Fetva Meclisi
Soru
Selamun Aleykum muhterem hocam. Ben Nevsehir ilinde yaklasık 7 senedir avukatlık yapıyorum. 3 ay öncesine kadar da faizle muamele yaptığı aleni olan bir bankanın işlerini yürütmekteydim. Yani o bankanın icra takibine düşmüş olan alacaklarının tahsili için çalışmaktaydım. Bu işlemlerden kazandığımız meblağların yaklaşık %80'i asıl alacağa, kalan %20'si de faize bağlıydı. Elhamdulillah bu bankanın avukatlığını Allah rızası ve korkusu sebebiyle terkettim. Size sorum şu olacak; Banka avukatlığından elde ettiğimiz kazancın %80'inin faizden değil de asıl alacak tahsilinden kaynaklanıyor olması kazancın bu kısmını helal kılar mı? Yoksa bu bankanın her tür kazancı (asıl alacak da dahil) haram mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Geciken borca fazlalık talebi faizdir, caiz değildir. Bunu talep eden, o işlemi yapan, kararlaştıran herkes faiz haramına bulaşmış olur. Tabii olarak avukat da vebale girer. Sadece avukatlık ve dava masrafları gibi harcamalar ana paraya ek olarak istenebilir. Sizin de o kalemden aldığınız işinizin karşılığı olan para helal olur.
Selamünaleyküm. Bir kere bu kardeşimiz mükemmel bir tevbe etmelidir. Tevbesini canı bilmelidir. Sonra da ana sermayesini helal malı olarak bilmeli ve faizden geldiği kesin olan rakamı da elinden çıkarmalıdır. Elinden çıkarırken de sadaka gibi bir niyet edemez, haramla sadaka olmaz. Üçüncü muhtaç zannettiği bir veya bir kaç kişiye devretmesinde sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Sizin aldığınız paranın size helalliğinde bir sıkıntı yoktur.
Selamünaleyküm. Avukatlığın bu bölümü risk taşımaktadır. Faize yardım bir faiz işlemidir. Direkt faiz değilse de faize yataklıktır. Müvekkil açısından ise durum böyle değildir. O, 'ben görmeden faizi al' der gibi yapmaktadır. Cebinden çıkarmadan faiz üzerinden masrafları vermesi bu anlama gelmektedir. Bu pozisyonda avukatın parasını alma açısından durumu daha ehvendir.
Aleykümselam. Önce istiğfar edin. Allah Teâlâ'nın hatanızı affetmesi için yalvarın. Tevbe edin. Ondan sonra da faizden gelen kadar kısmı bir yolla elinizden çıkarın. Zamana yayarak da olsa bunu yaparsanız inşaallah bir vebal kalmaz.
Faiz konusunda şunu bilmelisiniz: Direkt veya dolaylı, faize destek olan herkes vebal altındadır. Bu nedenle sadece faizli işleri yürüterek yaptığınız işten elde ettiğiniz kazanç da helal olmayı kaybeder. Bazı dosyalar itibariyle işlemin adı veya yürütülmesi faiz hükmü dışına kayabilir ama bu bir istisna dairesinde kalır. Alternatifsiz kaldığınızda o işi bırakmalısınız. Allah yardımcınız olsun.
avukatlık konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu, kişiden kişiye, imandan imana değişir. Para önünde eriyen imanla, ateşlere atılınca bile yanmayan iman aynı mıdır? Kim neyi neden öğrendiğini kendi bilir. Hukuk da böyledir...
Aleykümselam. Mü'min olarak nerede dik durabilecekseniz, para ve makamın önünde eğilmeyecekseniz onu yapın. Hiçbir meslek sıfır sorunlu değildir. Her mesleğin sorunu kadar külfeti, külfetinin ağırlığı kadar da sorunu olabilir. Siz, mesleğe değil iradenizi ne kadar kullanabileceğinize bakın. Dininizi her an yanınızda bulundurabilecekseniz en yüksek puanlı olana girin. Yoksa hiçbir işe girmeyin, tarlada çalışın.
Aleykümselam. Danışmanlık ücreti açısından avukatlığın sıkıntısı yoktur. Sıkıntı faiz gibi harama alet olmak, zulme destek olmak, yalan ve hileye bulaşmak gibi durumlardan olur. Bir de küfür kurallarını benimseme açısından avukatlık ağır bir risk taşır.
Önce şunu söylemeliyim size: Sıkıntısız bir meslek olmaz. İmanını yanında bulundurabilen de biiznillah her yerde güvende olur. Netice olarak da akademisyenlik sizin mesleğinizde en uygun olanıdır. Tavsiyemizi onun üzerinden alabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun.
Güzel kardeşim, İmanın seninle beraber iken ve sen imanınla aktif isen mesleğin adı ve şekli önemli değildir. İmanın aktif olmadıktan sonra camide imam olsan ne olacak? Sen bu açıdan bak işe..