Fetva Meclisi
Soru
Hocam bir kadının hukuk okuması ve avukat veya savcı olması caiz midir? Savunduğu kişinin erkek olması veya işi gereği sahada olması ve erkeklerle iş amaçlı iletişim halinde olması uygun mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Kesinlikle adımlarımızın “kadın” olarak bulunacakları konumları sözünü ettiğiniz yerdeki konumlarından daha aşağı değildir. Belki de karşılaştırılması bile yapılamayacak kadar üstündür bile. Mü'min kadın olarak bulunun da nerede bulunursanız bulunun derim size ama sözünü ettiğiniz makamda bir zaman sonra sizi tanımak bile mümkün olmayabilir. Erkekleri nerede bu insanların da kadınlarını o koridorlarda feda edecekler? Mü'min hanım efendi olarak bulunacağınız yeri kalbinize danışın.
Allah yardımcınız olsun. Her Müslüman muhakkak bir işin görevlisidir, Allah Teâlâ kimseyi boş ve gereksiz yaratmamıştır. İnsan kendi ağırlığının oturacağı yeri bulamayınca gereksiz ve yersiz gibi kalır. Siz de bulunduğunuz yeri bu mantıkla değerlendirmeye bakınız. Asıl vazifeniz ve sorumluluğunuzun ÖNCE KENDİNİZİ iman ve ahlâk olarak muhafaza etmek olduğunu bilmelisiniz. Bulunduğunuz ya da bulanabileceğiniz yer şeytanın erkeği ile kadını ile insanı parçaladığı bir yer olabiliyor. Zaman ahiret zamanı denebilecek bir açılım içindedir, bu bir risk. Makamın getireceği rehavet ve “gereğini yapmaya mecbur kalma ezilmişliği” bir risktir. Bu risklere karşı adeta mücadele ederek bir ömür geçireceksiniz. Kendinizi bir an bile boşlukta bırakırsanız şeytan o anı sizin kayma anınız olarak yakalar ve bir daha geri dönmeniz olmayabilir maazallah. Size şunları tavsiye edebilirim: a- Önceliği kendiniz olarak görün. Dünya ve ahiretiniz olarak siz siz olmadıkça kime ne yararınız olacak da kalbiniz ondan huzur bulacak? Mum gibi eridikten sonra vereceğiniz mini bir ışık için “aydınlatma” demenin anlamı yoktur. b- Evliliğinizin bir iş uğruna heba olmasına izin vermeyin. Fıtratla ters düştüğünüz yerde kesin kaybedersiniz. c- Bulunmanız muhtemel görev neticede bir beşerî düzeni besleme görevi olacaktır. Dikkat edin, ahireti verip dünyayı almayasınız. Kerhen ve bin bir tedbirle bulunun orada. d- Bir bayan olarak erkeklerle bulunabileceğiniz ortam, çarşı pazarda bulanabileceğiniz kıyafet ve şartların ortamı olacaktır. Bu ciddiyetinizi asla gevşetmeyin. e- Beşerî bir sistemin ayrıntılarını öğrenirken dininize ait bilgileri ihmal etmeyin. f- Açık bir şekilde şirk veya haram olan sözler, teoriler ve benzeri sakıncalarla karşılaştığınızda imanınız sizi hareketlendirsin. En azından kalbinizden “Allah’ım ben bu sözleri, teorileri, maddeleri beğenmiş değilim, reddediyorum, ben senin dininden yanayım, beni affet” deyin. g- Bulunduğunuz noktada en iyiye talip olun, sürekli öğrenin. Orada bulunmanıza değecek bir gayret ve çalışma içinde olun. h- Bir istişare edilir kimseler listeniz olsun. İstişare etmeye çekinmeyin. Fıkıhta, Kur'an ilimlerinde veya benzeri ilimlerde istişare ederek kendinizi canlı ve aktif din bilgisi ile ayakta tutmaya çalışın. i- Çok dua edin. İbadetlerinizi ihmal etmeyin. Allah yardımcınız olsun.
Evet, hukuk alanı “içeriği itibariyle” risklidir. Yaşadığımız ülkedeki durum itibariyle bir kere daha risklidir. Üçüncü bir risk de bayanın o dikenlikte çekeceği mesleğe mahsus sıkıntılar olacaktır. Buna rağmen imanını ve Müslümanca duruşunu koruyabilen ve iyi bir çevrede kendini muhafaza edebilen bir hanım için "o işi yapamaz" diyemeyiz ama kim neye güvenerek o riski alabilir onu herkes kendi takdir etmelidir.
