İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Bizim bir derneğimiz var. Fakirlere destek olmaya çalışıyoruz. Bazı fakirlerin evi olmuyor. Elimizde toplanan zekât mallarından bir fakire ev almamız caiz olur mu?

Cevap

· Zekâtı hak eden bir fakire bir kerede ne kadar zekât verilebilir sorusunun cevabıdır buradaki sorunun cevabı. Ebu Hanife rahmetullahi aleyhin içtihadında ancak nisap miktarı kadar verilebilir. Diğer Fukahanın içtihadında ise bir yıllık ihtiyacı kadar verilebilir. · Bir ev fiyatı genellikle bir ailenin yıllık nafakasından çok daha fazla bir rakamdır. Bu nedenle fukahanın ölçülerine göre fakirlere zekât olarak ev verilmesi yerine oturması zor bir durumdur. Aynı şekilde araba verilmesi de böyledir. · Şöyle bir çözüm olabilir: Fakir bir ev satın alır. O evden ötürü yüklü borcun altına girer. Derneğiniz de “borçlu” olduğu için ona zekât fonundan o evin ödemesine yardım eder. Bu olabilir ama neticede bir zorlamadır. · Makul olan fakirin ev kirasını vermektir ki, ev kirası mantığı birden çok fakirin zekât fonundan istifade etmesidir. Zira bir ev fiyatı ile pek çok fakirin evinin kirası yıllarca ödenebilir. · Mümkün olduğu kadar zekâtı, fakirlerin çalışma ve ekonomik kazanç elde etmesine yönelik bir tercihte değerlendirmeye çalışınız. Mesela iş üretip kullanabileceği alet, işinde kullanacağı araç, dükkân yönünde değerlendirilse daha kolay fetvaya uyumu bulunabilir. · Burada bir istisna olarak şunu zikredebiliriz: Bazı yörelerde “ev” birkaç duvardan müteşekkil basit bir yapıya deniyor olabilir. Onun maliyeti de fukahanın “bir yıllık” sınırlamasına aykırı olmayabilir. O tür zorunlu durumlar için böyle bir tercih yapılabilir.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Zekâtın geçerli olması için fakire verilecek para veya malın ona temlik edilmesi yani onun mülküne geçirilmesi şarttır. Bu da zekâtın fiilen fakire teslimi ile gerçekleşir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/369) Mesela yemek hazırlayıp bunu fakirlerin yiyebileceğini ilan etmekle ya da onlara yedirmekle o yemek temlik edilmiş/verilmiş olmaz. Ancak aynı yemek yapılıp zekât niyeti ile fakire teslim edilirse, temlik gerçekleşmiş yani zekât verilmiş olur. Buna göre, bir kimseye borç verirken zekâta niyet edilmediği, daha sonra da bu parayı zekâta saymaya niyet edildiği zaman, paranın kendisi ortada bulunmadığı için temlik gerçekleşmiş olmayacaktır. Dolayısıyla bir kimseye borç olarak verilmiş olan paranın daha sonra borçluya zekât niyeti ile bağışlanması ile zekât verilmiş olmaz. Dört mezhep âlimleri bu görüştedir. Temlik kavramına daha geniş bir anlam yükleyen bazı âlimler ise fakirin zimmetinde bulunan kira vb. alacağın ona bağışlanmasını da temlik olarak değerlendirmişler ve bunu caiz görmüşlerdir. (Karadâvî, Fıkhu’z-zekât,3/325-326; Zühaylî, el-Fıkhu’l-İslâmî, 3/1981) Bu son görüşle de amel edilebilir.

Fakir kiracıdan alınacak kira bedeli, alınmayarak zekâta sayılabilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. 1- İleride ev veya araba satın almak için biriktirilen para, zekâtı verilmesi gereken paradır. Çünkü bu tarzda biriktirilmiş bir para aslında başka işler için de harcanabilir bir maldır. Mesela vaz geçip o para ile tatile de gidebilirsiniz. Ama siz mesela yüz bin liralık bir ev için sözleşme yapıp borca girseydiniz, yüzbin lira biriktirinceye kadar elinizdeki paranın zekâtı gerekmeyecekti. Böyle bir durumda elinizdekini alacaklısı adına saklamış gibi olacaktınız. 2- Ev ve iş yeri gibi kullanmakta olduğunuz ya da tarla gibi istimal ettiğiniz gayri menkuller için zekât gerekmez. Çocuklar için muhafaza ettiğiniz yerler için de gerekmez. Ancak satmaya niyet ettiğiniz gayrimenkuller, satış niyetinizden itibaren zekât malı hükmündedirler. Bu durumda da zekâtları yüzde iki buçuk üzerinden olacaktır. Allah'a emanet olunuz.

