Fetva Meclisi
Soru
Hocam alışveriş merkezleri veya marketlerin verdiği kartlar zekât olarak verilebilir mi? Şöyle anlatayım: Bu yıl bin lira zekât vermem gerekiyor. Marketten bin TL’lik kart alıp fakirlere o kartları versem, onlar da marketten istediklerini alsalar zekât vermiş olur muyum?
Cevap
Benzer fetvalar
· Zekâtı hak eden bir fakire bir kerede ne kadar zekât verilebilir sorusunun cevabıdır buradaki sorunun cevabı. Ebu Hanife rahmetullahi aleyhin içtihadında ancak nisap miktarı kadar verilebilir. Diğer Fukahanın içtihadında ise bir yıllık ihtiyacı kadar verilebilir. · Bir ev fiyatı genellikle bir ailenin yıllık nafakasından çok daha fazla bir rakamdır. Bu nedenle fukahanın ölçülerine göre fakirlere zekât olarak ev verilmesi yerine oturması zor bir durumdur. Aynı şekilde araba verilmesi de böyledir. · Şöyle bir çözüm olabilir: Fakir bir ev satın alır. O evden ötürü yüklü borcun altına girer. Derneğiniz de “borçlu” olduğu için ona zekât fonundan o evin ödemesine yardım eder. Bu olabilir ama neticede bir zorlamadır. · Makul olan fakirin ev kirasını vermektir ki, ev kirası mantığı birden çok fakirin zekât fonundan istifade etmesidir. Zira bir ev fiyatı ile pek çok fakirin evinin kirası yıllarca ödenebilir. · Mümkün olduğu kadar zekâtı, fakirlerin çalışma ve ekonomik kazanç elde etmesine yönelik bir tercihte değerlendirmeye çalışınız. Mesela iş üretip kullanabileceği alet, işinde kullanacağı araç, dükkân yönünde değerlendirilse daha kolay fetvaya uyumu bulunabilir. · Burada bir istisna olarak şunu zikredebiliriz: Bazı yörelerde “ev” birkaç duvardan müteşekkil basit bir yapıya deniyor olabilir. Onun maliyeti de fukahanın “bir yıllık” sınırlamasına aykırı olmayabilir. O tür zorunlu durumlar için böyle bir tercih yapılabilir.
Hüküm olarak özellikle de Hanefi mezhebi içtihadında ticaretle iştigal eden bir Müslüman’ın nakit veya sattığı maldan zekâtını verebilir. Bunun için şu inceliklere dikkat etmesi gerekir: Eşyadan zekât verirken verdiği malı toptan piyasa fiyatı üzerinden hesaplamalıdır. Çünkü satış fiyatı tacirin kendisinin belirlediği bir fiyat olarak hileye neden olabilir. Mümkün olduğu kadar da fakirin lehine olanı tercih etmelidir. Yani fakirin işine yarayacak olan hangisi ise onu yapmalıdır. Özellikle fakirin işine yaramayacak eşyayı zekât olarak vermek uygun olmaz. Zekât veren Müslüman, nakit sıkışıklığı gibi makul bir nedenle bunu yapabilir ama mesela elde kalmış mallardan kurtulmak gibi bir hile için bunu yapmamalıdır. Zira zekât bir ibadettir, ibadetler Allah katında niyetlere göre değerlendirilir.
Öğrenci fakir ise zekât alabilir. Öğrenci olduğu için değil de fakir olduğu için ona zekât verilmiş olur. Sizin zaten vereceğiniz zekâtı çocuğunuzun öğretmenine vereceğiniz ücretle örtüştürmeniz ise uygun olmaz.
Dört mezhep fukahasının sözü, alacağın zekâta sayılmasının caiz olmayacağı şeklindedir. Zekât bir ibadettir. Niyet ister. O niyet para elden çıkarken borç olarak başladıktan sonra zekâta dönüştürülemez.
O tarla için zekât vermeniz gerekmez. Sizin bir ticari niyetiniz yoktu. Devlet sizden orayı satın aldı. Aldığı o andan itibaren sizin elinize geçen paranın zekâtını hesaplayın. Eğer önceden nisap miktarı malınız vardı ise bunu ona ilave edin, zekât verirken toplamının zekâtını verin. Önceden nisap miktarı malınız yoktu ise bu para nisap miktarıdır, bunun üzerinden yıl geçince zekâtını verin.
a- Ticaret mallarının içinden çıkarıp verileceği gibi bedelleri, b- Altının yerine karşılığı gümüş veya aksi, c- Tarım ve hayvanlarının zekâtının değeri, d- Ramazan fitresinin değeri yani para olarak karşılığı, e- Fidye ve kefaretlerin değerleri verilebilir. Hanefi mezhebi fukahasının görüşü bu şekildedir. Diğer fıkıhlarda da büyük bir fark yoktur.