Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben Halk Eğitim Merkezinde öğretmenlik yapıyorum. Kursumda elektrikli ocakta çay demleniyor. Müdürüm yasak ama biz göz yumuyoruz dedi. Kurumun elektriği devlet tarafından ödeniyor, tüp kullanmamız daha mı doğru olur?
Cevap
Benzer fetvalar
İş yeri amiriniz özellikle size bunları kullanma yasağı koymadı ise sakıncası yoktur.
Bu konudaki genelgeler yani o kurumun belirlediği iç hizmet kuralları neye izin veriyorsa o yapılabilir. İzin verilenin dışındakiler caiz olmaz. Allah'a emanet olun.
Telefonun tükettiği elektrik masraf addedilebilecek bir kalem sayılmayabilir. İdarenin özel bir engeli olmadığı sürece kullanılmasında sakınca olmayacağını zannederiz.
Harama hizmet de haramdır. Neye ne kadar aracı oluyorsak o kadar sorumlu oluruz.
Selamünaleyküm.Bulunduğunuz kurumun yönetimi bu hususta size ne kadar izin veriyorsa o kadarı sizin için helaldir.
Sizin çalıştığınız iş yeriniz faiz veya domuz mamulü gibi esasen haram olan bir iş yapıyorsa orada çalışmanız caiz olmaz. Eğer iş konusu helal ise onların sizin maaşınızın kaynağını nasıl elde ettiklerini tetkik etmeniz gerekmez. Maaşınızı alabilirsiniz.
devlet konusundaki diğer fetvalar
Evet, buna normal bir faiz gibi FAİZ demesek de, neticede alan bir el sahibi olacağı için mü'minin böyle şüpheli bir işten uzak durmasını tavsiye ederiz.
Siz söylemesiniz de diş hekimliğinin böyle olduğunu biz de görüyoruz. Zor da olsa sürdürmeniz daha isabetli olur zannederim. Şimdi bırakmanız durumunda yarın şeytan sizi “keşke” bataklığında boğabilir. Devlet yerine özel bir klinikte az mesaili iş tercih etseniz olmaz mı? Birden bire bırakmayın. Özelde de dayanamazsanız bırakma yönünü tercih edersiniz. Zannederim böylesi daha isabetli olur. Allah yardımcınız olsun.
Allah Teâlâ sizi de bizi de helal rızıkla rızıklandırsın. Âmîn. Mü'minin kalbi filtre gibidir, haram ve şüpheli şey oraya takılır. Yaşadığımız ülkede memur olmanın devlete hizmet etmekten çok devletin kasasına anahtar uydurup garantili bir hayat yaşama sevdasından başka bir şey olmadığını görüyoruz. Yönetenler ve bu alanda yönetilenler kıyamet günü hiçbir şekilde hesabını veremeyecekleri bir kul hakkı dosyası ile dirileceklerdir. Yöneticiler seçimlerini etkilemesin diye bile bile devletten geçinen ama devlete hizmet etmeyen memurlarını bir halkın geleceği pahasına beslemektedirler. Onlar da sömüren ve yan yatan memur kadar vebal altındadırlar hatta daha da ağır bir vebal taşımaktadırlar. Yöneticilerin her türlü eğilip bükülebilir yönetmelikler çıkarmaları haramı helal yapmaz. Sendikalar da helalleştirme araçları olamaz, aksine sendikalar harama ve şüpheye katık olurlar bu durumda. En azından kanunda açıkça yazan kurallara uyulmalıdır ki kazanç helal olabilsin. Tarımın hâli ortada iken görevini savsaklayan memurların mesela namaz kılıyor olmaları kazandıklarının helal olmasını gerektirmez. Siz kalbinizin sesine kulak verin ve tek de kalsanız haramdan/şüpheden uzak durun. Allah yardımcınız olsun.
Bir sendikaya üye iseniz, o sendika da yasal kimliği olan bir sendika ise sendikanın eylemleri de yasaldır. Devletin “bunu yapamazsınız” demediği bir iş yapılabilir.
Bu durum bir hile ile özellikle oluşturulmuş ve ardından da yasal bir ihaleye çıkılmış gibi bir durum değilse normal şartlarda devletin o tür satışları ile bir malı satın almakta sakınca olmaz.
Sigorta prensip olarak dinimizin yasak saydığı şeyler ihtiva ettiği için sakıncalı görülmüştür. Bu nedenle ulema umumen sigorta caiz değildir demektedirler. Ancak devletin yaptırmayı mecburi tuttuğu sigortalara ruhsat verilmiştir. Mevcut hayat şartlarına göre zorunlu olan ve keyfilik ihtiva etmeyen sigortalar yaptırılabilir. Buradaki keyfilik/zorunluluk ise herkesin kalbindeki imana göre karar verebileceği bir durumdur. Bir mü'min için anlamsız gibi duran diğer mü'min için ölümcül görülebilir. Herkes imtihan olmaktadır bu hayatta. Sigorta da imtihan alanlarımızdan biridir.