Hocam, zekat konusunda sorularım olacak. 1- Ev araba gibi zorunlu ihtiyaçları k
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Fukahanın önemli bir bölümü zekâtın nakit olarak gerektiği zaman nakit olarak verilmesini uygun bulmuştur. Hanefi fukahası ise örnekte söylediğiniz gibi parayı karta dönüştürmenin caiz olacağı kanaatindedir. Bu iki içtihat arasında fakirin maslahatına olanı tercih etmek gerekir. Evinin yakıtını karşılayamayan bir fakire örnek olarak market kartının verilmesi acil olmayanın verilmesi gibi bir durum oluşturacaktır. Bu ayrıntıya dikkat ederek hareket etmek isabetli olur.

Hocam alışveriş merkezleri veya marketlerin verdiği kartlar zekât olarak verileb
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Borcu düşürmeniz yani sendeki alacağımı iptal ettim demeniz isabetlidir ve güzel bir iştir ama bunu vermeniz gereken zekât ile yapmanız yanlıştır. Fukahanın önemli bir bölümü önceden gerçekleşmiş bir alacağı zekâttan düşmenin yani verilmesi gereken zekâtı alacağa saymanın caiz olmayacağını belirtmiştir. Ancak şöyle olabilirdi: Siz vereceğiniz zekâtı borçluya verirdiniz o da size olan borcunu öderdi. Caiz olan böylesidir. Bir ibadet muhakkak niyetle yerine getirilebilir. Siz borç verirken zekât diye niyet etmemiştiniz. Sonradan onu yani borcu zekâta çeviren bir niyet yapamazsınız. Bunun bir benzeri bugün kılamadığınız sabah namazının yerine mesela önceki kıldığınız bir sünneti saydırmak gibi olur. Özet olarak şunu söyleyebiliriz: Zekât ancak verilecek malı fakire temlik ederek (temlik, ona ait hakka dönüştürmek) yerine getirilebilir. Böyle bir uygulamada o anda fakire verilen bir şey yoktur.

Bana borcu olan bir akrabam zor durumda idi. Benim de vereceğim zekâtım vardı. O
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hüküm olarak özellikle de Hanefi mezhebi içtihadında ticaretle iştigal eden bir Müslüman’ın nakit veya sattığı maldan zekâtını verebilir. Bunun için şu inceliklere dikkat etmesi gerekir: Eşyadan zekât verirken verdiği malı toptan piyasa fiyatı üzerinden hesaplamalıdır. Çünkü satış fiyatı tacirin kendisinin belirlediği bir fiyat olarak hileye neden olabilir. Mümkün olduğu kadar da fakirin lehine olanı tercih etmelidir. Yani fakirin işine yarayacak olan hangisi ise onu yapmalıdır. Özellikle fakirin işine yaramayacak eşyayı zekât olarak vermek uygun olmaz. Zekât veren Müslüman, nakit sıkışıklığı gibi makul bir nedenle bunu yapabilir ama mesela elde kalmış mallardan kurtulmak gibi bir hile için bunu yapmamalıdır. Zira zekât bir ibadettir, ibadetler Allah katında niyetlere göre değerlendirilir.

Hocam biz ticaretle meşgulüz. Zekâtımızı ihmal etmiyoruz ama kimi zaman zekât va
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Borçlarınızı düştükten sonra elinizde nisap miktarı dediğimiz seksen bir gram altın veya değerinde bir birikim kalıyorsa o kalan miktarın yüzde iki buçuğunu zekât olarak verin. Bu oluşmuyorsa zekât ermenizi gerektiren bir durum yoktur. Endişelendiğiniz sıkıntılar, bilhassa sabah namazının ihmalinden de olabilir. Anne babanızın duasını almayı ihmal etmeyin. Küçük de olsa sadakalar verin. Yaptığınız işleri ehline danışmadan yapmayın. Allah yardımcınız olsun.

Hocam zekât konusu hakkında bilgi almak istiyorum. Abimle beraber calisiyoruz.10

aile konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Eş, eşinden ne istiyorsa onun muadilini kendisi yapmalıdır. Ömer radıyallahu anh örneklemesi yapacak olursak vay halimize o zaman. Evet, evliliğin temelleri ile alakalı değildir bu kural ama en temel nezaket kuralları ile alakalıdır. Yapmadığını beklemek ile yapıp benzerini beklemek farklıdır. Siz yine nezaketle ve usandırmadan bunu hatırlatın.

