Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Ben şehir plancısıyım. İş için belediyeye CV'mi bıraktım ancak bana geri dönüş yaptıklarında olumsuz cevap verdiler ve personel alımını KPSS atamaları ile yaptıklarını söylediler. Bundan bir kaç ay sonra babamın bir arkadaşı vasıtası ile belediye başkanına ulaştık ve iş için konuştuk. Şu an belediye başkanının referansı ile işe başlama durumum var ve KPSS dikkate alınmadı. Ben kul hakkına girmiş olur muyum? Normalde belediye personel alımında ihtiyaç olan kadroyu devlette ilgili kuruma bildirip KPSS ile alım yapması gerekirken, referanslar vasıtası ile tabiri caizse el altından yani herhangi bir duyuru, ilan, sınav vs. yapmadan personel alıyor.Bu durumda bir Müslümanın bakış açısı nasıl olmalıdır? Beni rahatsız eden şeyler var. Belediye başkanı ile bağlantı kuramayan referans bulamayan işsiz arkadaşların suçu ne diye düşünüyorum. Sonuçta hepimiz aynı şartları sağlayarak mezun olduk ve belki KPSS puanı benden daha yüksek olan arkadaşlar var. Ne yapmalı ve nasıl düşünmeliyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Sizin açınızdan bakıldığında, gerekli vasıfları haiz olduğunuz için liyakat ve ehliyetinizi ispat etmek açısından referans kullanmanızda bir sakınca yoktur. Zira siz, kimsenin hakkının gaspına neden olmuş değilsiniz. İdareci durumundakilerin, o referansı neden ve nasıl istediği, nasıl değerlendireceği ise ayrı bir konudur. Siz, inşaallah mesul olmayacak şekilde işe girmiş olursunuz. Allah’a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Bu soruyu kalbinize sorun: Şu tertemiz duygularınızı koruyabilecek misiniz? Şimdiki adil olarak devam edebilecek misiniz? Cevabınız 'evet' ise girin yola. Kendinize güvenemediğiniz bir denize de açılmayın. Şimdiki sözünüzü de bir kenara not alın, ara sıra test edersiniz kendinizi.
Selamünaleyküm. Memurluk, çalışma azmi olmayan tembelliğe meyilli insanların tercihidir. Taştan su çıkaracak insan olmak gerekir. Başka bir iş yapamayacaksanız memur olun ya da muhakkak sizin doldurmanız gereken bir boşluk varsa o zaman da mecburen memur olun. Fakat hiçbir şekilde bu durum sizin hantal kalmanızın nedeni olmasın.
Selamünaleyküm. Sözünü ettiğiniz gibi özel yönlendirme ve onun üzerinden ek ücretlendirme gibi bir ilave yük getirilmiyorsa ve referansta hakkaniyet varsa yani o işin ehline referans yapılmışsa bu durumda sakınca olmaz. Yalnız bu tür ilişkilerin saf tutulmasının çok zor olduğunu da bilmeliyiz.
Selamünaleyküm. Rızık sadece devlette memur olmakla sınırlı ise, diğer insanlar hep aç yaşıyorlarsa, o alanda kurulu bir düzene katılmaya mecbur isek, işimiz sürüye katılmak ise, siz de sürünün gitsin.
Sorunuzdan anlaşıldığına göre böyle bir imkânı size çalıştığınız kurumunuz veriyor. Aynı zamanda da devlete bağlı bir yer olduğu için direkt resmî açıdan da bir sıkıntı olmayan hatta size verilen bir hak. Böyle bir hakkı sizin uygulamanızda resmî açıdan bir engel yok ise kullanabilirsiniz. Farklı bir ayrıntı varsa dikkat edilmesi gereken onu da göz önünde bulundurmanız gerekmektedir. Bir hususa daha dikkat çekmekte fayda olabilir: Konumumuz ne olursa olsun ne iş yaparsak yapalım yaptığımız işi kaliteli yapma standardında yapalım. Böyle yapalım ki Müslüman’ın farkını işimizde de hissettirelim. Aldığımız belgeler ile konumumuz yükseldiği gibi kendimizi her an geliştirip daha güzel işler ortaya çıkaralım. Hele işimizi devlet kurumu gibi ümmet adına iş yapan bir kurumda yapmak, kılı kırk yaran bir mantıkta olmamız gerektiği anlamına geldiğini de unutmamakta fayda var. Rabbim faydalı işlere imza atanlardan olmayı hepimize nasip etsin.
aracı konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu durum o kişinin sizden rüşvet talep etmesidir. Mal sahibine bir zararı yoktur. Siz kendiniz zarar edeceksiniz. Zaruret değilse o dükkanı almayın.
Selamünaleyküm. Ortada hastanenin aldatılması durumu görünmüyor; bu açıdan bir sakınca yoktur. 'Ben bir şey istemem' demesi de rüşvet dememize manidir. Buna rüşvet diyemeyiz ama başka bir şey de dememiz zordur. Muamelenin adı rüşvet olmasa bile kerahetten uzak değilsiniz. Ancak şöyle yapabilirsiniz. Satış işiniz bittikten sonra, arkadaşınıza onun sizden beklemediği bir hediyeyi verin. Su arada kesinlikle hastanenin aldatılmamış olması gerekir ki satışınız helal olsun.
Bu aldığınız para fukahanın büyük bölümüne göre caizdir. Bu bir nevi komisyon alma gibi olmuştur. Şöyle kabul ediniz: “Bana şöyle bir araba bulursan sana bin lira vereceğim” demiş olsa idi durum böyle idi. Sen sana vaat edileni alırsın borçlu alacaklıya borcunu günü gelince öder. Bir sıkıntı olmaz biiznillah.
Yaptığın işi melekler gördü. Sen bir rezalete alet oldun. Tevbe etmelisin, istiğfar etmelisin. Böyle işlere bulaşmayacağın bir kararlılık içinde olmalısın.
Komisyonculuk caizdir. Bir hile ve aldatma olmadığı sürece yapılabilir. Belirttiğiniz işte de yalan ve hile yoksa sakınca yoktur.
Aracı sizin işinizi takip etmek için para alıyorsa sakıncası olmaz. Yasak bir işi normalleştirmek için verdiğiniz para ise sakıncalıdır.