Fetva Meclisi
Soru
Hocam, ben bir devlet kurumuna KPSS ile belli bir ünvanla giriş yaptım. Ancak işe başladıktan sonra, benim ünvanımın maaş ve özlük haklarının aynı kurumda çalışan bazı arkadaşlarıma göre daha düşük olduğunu fark ettim. Kurumumuzda her iki yılda bir ünvan değişikliği ve görevde yükselme sınavları yapılmakta. Bu nedenle, tekrar üniversite sınavına girip farklı bir bölüm okuyarak, ardından yükselme sınavına girip mevcut işimde kalmaya devam etmeyi ve bu sayede maddi açıdan biraz daha rahatlamayı düşünüyorum. Devletin bana tanıdığı bu hakkı kullanmamda dinî açıdan bir sakınca var mıdır? Bu durum caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Sizin açınızdan bakıldığında, gerekli vasıfları haiz olduğunuz için liyakat ve ehliyetinizi ispat etmek açısından referans kullanmanızda bir sakınca yoktur. Zira siz, kimsenin hakkının gaspına neden olmuş değilsiniz. İdareci durumundakilerin, o referansı neden ve nasıl istediği, nasıl değerlendireceği ise ayrı bir konudur. Siz, inşaallah mesul olmayacak şekilde işe girmiş olursunuz. Allah’a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Memurluk, çalışma azmi olmayan tembelliğe meyilli insanların tercihidir. Taştan su çıkaracak insan olmak gerekir. Başka bir iş yapamayacaksanız memur olun ya da muhakkak sizin doldurmanız gereken bir boşluk varsa o zaman da mecburen memur olun. Fakat hiçbir şekilde bu durum sizin hantal kalmanızın nedeni olmasın.
Selamünaleyküm. Bu soruyu kalbinize sorun: Şu tertemiz duygularınızı koruyabilecek misiniz? Şimdiki adil olarak devam edebilecek misiniz? Cevabınız 'evet' ise girin yola. Kendinize güvenemediğiniz bir denize de açılmayın. Şimdiki sözünüzü de bir kenara not alın, ara sıra test edersiniz kendinizi.
Aleykümselam. Devlet o başkana böyle bir insiyatif kullanma yetkisi verdiyse sorumluluk başkana aittir. Siz, açık bir hak ihlali yapmadı iseniz, yalan belge getirmedi iseniz bu durum sizi sorumlu kılmaz. Çünkü başkanın böyle bir açıktan alma yetkisi var ki sizi alabiliyor. Onun kullandığı bir yetkiden siz mesul olmazsınız. İşinizi iyi yapıp yapmamanız ise sizin sorumluluğunuzdur. Kullanılan yetkinin ne kadar adalete, hakkaniyete ve işin selametine uygun olup olmadığı ise başkanın ve başkana o yetkiyi verenlerin sorumluluğundadır.
Sizin de hissettiğiniz gibi mü'min bir insanın kalbini rahatsız eden durum var ortada. Kazancınızın haram olacağını söyleyemeyiz ama bu sıkıntı orada çalıştığınız sürece kalbinizi sıkıştıracaktır. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Rızık sadece devlette memur olmakla sınırlı ise, diğer insanlar hep aç yaşıyorlarsa, o alanda kurulu bir düzene katılmaya mecbur isek, işimiz sürüye katılmak ise, siz de sürünün gitsin.
devlet konusundaki diğer fetvalar
Devletin evlilik desteği, hibe ya da faizsiz geri ödemeli bir yardım ise ve içinde faiz, kumar, haram bir unsur bulunmuyorsa bu yardımdan faydalanmak dinen caizdir. Ama eğer verilen destek geri ödemeli ve üzerine faiz ekleniyorsa, o zaman bu faizli borç olur, bu da caiz olmaz. Yani faizsiz geri ödeme varsa veya tamamen karşılıksızsa caizdir. Faizli borçlandırma varsa caiz değildir. Detaylı şartları görmeden kesin hüküm vermek zor ama devletin “faizsiz destek” olarak sunduğu projeler genelde caizdir. Gönlünüz rahat olsun ama sözleşmesini dikkatle okuyun.
Bir sendikaya üye iseniz, o sendika da yasal kimliği olan bir sendika ise sendikanın eylemleri de yasaldır. Devletin “bunu yapamazsınız” demediği bir iş yapılabilir.
Siz söylemesiniz de diş hekimliğinin böyle olduğunu biz de görüyoruz. Zor da olsa sürdürmeniz daha isabetli olur zannederim. Şimdi bırakmanız durumunda yarın şeytan sizi “keşke” bataklığında boğabilir. Devlet yerine özel bir klinikte az mesaili iş tercih etseniz olmaz mı? Birden bire bırakmayın. Özelde de dayanamazsanız bırakma yönünü tercih edersiniz. Zannederim böylesi daha isabetli olur. Allah yardımcınız olsun.
Çalıştığınız kurumun yetkilisinin normal olarak izin verdiği şey sizin için caiz olur. Göz yumma şeklinde ise bir izin olmaz.
Evet, buna normal bir faiz gibi FAİZ demesek de, neticede alan bir el sahibi olacağı için mü'minin böyle şüpheli bir işten uzak durmasını tavsiye ederiz.
Allah Teâlâ sizi de bizi de helal rızıkla rızıklandırsın. Âmîn. Mü'minin kalbi filtre gibidir, haram ve şüpheli şey oraya takılır. Yaşadığımız ülkede memur olmanın devlete hizmet etmekten çok devletin kasasına anahtar uydurup garantili bir hayat yaşama sevdasından başka bir şey olmadığını görüyoruz. Yönetenler ve bu alanda yönetilenler kıyamet günü hiçbir şekilde hesabını veremeyecekleri bir kul hakkı dosyası ile dirileceklerdir. Yöneticiler seçimlerini etkilemesin diye bile bile devletten geçinen ama devlete hizmet etmeyen memurlarını bir halkın geleceği pahasına beslemektedirler. Onlar da sömüren ve yan yatan memur kadar vebal altındadırlar hatta daha da ağır bir vebal taşımaktadırlar. Yöneticilerin her türlü eğilip bükülebilir yönetmelikler çıkarmaları haramı helal yapmaz. Sendikalar da helalleştirme araçları olamaz, aksine sendikalar harama ve şüpheye katık olurlar bu durumda. En azından kanunda açıkça yazan kurallara uyulmalıdır ki kazanç helal olabilsin. Tarımın hâli ortada iken görevini savsaklayan memurların mesela namaz kılıyor olmaları kazandıklarının helal olmasını gerektirmez. Siz kalbinizin sesine kulak verin ve tek de kalsanız haramdan/şüpheden uzak durun. Allah yardımcınız olsun.