İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Selamünaleyküm. Hocam, Hukuk Fakültesi'nden bu yıl mezun oldum. Önümüzde avukatlık, hâkimlik, savcılık, vs. gibi meslek seçenekleri var. Uzun süredir çevremde bulunan bu mesleklerde görevli kişilere sorarak araştırıyorum. Her birisinin kendine göre çekiciliği/sıkıntılı yönleri var. Ancak tam da bu noktada kafama takılan mevzu şu; bu meslekleri icra ederken ölçümüz ne olmalı? Ehven-i şer uygulaması burada da devreye girer mi? Hâkimlik/Savcılık ile avukatlık mesleğinin hangisi bu açıdan ehven-i şerdir? Örneğin; yasal düzenlemeye göre taraflar istemese bile kanunen faize hükmetmek zorunda kalan bir hâkim vebal altına girer mi? Yahut müvekkili istediği için ya da dosya masraflarını ve vekâlet ücretini çıkarabilmek için bu faizi talep eden avukat haram yemiş olur mu? Faiz örneği haricinde benzeri konular da var tabi ki. (Boşanma, miras, ceza, vs. konularındaki İslam Hukuku ile olan farklılıklar)

Cevap

Aleykümselam. Mü'min olarak nerede dik durabilecekseniz, para ve makamın önünde eğilmeyecekseniz onu yapın. Hiçbir meslek sıfır sorunlu değildir. Her mesleğin sorunu kadar külfeti, külfetinin ağırlığı kadar da sorunu olabilir. Siz, mesleğe değil iradenizi ne kadar kullanabileceğinize bakın. Dininizi her an yanınızda bulundurabilecekseniz en yüksek puanlı olana girin. Yoksa hiçbir işe girmeyin, tarlada çalışın.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Avukatlığın bu bölümü risk taşımaktadır. Faize yardım bir faiz işlemidir. Direkt faiz değilse de faize yataklıktır. Müvekkil açısından ise durum böyle değildir. O, 'ben görmeden faizi al' der gibi yapmaktadır. Cebinden çıkarmadan faiz üzerinden masrafları vermesi bu anlama gelmektedir. Bu pozisyonda avukatın parasını alma açısından durumu daha ehvendir.

Selamünaleyküm hocam. Hukuk fakültesi öğrencisiyim ve bir hukuk bürosunda çalışı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Avukatlık sadece faizli işlem üzerine yürütülen bir meslek değildir. Ama faiz kadar ağır olan bazı günahlar açısından kaygan bir zeminde icra edilebilen bir meslektir. Bu nedenle avukatlık için tanım yapıp 'icra edilemez' şeklinde bir kural koymayalım da, 'riskli alanlarda dikkat edilmesi gereken bir meslektir.' diyelim; daha adil davranmış oluruz. Çünkü faiz kadar yalan da ağır bir günahtır ve avukatlık açısından her adımda Müslüman'ı riske sokan bir tehlikedir. Ama sırf tehlike açısından bir karşılaştırma yapılacaksa imamlık bile sorunsuz bir meslek değildir bu düzen içinde. Kaçarak halledebileceğimiz bir iş yoktur aslı zatında. İmanımızı ve kişiliğimizi muhafaza ederek yangının ortasına dalmamız gerekebileceğini unutmayalım. Allah yardımcımız olsun.

Faiz alan da veren de melundur, hadisi dikkate alındığında mevcut hukuk sistemin
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Geciken borca fazlalık talebi faizdir, caiz değildir. Bunu talep eden, o işlemi yapan, kararlaştıran herkes faiz haramına bulaşmış olur. Tabii olarak avukat da vebale girer. Sadece avukatlık ve dava masrafları gibi harcamalar ana paraya ek olarak istenebilir. Sizin de o kalemden aldığınız işinizin karşılığı olan para helal olur.

