Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Sizi Allah için seven, sohbetlerinizi dinleyen, dinlemek için yanınıza gelen, sizden anladığını başkasına anlatmaya çalışan 23 yaşında bir kardeşinizim. Benim sorum ailevi yönden yaşadığım sıkıntılar olacaktı hocam. Nerden başlasam bilemiyorum. Ben büyürken Refah Partisini öcü, sakallıları düşman görerek büyüdüm. Benim ailem dindar değil. O yüzden Allaha inandım demeyle direk cennete gidileceğini zannediyorlar ve bu yüzden bana her konuda çok karşı çıkıyorlar. Otur evinde namazını kıl ne işin var oralarda diyorlar. Hatta en son bir kampa gitmiştik, o kamp olayından sonra "bizde ki değerini iyice kaybettin" diyorlar. Bunlar her işin para ile hallolacağını düşünüyorlar. Bu ara da işler biraz durgun. Hatta geçen gün dedem dedi ki, sen bu işlerin peşinde koşarken yanıma gelsen dede 5 lira lazım desen seni tanımam bile dedi. Yani bilmiyorum hocam ne yapmalıyım? İnan Filistin uğruna şimdi canımı isteseler şimdi veririm. Ama ailem böyle yapınca bir şey diyemiyorum iste. Bide en büyük engel, yememiz ve içmemizin ailemle bir olması. Evleri ayırsak haberleri olmaz benim gittiğim toplantılardan falan ama simdi o durumumuz da yok. Biz 20 yaşımıza kadar gevur gibi yaşadık deyim yerinde ise. 1 Mayısda Taksime gidenlerin komünistlerin yaptığı eylemlerin ön saflarında yer alıyorduk. Şimdi çok çalışıp o açığı kapatmamız gerek. Ama önümüzde kocaman kocaman engeller. Dedemin lafları (ki dedem 75 yaşında 3-5 defa da hacca gitmiş bir Müslüman.) - Sana ne Filistinden , Irakdan, Kudüsden.. - Otur evinde namazını kıl, o gittiğin toplantılar, kitap tahlilleri için yanına gittiğin kişiler senin düşmanların. Falan gibi, böyle uzuyor gidiyor hocam. NE YAPMALI BİLMİYORUM HOCAM?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam.Dine hizmet sadece ders vermek değildir. İmtihan sadece hapse girmeye razı olmak değildir. Babanı, anneni ve çevreni kırmadan dökmeden idare edebilmek de bir imtihandır. Meseleye bu yönüyle bak. Bir de aşırı büyümeyi kaldırmak zor olabilir. Kuyumcu isen kuyumculuğu birinci iş, ders vermeyi de ikinci iş olarak yapmalısın. Elli kişilik bir kalabalık yerine beş kişilik kaliteli bir grup daha değerli olabilir. Şu hususu da sen ve nefsin bir de Rabbin baş başa düşünmende fayda vardır: Bunları yaparken bir dava heyecanı mı ağır basıyor sende yoksa bir gençlik hırsı mı? Bunu da test etmek için şöyle bir inceleme yapabilirsin? Bu çalışmayı sen kimin istişaresi ile yapıyorsun, bir alim, bir mürşit var mı etrafında? İki kitap alıp okumak, insanlara yön vermek için yeterli mi?
Aleykümselam. Kimse kimsenin hidayetini yönlendiremez. Peygamberlerin bile en çok sevdiklerinin hidayetlerine vesile olamadıkları olmuştur. Biz, en mükemmeli isteriz, hüküm Allah'ındır. O ne dilerse olacak olan odur. Siz, bir kere sabırlı olun. Asla vazgeçmeyin, yılmayın, yorulmayın, üşenmeyin. Aceleci olmayacaksınız. Yapacağınız en iyi şey, insanlıkta onların gözünde kusursuz olmaktır. Böylece senin üzerinden güzeli ve iyiyi görme fırsatını bulmuş olacaklar ama bu uzun vadede olur. Sabreden kazanır, kanun budur. Dua etmeyi de unutmayasın.
Selamünaleyküm. Yavrum, camiye gitmek ne demektir? İmtihanı bilen şuurda olmak demektir. Allah seni Filistin topraklarında Yahudi zulmü ile de imtihan edebilirdi. Bak ne güzel evinde sözlü bir imtihan geçiriyorsun. Şükretsene bu kadar ucuz bir imtihan içindesin, şükret. Hiç taviz verme ve yılma; o zaman kazanırsın. İlk sözle eriyen biri olmamalısın.
Selamünaleyküm. Sevgili kardeşim. Aşırılık ithamı ve yalnız kalmak senden önceki Allah dostlarının da kaderi olmuştur. Bunu dert etmemen gerekir. Sabredemezsen şeytanı sevindirirsin. Sözünü dinletemediğin yerden, sözünü dinletebileceğin yere geç, inatlaşıp kendini yıpratma. Git gide körü körüne konuşan adam durumuna gelirsin. Sabırlı ol, yoluna devam et, abartma.
Aleykümselam. 'Vakıf veya derneği din gibi görmek' cahillikten başka bir şey değildir. 'Vakıf veya derneği gereksiz görmek' de akıllıca bir iş değildir. Her şeyi yerli yerine oturtmak gerekir. Bir mü'min ne vakıfta iyi mü'min olur diyebiliriz ne de evinde iyi olur diyebiliriz. Herkesin kapasitesi ve ihtiyacı farklıdır. Sizin gibi bir anne kadının evi en büyük merkezi olmalıdır. Vakıf ve toplantılara da evinden artan zamanlarında gitmelidir. Haftada dört gün az da olabilir çok da olabilir; bu kişiden kişiye değişir. Sizin kalbiniz orada huzur bulmadığına göre terk edin orayı. Yeni bir yer bulmaya çalışın. Öncelikle de eşinizin izin verdiği yer olsun. Dini kendisi gibi gören hocada da, vakıfta da hayır yoktur. Daha mutedil düşünün, abartmayın konuyu. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Sadece mü'minleri değil, bütün insanları kuşatan bir merhamet anlayışı ile yaşamak imanımızın gereğidir. Ne var ki, sizin gibi bir öğrencinin böyle bir sorumluluktaki hissesi mesela bir zenginin, bir üst seviyede bürokratınki ile aynı olamaz. Sizin bir âlime olarak yetişmeniz, ilminizi Allah için kullanmanız, akademik unvanlara takılmamanız şeytan için büyük bir yenilgi olacağına göre sizin, şu zikrettiğiniz gibi yetişmeniz, yapacağınız kermesten ve benzeri faaliyetlerden daha değerlidir. Bir başka mesele de, gençler böyle faaliyetleri yapıyorlar ama sonunda mesela kendi düğünlerine gelince Somali'de bir kasabayı doyurabilecek israfı yapmayı da kaçırmıyorlar. Demek istiyorum ki, işin edebiyatı ile uygulaması arasında fark olmamalı ki, samimiyetimize melekler inansınlar. Gayret ediniz ama ilk gayretiniz takva ile bezenmiş bir ilim için olsun. Çünkü sizin takva ile bezenmiş ilminizle biiznillah bir kurtuluş bekleme umudumuz olur. Allah'a emanet olunuz.
dindar konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm, asla kabul etmeyin. Bile bile kuyunuzu kazmayın. Size böyle bir baskı yapmaya hakları yoktur.
Selamünaleyküm. İki Müslüman şahit sizin için yeterlidir. Mehir olarak da asgari veya azami bir limit yoktur. Sakın nikâhı bir zamanla sınırlı tutmayın.