Fetva Meclisi
Soru
Bir kadın ilkokul dahil okulunu tesettürlü okuyup sonrasında doktor olsa fakat herhangi bir nedenden dolayı (Örnek: Diploma) sadece bir kere kendi iradesiyle başını açacak olsa bu caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Elde edeceğiniz diploma ile para da kazanabilirsiniz, bu da hakkınızdır. Doktorluğunuzu, kibirlenmenize, insanların sizin yarattığınıza, siz olmasanız insanların öleceğine inanacak şekilde kullanmazsanız, zengin hasta ile fakir hasta sizin için aynı olursa, doktorluk icra ederken ibadetlerinizden geri kalmazsanız, insanla uğraşırken onu yaratanın kudretini görebilirseniz siz de diplomanızla Arş'ın gölgesine kanatlanırsınız. Ne kadın olmanız engeldir buna ne de erkek olmak bunun için bir ayrıcalıktır.
Selamünaleyküm.Bir kere okumanın tıp gibi kadınların muhakkak bulunması gereken bir alanda olduğunu var sayarak konuşalım. Sekreterlikten başka bir iş yapmayacağı bir branşta okumanın ne gereği olacak Üniversitelerde baş açılması sorunu sorunlardan bir sorundur sadece. Ona takılıp kalırken mesela ahlâk eridi, evlenip anne olma ruhu eridi; bunlara neden takılmıyoruz? Baş açmayı anlatmak için en müessir söz İMANDIR, Allah KORKUSU VE AHİRETTİR. Bunlara imanı olmayanın etkileneceği bir kitap olmaz. Onun için iman esaslarını çok iyi kavramak gerekiyor.
Kadının tesettürlü olması Allah’ın ona bir emridir. Bir başka emri de mesela namaz kılmasıdır. İman edip mü'min olması ise bütün emirlerinin çatısı durumundadır. İman var oldukça biiznillah bir emrin eksikliği diğerleri de reddedilmiyor demektir. Tesettürü almamak ise kendi başına bir günah olarak kalır elbette. Yine de siz gayret edin ve tam bir mü'min olmaya çalışın.
Selamünaleyküm. Hukuk diploması ile yapılabilecek işlerin hemen hemen tamamı aynıdır. İki şeye dikkat edin: Yapacağınız iş dininize hizmet olsun. Ve harama direk gireceğiniz hiçbir iş yapmayın.
İslam ile idare edilmeyen yerlerdeki meri hukuk ilminin öğrenilmesi ve ardından da elde edilen diplomanın verdiği hâkimlik ve benzeri mesleklerin icra edilmesi meselesini bu asırdaki ilim adamlarımızın ihtilaf ettiği konular arasında görüyoruz. Tamamen reddedenlerin yanında, değerlendirilebilir bulanlar da vardır. Erkek veya kadın ayrımı yapmadan önce bu yönünü ele almamızda yarar vardır. Şahsi kanaatimiz; itikat açısından kabul etmiyor olmamıza rağmen, şerden emin olmak açısından bu bölümlerin, dinine vâkıf gençlerimiz tarafından tahsil edilmesi ve diplomasının da kullanılması yönündedir. Evet, ortada bir risk vardır ama bu risk belki de camideki imam efendi için de vardır. Hiçbir meslek, İslam’ı merkeze almayan böyle düzenlerde el kol sallanarak icra edilebilir nitelikte değildir. Kadınların hukuk tahsilini ve tahsilin neticesi olarak hâkimlik ve savcılık gibi meslekleri icra etmelerini ise risk içinde risk taşıyan bir alan olarak görüyoruz. Çok özel yetiştirilmiş, koruma altında tutulmuş, mü'min çevresinden hiç koparılmamış ve orada bulunma maksadını imanı ile alakalı gören bir kadın için “ümmet adına kullanılmış bir zaruret” olarak değerlendirebiliriz. Avukatlık ise biraz daha olabilirliği bulunan bir alandır. Dikkat ederseniz ağır bir sorumluluğun ifadesi olan şartlardan söz ediyoruz. Bu da herkesi imanı ile baş başa bırakıp karar vermeye sevk etmektedir. Allah Teâlâ rızasına muvafık amellere hepimizi muvaffak kılsın. Yine Nureddin Hocamızın benzer bir soruya vermiş olduğu cevabı da sizinle paylaşayım; Evet, hukuk alanı “içeriği itibariyle” risklidir. Yaşadığımız ülkedeki durum itibariyle bir kere daha risklidir. Üçüncü bir risk de kadının o dikenlikte çekeceği mesleğe mahsus sıkıntılar olacaktır. Buna rağmen imanını ve Müslümanca duruşunu koruyabilen ve iyi bir çevrede kendini muhafaza edebilen bir hanım için “o işi yapamaz” diyemeyiz ama kim neye güvenerek o riski alabilir onu herkes kendi takdir etmelidir.
Bu sözler doğru ama yerli yerinde söylenmemiş sözler olabilir. İlahiyat veya başka bir bölümde erkek ya da kadın olarak okunmaz diye bir kural yoktur. Kural şudur: Mü'min kendisini bile bile harama itmez, haram ortamında tutmaz. Bu kural değil fakülte, cami için bile geçerlidir. Bir kimse kendisini ne kadar haramdan uzak tutabileceğine bakarak bu konularda karar vermelidir. Bir harama ya da cehennemde bir saniye kalmaya değebilecek bir fakülte bu kâinatta kurulmamıştır ve kurulamayacaktır. İkinci olarak da şunu açık yüreklilikle düşünmeliyiz: Herkes, İslam'a hizmet etme, diplomayı din için kullanma gibi bir sloganla bu işe giriyor ama diploması olan bu sözleri yastık altına atıyor. Öyle başlayıp başka amaçlarla bitirmek hiç hoş değil. Bile bile kendimizi aldatıyoruz sadece. Ne kadar samimiyiz, bunu da ölçelim. Rabbim yardımcımız olsun.