Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Devlet malı ile vakıf malı arasında fark var mıdır? Devlet malını kendi şahsi işi için kullanmanın hükmü nedir? Allah Yardımcınız Olsun!
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. akıf malları ancak vakfedenin vakfiyesindeki şartlara göre kullanılabilirler. Bizim VAKIF tabelası ile izlediğimiz bugünkü vakıfların büyük bölümünün vakıf mantığı ile alakası yoktur. Bu büyük bölümde 'vakıf çatısı altında para ve insan toplama' mantığı hâkimdir. Oralara mal verenler de 'vakıf' olarak değil de 'yardım ve katkı' olarak vermektedirler. Buralardaki çalışanlar için de 'vakıf çalışanı' yerine bir hayır işinde çalışan hükmü geçerli olmalıdır. Gerek vakıf ve gerekse bir işte çalışanların, onları çalıştıran belirleyeceği kurallar doğrultusunda hareket etmeleri gerekir. Bu da sorumluluğun idarecide olduğunu göstermektedir. Vakıfları idare edenlerin ise, şartlı bağışlarla genel bağışları ayırmaları gerekiyor. Personelin giderleri ya şartsız bağışlardan ya da şartlı bağışın, bağış maksadının tahakkuku için zorunlu bölümden yeteri kadar harcamayı yapmaları uygundur. Vakıf malı bir emanettir, kesinlikle kıyamet gününde ağır bir hesabı vardır. Ziyadesiyle dikkatli olmak gerekiyor. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. İnsanın kendi arazisindeki bir defineyi bulup çıkarması caizdir. Devlete ait bir arazideki buluntunun devletin yasalarına göre değerlendirilmesi uygun düşer.
Selamünaleyküm. Dairede sizin amiriniz durumunda olan kişinin inisiyatifinde bir durumdur bu. İzin verilir, normal karşılanır bir durum ise kullanabilirsiniz.
Aleykümselam. Kullanmamanız gerekir. Bir kelimelik mürekkep bile haktır. Üst amirinizin izin verdiği kadarını kullanmanız caiz olabilir. Bu da amiriniz olacak kişinin haram helal bilen biri olması durumunda muteber bir sözdür.
Aleykümselam. Devletin malı, çöpe atılacak veya ihmal edilecek bir durumda iken siz onu alıp kullansanız bir sakıncası olmaz. Bu kullanımınız bir başka ihtiyacı aksatmadığı sürece yanlış bir iş yapmış olmazsınız.
Selamünaleyküm. Kur'an'ı, Kur'an mealini okumamız gerektiği dosdoğru bir sözdür. Bu tür ince ayarları yapmak ise okuyanların değil, okuduğu ile içtihat edebileceklerin işidir. İçtihat edecek olan da zaten meal okuma ihtiyacında değildir. Güzeli gösterip yanlış karar verme örnekleridir bunlar. İslam'ı reddeden bir sistemin Mü'min olmadığı elbette doğrudur ama öyle bir sistemde 'papaza kızıp oruç bozmak' türünden refleksler de çocukçadır. Evvela mutedil bir ders grubuna katılın. Mutedilliğin ölçüsü de, sadece kendisini hak görme ve başkalarını dışlamama olmalıdır. İlmihal bilgisini öncelikli tutun. Cemaatle namazı ihmal etmeyin.