Fetva Meclisi
Soru
Hocam hayırlı çalışmalar. 2 tane sorum vardı.1. Sorum: Ben öğretmenim. Bize her eğitim-öğretim yılının başında kırtasiye yardımı adı altında devlet tarafından 700 lira para yatırılmaktadır. Bize verilen bu parayı kendi özel ihtiyaçlarımız için kullanmamız caiz midir?2. Sorum: Bankadan bize maaş yatırılan hesabımızdan çekmediğimiz paralara faiz karışır mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu para öğretmenlere “özel harçlık” gibi veriliyorsa sizin maaşınız gibidir. “Öğrenciye harcanması için” veriliyorsa öğrenciye harcarsınız. Fatura ve benzeri bir ödeme tutanağı getirmeniz istenmiyorsa size özel veriliyor demektir.
Aleykümselam. Faizsiz bir bankanın kasasını kiralamakta sakınca yoktur. Ağır bir zaruret durumunda faizli bankanınki de kiralanabilir. Bunu meyhaneden su alıp içmeye benzetebilirsiniz.
Faizden külliyen kaçınacağız. Bulaşırsak, ilk fırsatta kurtulmaya çalışacağız. Elimize faiz olarak geçen bir kuruşun yarısını bile ateş olarak bileceğiz. Sonunda hesabımıza faiz geçerse onu da canavara yani bankaya bırakmayacağız. Faizi oradan alıp bir ihtiyaç sahibine terk edeceğiz. Bir daha da bulaşmamaya azmedeceğiz. Allah'a emanet olun.
Sizin çalıştığınız iş yeriniz faiz veya domuz mamulü gibi esasen haram olan bir iş yapıyorsa orada çalışmanız caiz olmaz. Eğer iş konusu helal ise onların sizin maaşınızın kaynağını nasıl elde ettiklerini tetkik etmeniz gerekmez. Maaşınızı alabilirsiniz.
Kâr ve zarar üzerine kurulu bir ortaklık caiz olur. Sizin anlaşmanızda verdiğiniz para karşılığı her ay size net bir kâr veriyorsa bu, sizin paranızı kiraya verdiğinizi gösterir ki, bankaların da yaptığı iş budur. Yani bu bir faizdir. Anlaşmanızı değiştirip, onun işinde hangi orana tekabül ediyorsa o oranda ona ortak olarak çalışın. Allah'a emanet olun.
'Zorunlu' durum devam eden alanlarda kullanmanızda bir sakınca yoktur. Keyfiliğe kaçmamaya dikkat edeceksiniz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Kurban önemli bir ibadettir; tertemiz yapmaya çalışmalıyız. Böyle tereddütler içinde ortaklık olmaz.
Selamünaleyküm. Sadece görüşme düzeyinde kalan bir süreci anlatmak zorunda değilsiniz. Anlatmamanız da uygun olur.
Selamünaleyküm. Evlenen bir kadının evini geçindirmek için çalışması gerekmez. Çalışmak erkeğin görevidir. Feragat edip çalışıyorsa, çalıştığını ya eşine bağışlıyor dur ya da kendine saklıyordur. Bağışladıklarının da hesabını soramaz. Kendine sakladıkları ise onun öz malıdır. Malından eşine vermek zorunda değildir. Eşi de kendisine ait malı hesabını hanımına vermek zorunda değildir.
Selamünaleyküm. Temettü haccı yapanların kurban kesmeleri gerekir. KURBAN KESEMEYECEK OLANLAR İSE kurban yerine on gün oruç tutarlar. Bu on gün orucun ÜÇ GÜNÜ BAYRAMDAN ÖNCE tutulur. Geri kalan yedi günü ise daha sonra istediği zaman tutulabilir.
Selamünaleyküm. Fetva verecek biri ile sizin Allah katında ne farkınız var; fetva veren kişi, dinden taviz verme yetkisi olan biri değildir ki! Onunla sizin ne farkınız var; siz, ateşten kendinizi koruyacaksınız, sizin adınıza o yanacak, bunu mu demek istiyorsunuz? Dinimiz, bir sistem değildir, dindir. Din, kıyamete kadar değişmeyecek kuralların adıdır. Bu mantıkla bakıldığında kadınların tesettüründen, oruca kadar her şeyde aynı kural geçerli olur. Altın ve gümüşün nakitle satılması kuralı hadisle sabit bir konudur. Hiç kimse bu hususta ilave bir kelime söyleyemez. İçtihada dayalı bir mesele değildir. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Devlet kurumlarının böyle bir uygulama yapması doğru olmaz. Özel kurumlar, bir aldatma söz konusu olmadıkça dilediğine uygun bulacağı fiyattan verebilir. Bunda bir sakınca yoktur.