Dinimiz, "Müslüman kadının çalışması yasaktır." şeklinde bir kural koymamıştır. Bu yüzden kadının çalışması, para kazanması, zengin olmasında hiçbir sakınca yoktur. Kadın için de erkek için de çalışırken dikkat edilmesi gereken kurallar vardır. Bu kurallar yok sayıldığında çalışmak erkek için de kadın için de sıkıntı oluşturabilir. Bir hanım çalışacağı zaman kadınlığı, tesettürü zarar görmemelidir. Halvet (bir erkekle başkasının giremeyeceği bir ortamda yalnız kalma), erkeklerle karma bir ortamda mahremiyet kurallarını aşacak şekilde bulunma, göz kirliliği, temas sıkıntısı gibi sakıncalardan uzak olmalıdır. Çalışma şartları, kadının anneliğine de zarar vermemeli. Onu, çocuklarını ihmal edeceği bir pozisyona düşürmemelidir. Bu şartlara dikkat edildikten sonra kadının çalışmasında bir sakınca yoktur.
Aleykümselam. Mü'min olarak nerede dik durabilecekseniz, para ve makamın önünde eğilmeyecekseniz onu yapın. Hiçbir meslek sıfır sorunlu değildir. Her mesleğin sorunu kadar külfeti, külfetinin ağırlığı kadar da sorunu olabilir. Siz, mesleğe değil iradenizi ne kadar kullanabileceğinize bakın. Dininizi her an yanınızda bulundurabilecekseniz en yüksek puanlı olana girin. Yoksa hiçbir işe girmeyin, tarlada çalışın.
Avukatlık sadece faizli işlem üzerine yürütülen bir meslek değildir. Ama faiz kadar ağır olan bazı günahlar açısından kaygan bir zeminde icra edilebilen bir meslektir. Bu nedenle avukatlık için tanım yapıp 'icra edilemez' şeklinde bir kural koymayalım da, 'riskli alanlarda dikkat edilmesi gereken bir meslektir.' diyelim; daha adil davranmış oluruz. Çünkü faiz kadar yalan da ağır bir günahtır ve avukatlık açısından her adımda Müslüman'ı riske sokan bir tehlikedir. Ama sırf tehlike açısından bir karşılaştırma yapılacaksa imamlık bile sorunsuz bir meslek değildir bu düzen içinde. Kaçarak halledebileceğimiz bir iş yoktur aslı zatında. İmanımızı ve kişiliğimizi muhafaza ederek yangının ortasına dalmamız gerekebileceğini unutmayalım. Allah yardımcımız olsun.
avukatlık konusundaki diğer fetvalar
Güzel kardeşim, İmanın seninle beraber iken ve sen imanınla aktif isen mesleğin adı ve şekli önemli değildir. İmanın aktif olmadıktan sonra camide imam olsan ne olacak? Sen bu açıdan bak işe..
Önce şunu söylemeliyim size: Sıkıntısız bir meslek olmaz. İmanını yanında bulundurabilen de biiznillah her yerde güvende olur. Netice olarak da akademisyenlik sizin mesleğinizde en uygun olanıdır. Tavsiyemizi onun üzerinden alabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Danışmanlık ücreti açısından avukatlığın sıkıntısı yoktur. Sıkıntı faiz gibi harama alet olmak, zulme destek olmak, yalan ve hileye bulaşmak gibi durumlardan olur. Bir de küfür kurallarını benimseme açısından avukatlık ağır bir risk taşır.
Aleykümselam. Geciken borca fazlalık talebi faizdir, caiz değildir. Bunu talep eden, o işlemi yapan, kararlaştıran herkes faiz haramına bulaşmış olur. Tabii olarak avukat da vebale girer. Sadece avukatlık ve dava masrafları gibi harcamalar ana paraya ek olarak istenebilir. Sizin de o kalemden aldığınız işinizin karşılığı olan para helal olur.
Selamünaleyküm. Bu, kişiden kişiye, imandan imana değişir. Para önünde eriyen imanla, ateşlere atılınca bile yanmayan iman aynı mıdır? Kim neyi neden öğrendiğini kendi bilir. Hukuk da böyledir...