Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Hocam ben ve eşim devlet memuruyuz, çalışıyoruz. Yaklaşık 4000 TL maaş alıyoruz. Aldığımız maaşın tasarrufu ve tasaddukunda sık sık problemler yaşıyoruz. Örneğin eşim, ailesi fakir olan yeğenlerimin okul ihtiyaçlarını karşılamama karşı çıkıyor; “Hakkım haram olsun!” veya “Çocuklarımın rızkını öyle kafana göre dağıtamazsın!” diyor. Bir diğer problem de eşimle evlendiğimde kendisi çalışmıyordu. İşimde ilerlemem ve mutlu bir yuva için bende zaten çalışan istemiyordum. Evlendikten bir kaç yıl sonra eşim memurluk kazandı. Çift maaşlı olmamız birçok maddi sıkıntılarımızı rahatlatmasına rağmen aile huzurumuza hiçbir bir katkı sağlamadı. Sık sık kavga ediyoruz. En çok da eşimin; “Seni ben kurtardım, sen bir halt değildin, ben seni adam ettim, ben zengin ettim” gibi lafları zoruma gidiyor. Kaç kere boşanmanın eşiğine geldik sırf bu sözleri yüzünden! Çalışmayı kendisi istiyor. Halbuki çalışmasına katlanan, hayallerinden kariyerinden ödün veren ben oldum. Sayın Hocam/hocalarım genel hatları ile problemim böyle... Bu ve benzeri ailevi problemlerin ışığında sizlere sorum şudur: 1) İslam hukukunda çalışan eşlerin birbirleri üzerindeki hakları nelerdir? (kayyumluk ya da eşitlik bağlamında) 2) Aile gelirlerinin tasarruf ve tasaddukunda kocanın yetkisi nedir?3) Benzer bir soruyu eşim sorsaydı cevabınız nasıl olurdu? Mümkünse soruları önce kuran ve sünnetteki delillere göre daha sonra günümüz şartlarına göre cevaplarsanız memnun olurum. Teşekkür ederim efendim...
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Yaptığınıza devam edeceksiniz, yapacak çok bir şeyiniz yoktur. Eşinizi çalıştırmakla yanlışı siz kabul etmişsiniz. Eşiniz evde olmalı ki bunlardan o sorumlu olsun. Yine de sabretmeye devam edeceksiniz. Bir zaman sonra o da yaptıklarına pişman olacaktır. Sabretmek çek çarenizdir. Tatlı diliniz de sizi kurtarır ondan önce.
Selamünaleyküm. Evlenen bir kadının evini geçindirmek için çalışması gerekmez. Çalışmak erkeğin görevidir. Feragat edip çalışıyorsa, çalıştığını ya eşine bağışlıyor dur ya da kendine saklıyordur. Bağışladıklarının da hesabını soramaz. Kendine sakladıkları ise onun öz malıdır. Malından eşine vermek zorunda değildir. Eşi de kendisine ait malı hesabını hanımına vermek zorunda değildir.
Aleykümselam. Bir mü’min kadının iş edinip çalışma mecburiyeti olmadan eşinin ona müreffeh bir hayat sağlama mecburiyeti vardır. Bunun karşılığında da kadının kadınlık dışında ek bir hizmet yapma mecburiyeti yoktur. Dinimizin genel ilkesi böyledir. Ne yazık ki dinimizi kendi hırs ve menfaatlerimize göre şekillendirmeye cüret ettiğimiz bir dönemde yaşıyoruz. Eşinizin sizden böyle bir şey isteme veya annesine istetme hakkı yoktur ama sizin bunu insanlık olarak yapmanız sizin artınız olur. Aile huzurunuzu sarsmadan sorun çözmeye gayret ediniz. Mevcut durumu değil ileriyi düşünün. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Çok gergin bir durumdasınız. Eşinizin size verdiği iki yıl sözünde durması gerekir. Sizin de ev değiştirme uğruna ayrılmayı göze almanızı gayet çocukça buldum. Dul kalmaya değer bir işkence mi görüyorsunuz? Eşinizle daha makul ölçülerle konuşsanız, nihayetinde kadınların erkekleri ikna etmeleri kolaydır. İnatlaşarak ise bir yere gelemezsiniz. Eşinizin bir Sünnet'i yapmak için size sorması ise asla gerekmez.