Selamünaleyküm hocam. Avukatlık mesleğini yapmaya hazırlanıyorum. Ancak şöyle bi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Değerli kardeş, Doğruluğunda tereddüdümüz olmayan ya da iki Müslüman'ın hiçbir şekilde tereddüt etmeyecekleri bir gerçeği söylüyorsunuz: Biz, kanunları İslam olmayan bir ülkede yaşıyoruz. Daha da ötesinde diyebiliriz ki, hukuk sistemi olarak İslam'ı yok sayıp, yerine kendini oturtmak isteyen bir sistemde yaşıyoruz. Bu husus tartışmayı gerektirmeyecek kadar açıktır. Ancak ne yapılması gerektiği hususu, tartışma konusudur. Yıllardan beri Müslümanlar, doğrudan veya dolaylı olarak bu konuyu tartıştılar. Sizin de bildiğiniz gibi hiçbir endişe yokmuş gibi girip çıkan da olmuştur küsüp gider gibi kendini dışlayan da olmuştur. Geldiğimiz nokta ise ortadadır. Bir Müslüman, sadece kendisini düşünecekse yani namaz kılıp evinde oturmakla yetinecekse, gerçekten onun için bir sorun yoktur. Bir de bol bol nafile oruç tutar, kandil gecelerinde de mevlit dinlerse işi tamamdır. Ama böyle bir tavır, ne kadar Ümmet olma şuuruna yakın bir tavırdır? Ruhbanlıkla cemaat adamı olmak arasındaki fark burada gözümüze çarpmıyor mu? Meseleyi daha iyi anlamamıza yardım edecek bir tafsilata da işaret edelim: Bir camide imam olan kişi, avukattan ne kadar farklı olabilir ki? Bir imamın -hususi endişeler taşımaması durumunda- avukattan daha iyi sayılabilecek hangi yönlerini bulabilirsiniz? Eğer meseleye uzaktan seyreden bir bakışla bakacaksak durum budur. Hayır meseleye Ümmet'imizin geçirdiği badirelerden biri olarak bakacaksak daha geniş bir açı çizmemiz şart olmaktadır. Meselenin başka bir boyutu da samimilik boyutudur. Hukuk ve benzeri alanlardaki 'İslam dışılık' endişesini; en az hukuk kadar 'İslam'ın dışında kalmış olma hatta İslam'la savaşma' hâlinde olan mesela ekonomiye, neden aynı şekilde uyarlamıyoruz? Yoksa faiz üzerinden servet elde etmek hafif bir günah türü müdür? Bütün suç hukukun üzerinden mi muhasebe edilecektir? İşimize gelen ve gelmeyen ayrımı yapabilir miyiz? Yoksa 'bu zorunluluk gereği' mi diyeceğiz? Ümmet adına yapılan işlerde böyle kararlar verilemez. Eğer mesele bütün Müslümanları alakadar eden bir mesele ise o zaman Ümmet adına karar verecek mercilerin yani ulemanın ve âkiller kadrosunun devreye girmesi gerekir. Onlar da böyle bir kararı verirken dünü, bugünü ve yarını düşünerek karar vereceklerdir elbette. Kesinlikle hukuk, dikenli bir ormanı andırmaktadır. İçinde dolaşıp da gömleğini dikenlere takmamak neredeyse mümkün değildir. Ama yol almak diye bir derdi olanlar, gerektiğinde gömleklerini feda etmesini de bilmelidirler. Hem gömlekten olmaya razı olmamak hem de yol almaya çalışmak kime nasip olmuş! Dinimiz ve taviz kelimelerini katiyetle bir araya getirmeye yanaşmayız. Din, üzerinden taviz verilebilir bir değer değildir. Yahudiler öyle yaptıkları için Yahudi oldular. Biz inşaallah dinimizi koruma hassasiyetiyle yaşayacağız. Fakat, dinimizin asla esnemez kuralları olduğu gibi, şu şekilde de olabilir denecek kuralları vardır. Zaruretler hâlinde ruhsatla amel edilebilecek bölümleri vardır. Sizin gibi olanların izlemesi gereken siyaset şu olmalıdır: a- Bir kere İslam'ın aslını ve ana hatlarını bilmelisiniz. Bir 'İslam' kelimesinin etrafında dönüp durmak yerine, onun iç sistemini bilmek ve bu uğurda yürümek gerekir. b- Münferit kararların hayır getirmesi beklenmez. Zaten eğer İslam ise gayemiz, İslam istişareyi mü'minlik standartlarından biri olarak önümüze koymuştur, ona riayet edelim. c- Bu meseleyi veya herhangi bir meseleyi yirmi dört saatimizin bütününü işgal edecek ve diğer görevlerimizi mesela ailemizi, günlük ibadetlerimizi ihmal ettirecek hâle getirmemiz de doğru olmaz. Her şeyi dengede ve yerli yerinde değerlendirmeliyiz. İfrat veya tefrit hatadır. d- Muhakkak bir cemaat içinde ve cemaatle hareket hâlinde olmalıyız. Bu cemaat de İslam'ı kendi idrakine göre anlayan, kalıplarını aşamayan, mü'minleri kuşatacak geniş bir yürek taşıyamayan bir karakterde olmamalıdır. Ümmet'i bütün renkleriyle ve sorunlarıyla, farklılıklarıyla, geçmişle gelecek arasında dengeli bir yerde durarak kavrayabilen bir cemaat, içinde bulunmayı zorunlu gördüğümüz cemaat olmalıdır. İslam'ın bir alanını, kendine çalışma alanı yapıp gerisini yok gören anlayıştan uzak kalmaya mecburuz. e- Biz umut ümmetiyiz. Kıldan yapılmış göçebe çadırlarında yaşayanların bile Kur'an nuruyla nurlanacağına, küfür ehlinin nihai galibiyeti elde edemeyeceklerine, durum ne olursa olsun sonunda Allah'ın yardımının bize ereceğine, dünyanın ahiretteki kazancımızın yanında bir hiç olduğuna iman ediyoruz. Bu iman, bizim enerjimiz ve çalışma aşkımızdır. Yanar eririz ama ateşe atılırken bile 'Rabbim bana yeter!' deriz. İslam'ın sistemi, hilafeti kalkmış olabilir. Bir gün daha gür ve daha müessir olarak geri geleceğine imanımız, yarın sabah güneşin doğacağına olan itimadımızdan daha fazladır. Dik durun, erimeyin, küçük düşünmeyin, küçük ve dağınık düşünenlerle mesafeli kalın. Allah'a emanet olun.

