Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Kadın ve erkek evlenirken hiçbir şeyleri yoktu ve düğünlerini yapma ve işyeri açmaları için gereken her türlü desteği kadının ailesi karşıladı. Bu sırada erkeğin ailesinden 1 kuruş bile gelmedi, düğünde takı olarak bile. Bunun sebebi erkeğin ailesi ile dargınlığı değildi. Sadece durumlarının iyi olmadığı iddiası idi (oysa sonraki evlenen kardeşe hem ev eşyaları hem altınları vb. yapılması gereken her şey tastamam yapıldı). (Bu arada bu erkek hala karısına mihrini bile vermedi. Kadın ise durumunuz düzelince verir diyerek ses çıkarmadı) . Kadın ve erkek yıllarca gece gündüz demeden (gerçekten geceleri bile çalışarak) bir iş sahibi oldular ve para kazanmaya başladılar. Kadın bu süre zarfında erkeğin haberi olmadan 1 kuruş bile bir yere harcamadı. Erkek ise karısının haberi olmadan akrabalarına gizli gizli paralar göndermişti ve bunlar ortaya çıktığında önceleri yalanlarken (göndermedim diye alenen yalan söyleyip gönderdiği ispatlanınca hiçbir şey olmamış gibi davranırken) sonraları bu benim param, istediğime veririm tavrına girdi. Kadına ise sen benden izinsiz hiçbir şey veremezsin diye dini hükümlerin arkasında sığındı. Sıfırdan beraberce elde ettikleri birikimlerinde kadının dinen tasarruf hakkı nedir? Erkeğin karısından habersiz ailesine veya başkalarına bu şekilde paralar vermesinde kadının hiç hakkı yok mudur? Kadın bu durumda ne yapmalıdır? Zira en yakınındaki kişinin her zaman yalan söyleyebilecek yapıda biri olduğu için yıkılmış ve artık birlikte omuz omuza çalışma isteği kalmamıştır. Kalbindeki kırıklıkları ise ancak Allah bilebilir. Allah rızası için fetvanızı rica ediyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Çok gergin bir durumdasınız. Eşinizin size verdiği iki yıl sözünde durması gerekir. Sizin de ev değiştirme uğruna ayrılmayı göze almanızı gayet çocukça buldum. Dul kalmaya değer bir işkence mi görüyorsunuz? Eşinizle daha makul ölçülerle konuşsanız, nihayetinde kadınların erkekleri ikna etmeleri kolaydır. İnatlaşarak ise bir yere gelemezsiniz. Eşinizin bir Sünnet'i yapmak için size sorması ise asla gerekmez.
Selamünaleyküm. Hayatta iken babanın tasarrufları miras uygulaması görmez. Baba hibe etmiştir ve o hibe ile dosya kapanmıştır. Kardeşin bunda bir hakkı yoktur.
Selamünaleyküm. Çok gergin bir durumdasınız. Eşinizin size verdiği iki yıl sözünde durması gerekir. Sizin de ev değiştirme uğruna ayrılmayı göze almanızı gayet çocukça buldum. Dul kalmaya değer bir işkence mi görüyorsunuz? Eşinizle daha makul ölçülerle konuşsanız, nihayetinde kadınların erkekleri ikna etmeleri kolaydır. İnatlaşarak ise bir yere gelemezsiniz. Eşinizin bir Sünnet'i yapmak için size sorması ise asla gerekmez.
Selamünaleyküm. Nasıl herkes kendi namazını kılıyorsa ailede de herkes kendi parasını harcar. Eşiniz size katkı yapmak zorunda değildir. Sizin harcamalarınızı muhasebe etmek de onun hakkı değildir. O, evdeki giderlerin makul şekilde karşılanmasından ötürü konuşabilir. Evde bir sıkıntı yoksa konuşmaya hakkı yoktur. Nikah akdi esnasında çalışacağını söylemiş ve siz de kabul etmedi iseniz eşinizin çalışması uygun değildir. Böyle şeylerin konuşulması da mümin bir ev için hiç yakışıklı değildir.
Selamünaleyküm. Sizinkini evlilik olarak isimlendirmek çok zor, nasıl bir evlilik, nasıl bir insanlık bu? Böyle şeylerin sözü mü olur? Evet, kadına takılan takılar, onun malı idi, onun rızası olmayan bir şeyde kullanılmaları yanlıştır. Sen onları tespit et, zamanla ödeyeceğini söyle ve elin genişleyince öde. Diğer konularda ise hakkını helal etmemek gibi bir hakkı yoktur.
Selamünaleyküm. Bekâretinizi ona verdiğiniz zifaftan sonra size verilecek mehri yüzde yüz hak etmiş bulunuyorsunuz. O mehri alın. Verilmezse mahkemenin vereceği başka isimli şeylerden onu karşılayın. Size hediye edilmiş altın ve benzeri şeyleri de geri vermeniz gerekmez. Kadın boşandıktan sonra, kesin boşama ile boşanmışsa (bain talak) kocasından nafaka alamaz. Rici talakla yani eşinin dönme ihtimali devam eden talakla boşanmış ise o durumda masraflarını alır. Kadın boşandığında hamile ise doğuma kadarki masrafları da eşinden alır. Buna göre durumunuzu değerlendirin. Geçmiş olsun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Temettü haccı yapanların kurban kesmeleri gerekir. KURBAN KESEMEYECEK OLANLAR İSE kurban yerine on gün oruç tutarlar. Bu on gün orucun ÜÇ GÜNÜ BAYRAMDAN ÖNCE tutulur. Geri kalan yedi günü ise daha sonra istediği zaman tutulabilir.
Selamünaleyküm. Sadece görüşme düzeyinde kalan bir süreci anlatmak zorunda değilsiniz. Anlatmamanız da uygun olur.
Selamünaleyküm. Fetva verecek biri ile sizin Allah katında ne farkınız var; fetva veren kişi, dinden taviz verme yetkisi olan biri değildir ki! Onunla sizin ne farkınız var; siz, ateşten kendinizi koruyacaksınız, sizin adınıza o yanacak, bunu mu demek istiyorsunuz? Dinimiz, bir sistem değildir, dindir. Din, kıyamete kadar değişmeyecek kuralların adıdır. Bu mantıkla bakıldığında kadınların tesettüründen, oruca kadar her şeyde aynı kural geçerli olur. Altın ve gümüşün nakitle satılması kuralı hadisle sabit bir konudur. Hiç kimse bu hususta ilave bir kelime söyleyemez. İçtihada dayalı bir mesele değildir. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Film senaryolarının önemli bir bölümü, film kalitesini geliştirecek şekilde hazırlanmaktadır. Filmlerin dinimize ait bir hususta kaynak olarak kullanılmasını kabul edemeyiz.
Selamünaleyküm. Birinci durumda size para, ne maksatla veriliyorsa onun dışında kullanmanız caiz olmaz. İkinci durumda da maaşı size veren banka ile yapılan anlaşmaya bağlı bir durumdur bu. Bekletilen maaşa ilave yapıyorsa bu tam bir faizdir, haramdır.
Selamünaleyküm. Kurban önemli bir ibadettir; tertemiz yapmaya çalışmalıyız. Böyle tereddütler içinde ortaklık olmaz.