Selamünaleyküm. Bir erkeğin evlendiği kadının asgari şartlarda da olsa maişetini temin etmek mecburiyeti vardır. Ev temini, ısınma ve yiyecek temini, giyimin zaruri olanını temin etme gibi görevler yüzde yüz erkeğin görevleridir. Bunu yapamayan erkeğin bir kadını nikâhında tutma hakkı olmaz. Eğer bu sıkıntıları yaşıyorsanız durumu, aile büyüklerinizle beraber değerlendirin. Onu ikaz etsinler. Düzelme ihtimali yoksa yine aile büyüklerinin kararı ile kendinizi onun dışına alabilirsiniz ama bu hususta tek başınıza karar vermeyin. Sonra duygusallığınıza pişman olabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Çok gergin bir durumdasınız. Eşinizin size verdiği iki yıl sözünde durması gerekir. Sizin de ev değiştirme uğruna ayrılmayı göze almanızı gayet çocukça buldum. Dul kalmaya değer bir işkence mi görüyorsunuz? Eşinizle daha makul ölçülerle konuşsanız, nihayetinde kadınların erkekleri ikna etmeleri kolaydır. İnatlaşarak ise bir yere gelemezsiniz. Eşinizin bir Sünnet'i yapmak için size sorması ise asla gerekmez.
aile konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. (Soru birikimi nedeniyle cevabınız gecikmiştir, hakkınızı helal ediniz.) Anne babanızın rızası sizin bereketinizdir. Bereketsiz hayat istemiyorsanız onları kırmayın.
Selamünaleyküm. Burada düzeltilmesi gereken bir nokta var: Bulunduğunuz iş size göre değildir. Kendinize daha dolgun ve rahat edeceğiniz bir iş bulun.
Selamünaleyküm. Bir afet içinde kalmışsınız. Son nefese kadar umutla yaşamak zorundayız. Asla atmayın, kovmayın, umutsuz kalmayın. Dinden çıktığını söylemeyin, şeytana yardım etmeyin, bir milimlik kurtulma ihtimali varsa onu deneyin. Bir musibet içinde kalmışsınız, musibetinizi büyütmeyin. Dindarız diyorsunuz ama Avrupa'nın ortasında çocuk yetiştirilir mi onu düşünmemişsiniz. Sizin de hatanız olabilir. Sabırlı olun, gözünüzü yumun, acınızı içinize çekin. Çok dua edin.
Selamünaleyküm. Hemen durumu ikinizin de aile büyüklerine bildir. Bildirdi isen de son kere istişare ettiğini söyle. Onların kararına göre de boşan; böyle aile olmaz. Bu işi geciktirme!
Selamünaleyküm. Evlilikte aldatma yani, olan bir hastalığı, ayıbı gizleme boşanma nedenlerinden olabilir. Bu hususta sizin kararınız, özellikle bu aldatmaya dayalı ise yani başka bir nedeni siz gizlemiyorsanız boşanmanızda sakınca olmaz. Sadece sözünü ettiğinizi hastalığın varlığını belgeli bir şekilde ispat etmenizde yarar vardır.
Selamünaleyküm. Ailenizin sözünü dinlemenizde hayır vardır. Başladığınız işi iyi bitirin, gevşemeyin. Üzerinde işlemenin altın olarak bulunduğu yani sadece süslemesi altın olan malzeme kullanılabilir. Altının kaşık çatal gibi malzemede kullanılmamasını tercih etmeliyiz. Saf altından olduğunda kullanılması caiz değildir. Şüpheden uzak durulması gerekiyor.