Muhterem hocam, hukuk fakültesi son sınıf talebesiyim. Allah nasip ederse bu yıl
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Memurluk, çalışma azmi olmayan tembelliğe meyilli insanların tercihidir. Taştan su çıkaracak insan olmak gerekir. Başka bir iş yapamayacaksanız memur olun ya da muhakkak sizin doldurmanız gereken bir boşluk varsa o zaman da mecburen memur olun. Fakat hiçbir şekilde bu durum sizin hantal kalmanızın nedeni olmasın.

Selamünaleyküm hocam, üniversite 4.sınıftayım. KPSS’ye çalışmak ile dinimi öğren
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Mesele avukatlık veya başka bir meslek meselesi değildir. Bir meslek sahibi mesela cami imamı bile olsa imanı açısından riskli durumda olabilir. Meseleyi imanına sahip olmak, Allah’tan korkan biri olmak şeklinde bakarak karar verin.

Avukat biriyle evlenmek uygun mu? Kazandığı para helal oluyor mu? Adaleti gözets

avukatlık konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bu, kişiden kişiye, imandan imana değişir. Para önünde eriyen imanla, ateşlere atılınca bile yanmayan iman aynı mıdır? Kim neyi neden öğrendiğini kendi bilir. Hukuk da böyledir...

Hocam hukuk fakültesinde okumak dinimizce iyi değil deniliyor, daha doğrusu avuk
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Danışmanlık ücreti açısından avukatlığın sıkıntısı yoktur. Sıkıntı faiz gibi harama alet olmak, zulme destek olmak, yalan ve hileye bulaşmak gibi durumlardan olur. Bir de küfür kurallarını benimseme açısından avukatlık ağır bir risk taşır.

Selamünaleyküm. Saygıdeğer hocam, avukatlık mesleğinden kazanılan kazancın İslâm
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Önce şunu söylemeliyim size: Sıkıntısız bir meslek olmaz. İmanını yanında bulundurabilen de biiznillah her yerde güvende olur. Netice olarak da akademisyenlik sizin mesleğinizde en uygun olanıdır. Tavsiyemizi onun üzerinden alabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun.

Hocam, Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisiyim. Meslek seçimi noktasında size dan
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Güzel kardeşim, İmanın seninle beraber iken ve sen imanınla aktif isen mesleğin adı ve şekli önemli değildir. İmanın aktif olmadıktan sonra camide imam olsan ne olacak? Sen bu açıdan bak işe..

Hukuk fakültesi son sınıf öğrencisiyim. “Hukuk, ormanda kurtlar ve çakallarla bo
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Allah'ı tercih eden anlayışınızdan ötürü sizi tebrik ederim. Ne mutlu size ki meleklerin lanetinden kurtuldunuz. Faizli bir kurumla ilişkide olmanın, ne kadarı haramlaştıracağından önce, o ilişkinin getireceği strateji hatasının vebalini düşünmek zorundayız. Geçmişteki kazancınızı tüktebilirsiniz. Bir daha faize destek olan bir işi almayın yeterlidir. Allah işinizi kolay etsin, hayatınıza bereket versin.

Selamun Aleykum muhterem hocam. Ben Nevsehir ilinde yaklasık 7 senedir avukatlık

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.