Fetva Meclisi
Soru
Diyanet, boş kontenjanları açıklıyor. KPSS sınavına girip diyanet yeterlik sınavını kazanan kişilerden KPSS puan sırasına göre kontenjanın 3 katı kişi sözlü mülakata çağırılıyor. Sözlü mülakattan kontenjan sayısı kadar kişi seçilip ataması yapılıyor. Sözlü mülakatta, amiyane tabirle torpil yapmak, yapan ve torpil yapılan için caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bir mümin, hakkı olmayan bir şeyi elde etmek için ilave bir gayret göstermemelidir.. Hakkı olduğu halde, elde etmesine engel olunuyorsa elinden geleni yapabilir. Aynı şartları taşıyanlar arasında kendi liyakat ve ehliyetini ispat etmek için referans bulmasında sakınca yoktur. Bu bir hak yemek değildir; kendini ispat etmektir.
Bu durum o kişiyi göreve alacak yetkili makamın sahibi açısından ele alınmalıdır. Orada görülecek hizmetin gerektirdiği ve alternatifsiz biri için bunu yapacaksa, işin selameti açısından böyle bir tercih neden olmasın. Bu ne kadar gerçekte böyledir, ne kadar da özel ilişkilerin sonucudur onu, o kişinin imanı ile kendisi arasında bırakmak durumundayız.
Zannederim sizin torpil dediğiniz şey resmi bir uygulamadır. O tür makamlara getirilecekler hakkında yetkili kişilerin araştırma yapması, ehil ve güvenli olanı bulmaya çalışması gerekmektedir. Yalan ve hileli olmadıkça referansla iş yapılmasında dinen bir sakınca olmaz. Sakıncalı olan sahte referanslarla iş görmektir. Allah'a emanet olunuz.
Sakalı, izin veren bir ortam bulunmadığında iş nedeniyle kesmek haram değildir.
Selamünaleyküm. Hile ile doktor raporu almadı iseniz yaptığınızda sakınca yoktur.
Aleykümselam. Bir ayrıntıya dikkat etmelisiniz: Torpil başka şey, kendini ispat etmek başka şeydir. Eğer, hile yapmadan gerçek kimliğinizi ispat için adam buluyorsanız buna torpil demeyin, referans deyin. Onu da yapmanız gerekir. Ne kadar liyakat ve ehliyet sahibi olup olmadığınız ise Rabbinizle aranızdaki meseledir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Normal olmayan uzamış tüyler, sağlık açısından sakıncalı olamayan herhangi bir yöntemle alınabilir
Aleykümselam. Bu cümleleri söyleyeni müşrik olarak itham etmeyi dile ağır gelen bir yük olarak görürüm. Söylenmesini de ancak sürçülisan olarak telaffuz edilebilecek şeyler olarak kabul ederim.
Aleykümselam. Belli bir küfür itikadını, örfünü yansıtmayan tıraş türünün yapılmasında sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Daha önce benzer bir soruya verilmiş cevap şöyledir: Bir insana miras yoluyla intikal eden maldaki haramlar, intikal yoluyla haramdan arınmış olmaz; o malı haram olarak oluşturan açısından vebal devam etmektedir. Malın kendisine intikal ettiği kişi açısından ise durum şöyledir - Eğer gasp, hırsızlık gibi yollarla edinilmiş bir mal söz konusu ise o malı sahiplerine iade etmesi gerekir. Miras yoluyla intikal nedeniyle ona helal olmaz. - İntikal eden mal, faiz ve benzeri bir haram yoluyla elde edilmiş ise bu durumda, malın tamamının haramdan olması durumunda mü'min bir mirasçının o mala tenezzül etmemesi gerekir. İman ehli olmak budur. Eğer örneğinizde olduğu gibi, bankaya da giderek malını geliştiren biri ise miras bırakan, bu durumda elimizdeki intikal etmiş malın ne kadarının haramdan olduğunu bilmemiz mümkün olmayacaktır. Sadece 'çalışmasında haram da vardı' zannı ile bir insanın mirası reddedilmesi gerekmez. Belli bir miktarı, 'bu kadarı faizdendi' şeklinde bilebilecekseniz onu ayırıp sadaka olarak verebilirsiniz.
Sabah namazına kalkamamak, bir anlamda din açısından iyi bir hayat yaşayamamak demektir. Elbette, yenen içilenlerden etkilenmek söz konusudur; muhakkak helal yemeliyiz. Yalnız sabah namazı için özellikle dikkat edilmesi gereken durum, uyku düzenidir. Erken yatmalısınız. Bir de bilhassa akşam yemeklerini, hazmı kolay şeylerden yemelisiniz. Yattığınız odanın havasının temiz olması, yatağınızın rahat olması da uyanmanızı etkiler. Yatmadan dua etmeyi de ihmal etmeyin.
Aleykümselam. Hijyenik olmasına dikkat ederek yaptırmanızda sakınca olmaz.Din ciddiyet ister, öyle böyle yaparak din yaşanmaz. Öğrendiğiniz üzere yaşamanızı tavsiye ederiz size.