Eşimizi güzel görmek istemenin sınırı nedir? Mesela ben hanımı olarak giyinmeye
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu hakkın aslı vardır ama böyle bir uygulama makul bir hak değildir. Kadının da böyle bir erkekle sürtüşmenin bedelini ailede huzuru kaybetmek olarak ödeyeceğini bilmesi gerekir. Her iki ucun ortası bulunabilir. İnatlaştıkça ise mesafe bir daha birleşmesi zor olacak şekilde uzayabilir.

Hocam bir erkek eşine dışarı çıkarken ve eve misafir çağrılırken bana sorulacak
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bunun orta yolu: a- Diğer farzları, b- Aile içi görevleri, c- İş hayatını aksatmayacak olandır. Bunun için de yaza göre, kışa göre durum değişebilir. Emekli için ve çalışan için değişebilir. Hızlı başlayıp çabuk bırakmaktan ise bir günlük kaza namazı şeklinde bir plan yapmak ideal olabilir.

Hocam bir günde kaç vakit kaza namazı kılmak doğru olandır? Bu sorunun muhakkak
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu sorunu öncelikle bir psikologla görüşmeniz faydalı olur. Bizim size tavsiyelerimizi pratiğe dökemeyebilirsiniz, psikologla görüşün. Allah yardımcınız olsun.

Hocam annemle hiçbir zaman geçinemiyoruz. İmtihanım olduğunun farkındayım lakin
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ size ve eşinize sabırlar ihsan etsin. Ne mutlu size ki, Allah Teâlâ’nın imtihanını kendinize nimet olarak görmüşünüz, aman bunu kaybetmeyin. O çocuk sizin cennetinizdir. Yemek yapma fizik yap demişler ya ona bir ilave de ben yapayım: Hafızlık da yapma, çocuğa bak. O senin cennetindir. Planlama ile alakalı da şunu söyleyebilirim: Uzun sürmeyecek yoğun planlamalar bıktırır ve kişiyi hiç noktasına kadar sürükleyebilir. Gerçeklere uymaya bakın. • Önce ve her şeyden önce imanınız. • Sonra farz ibadetleriniz. • Sonra karı koca sizin saadetiniz. • Sonra yavrunuz. • Sonra ekonominiz. • Sonra farz düzeydeki ilmi çalışmanız. • Sonra aile bireyi yakınlarınız. • Sonra geniş ilmi çalışmanız. • Sonra sosyal kimliğiniz. • Sonra fantezi denebilecek zevkleriniz… Böyle bir çalışma yapın ve bunu kesinlikle ZAMANA YAYIN. Acele başlayan çabuk bitirebilir. Sayılarla ilgilenmeyin, ihlası önemseyin. Mevcut ilim çalışmanızdan biraz kısın ve Kur'an okuyun. Şimdilik hafızlık değil de seri okuyuş mantığı ile devam edin. Yavrunuz biraz ayağa kalkınca hafızlığı tekrar gündeme getirirsiniz biiznillah.

Hocam belden aşağısı bir nevi felçli olan bir Cennet umudum var. Yoğun bir fizik
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kuluz; kulluk yapacağız. Mü'miniz, imanımızın gereğini yapacağız; Allah’tan başkasını Rab bilmeyeceğiz. İbadet ederek yaratılış gayemizi gerçekleştireceğiz: Haramlardan uzak durarak, farzları yerine getirerek, nafilelerden de yapabildiğimiz kadar yaparak ibadet yükümlülüğümüzü yerine getireceğiz. Bütün bunlar için de: - Asla umutsuz olmayacağız ve şımarmayacağız. - Çevremizi nasıl olmak istiyorsak onlar gibilerden oluşturacağız. - Midemize haram girmemesine dikkat edeceğiz. - Zamanı çok iyi değerlendireceğiz. - Sabır silahını hiç eksik etmeyeceğiz. - Çok dua edeceğiz. - Muhakkak bir iş sahibi olacağız. - Kabiliyetimiz olan işi yapacağız. - Aile sahibi olmanın en büyük hareket olduğunu bilecek ve aileyi cihadımız bileceğiz. - Allah için nafile olarak yapacak bir iş muhakkak bulup onu yapacağız. - Ve yılmayacak, yorulmayacak hayatımızı Allah’ın lütfettiği kadar yaşamaya bakacağız. - Allah’a güvenimizi hiç sarsmayacağız ki şeytan bize çengel atmasın.

Hocam her ne kadar eksik de olsa, farz olan ibadetleri yapmaya çalışıyorum. Anca

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.