bir dünyadan ebedi bir diyara gidiyoruz; sabredin ve kazanın. İçinize de atmanız gerekmiyor, bir dert arkadaşı ile paylaşabilirsiniz de. Eşinize şikâyetlenmeden dertleşmeyi becerebilmelisiniz. Bir de size tavsiyem, böyle durumlarda kimseden teşekkür beklemeyin sakın. Sizin yaptığınızı Allah görsün yeter. Size sabırlar diliyorum. Allah Teâlâ yaptığınızı ibadet gibi kabul buyursun.
Hayatı olduğu gibi imtihan olarak kabul edin. Bir barikat geçilince yol bitmediği gibi sizin de bir imtihanınız bitince yolunuz dümdüz olmayacaktır. Son nefese kadar imtihana hazır olmalıyız. Peygamberler bile buna benzer bir hayat yaşamışlardır. Elbette onların durumu bizimki gibi değildi ama onlar da sıkıntıdan sıkıntıya girdiler. Sonunda Rablerinin huzurunda aradıklarını buldular. Biiznillah biz de ayakta kalmayı becererek nihaî huzuru Rabbimizin katında bulacağız. Size tavsiyem budur: Bakışınızı değiştirin. Ferace giymeniz güzel ama yol bitmedi. Anne babanıza da takılmanıza gerek yoktur, siz kendi durumunuza bakın. Onlar sizin nasihatinizi dinlemezler. Siz kanatlanıp melekleşinceye kadar yılmadan ve usanmadan çalışmaya bakın. Bir zaman sonra bütün bu sıkıntı dediğiniz şeylerin tatlı bir hatıraya dönüştüğünü göreceksiniz. Sizi Allah'a emanet eder, kalbinize huzur vermesini temenni ederim.
Hukuki olarak mahkemeyi gerektirecek bir durum gene olmaz. Nikâh ile beraber boşanma, nafaka, nesep ispatı gibi haklar oluşur, nişan bunları oluşturmaz. Orada söylenmek istenen budur. Nişanlılık veya başka bir beraberlik iki insanı bir araya getiriyorsa kesinlikle bir hak oluşabilir. O hak da ahirete intikal ederse yani bir helalleşme olmadan taraflardan biri ölürse hesap mahşere kesinlikle kalır. Nişana gerek yoktur, bir toplu ulaşım aracındaki beraberlik bile hesabı görülecek hakka dönüşebilir elbette. Allah Teâlâ huzuruna bu tür hakları götürmekten hepimizi muhafaza buyursun.
Ablanızı o şekilde, sizi de onun peşine takılarak bitiriyor şeytan. Madem ki ablanız dediğiniz gibidir, onu unutun, unutmaya çalışın. Onun tenkit edildiği şeyi siz kendinize gaye edinerek ondan beter duruma düştüğünüzü anlayamıyorsunuz. Kendinize, ablanızla ilgilenmeye vakit kalmayacak bir yoğunluğa taşıyın. Yeni ve yoğun bir gündem oluşturun kendinize.
Anlaşılan her iki daire için de zekât vermeniz gerekmez.
Haklısınız, doğru söylüyorsunuz. Dua edelim de basiretli işler yapmaya Allah Teâlâ bizi muvaffak kılsın.