Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm Nureddin hocam. Arkadaşım Ankara’da bilgisayar işi yapıyor, işleri de iyi durumda. Bugün kendisinden şunu öğrendim, bu arkadaşın 60.000 liralık sermayesi varken para satmaya başlamış ve şu anda 60.000 lira ana para ve 30.000 lira da faizi ile birlikte 90.000 lira parası olduğunu söyledi. Tabii ben kendisine faizin zararlı olduğunu anlatmaya çalıştım. Ayrıca tefecilik yapan birisinden alışveriş bile yapmanın yanlış olduğunu söyledim. (Çünkü benim de alışverişim var bu arkadaşla.) Hatta sizin faizi anlatan bir videonuzu kendisine izlettirdim. Kendisi de yapmış olduğundan hoşnut olmadığını söylüyor ama geçmişte maddi olarak çok sıkıntılar geçirdiğini ve bu sayede biraz daha güçlendiğini ve işin tatlı geldiğini söylüyor. En son kararı şu şekilde aldı; ben bu işi yapmayı (para satmayı) istemiyorum. Şimdiye kadar faizden kazandığım paraları ne yapmam gerekir, ve ana para ne durumdadır?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Allah'ı tercih eden anlayışınızdan ötürü sizi tebrik ederim. Ne mutlu size ki meleklerin lanetinden kurtuldunuz. Faizli bir kurumla ilişkide olmanın, ne kadarı haramlaştıracağından önce, o ilişkinin getireceği strateji hatasının vebalini düşünmek zorundayız. Geçmişteki kazancınızı tüktebilirsiniz. Bir daha faize destek olan bir işi almayın yeterlidir. Allah işinizi kolay etsin, hayatınıza bereket versin.
Aleykümselam. Kârı sabit bir ortaklık kâr ortaklığı değil faizli işlemdir. Şöyle yapmalısınız: Yüz bin lira ile size ortak olsun. Onun yüz bin lirasını sizin sermayeniz veya iş gücünüzün bir oranına tekabul ettirin. Yani onun parası sizin gücünüzün mesela yüzde üçü olsun. Bir ay sonra kâr ederseniz kârın yüzde üçünü ona verin. Zarar ederseniz de yüzde üç o da zarar etmiş olsun. Tam helal olarak böyle yapabilirsiniz. Onu davet edin yeniden akit yapın aranızda.
Selamünaleyküm. Faizli bir işe bulaşmanız harama girmeniz olmuştur. Ondan tevbe etmelisiniz. O işi sürdürdükçe de bereketi olmayan bir işi sürdürmüş olacaksınız. Buna göre karar verin.
Selamünaleyküm. Aç kalmadıkça Müslüman böyle işlere germemelidir. Birinin sırtından kazanmak yoktur bizde. Adının ne olduğu önemli değildir. Niteliği şüpheli bir iş olarak yapmamanızı tavsiye ederiz.
Selamünaleyküm. Bir şeyin haram olması veya şüpheli olması başka şey faiz olması başka şeydir. Elbette bankanın çevresindeki hava bile sorunlu havadır ama faiz ve faize bulaşmışlık ayrı şeylerdir. İkisi arasındaki fark, birinden kaçınmanın direk şart oluşu diğerinden de zaruret oranında kaçınmanın gerekliliği şeklindedir.
Selamünaleyküm. Öncelikle size, bu işi yaparken ehil birini danışman tutmanızı tavsiye ederim. Bu işi yapanlar daha sonra kardeşliklerini, arkadaşlıklarını mahkeme salonlarında tükettiler. Şeytan için iyi bir yatırım olabilirsiniz. Aman çok dikkat ediniz. Şirketinizi bir şahıs gibi kabul etmeniz de mümkündür, şirkette herkesin hesabını kendisinin tutacağı bir yol da izleyebilirsiniz. İkisinde de yapacağınız şeyin sonucu aynıdır. İsterseniz, şirketin üzerinden hesap yapın ama bu kimin yakınına verilecek gibi bir tartışmaya neden olabilir aranızdaki samimiyete zarar verebilir. Paranızı işletecek birine yetki verin, kuralları koyun, o yürütsün. Allah işinize bereket versin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Seferi olduğu hâlde oruca niyet eden hastalık ve benzeri bir özür olmadığı sürece orucunu bozamaz. Bozacak olursa keffaret gerekmez, kaza etmesi yeterli olur.
Aleykümselam. Zina, Allah’ın en büyük haramlarından biridir. Ramazan da Allah’ın en mübarek mevsimlerinden biridir. Bu iki zıddı birleştiren ise en çetrefilli işlerden birini yapmıştır. Allah’ın mağfireti ve rahmeti ise kâinatı sayılamayacak kere kuşatmıştır. Yeter ki kul, ciddi olsun. Tevbesi muhteşem olsun.
Aleykümselam. Bunun için tevbe ve istiğfar etmek gerekir. Bundan sonra geri dönüşü olmayan bir iş için istiğfar etmeye devam etsin.
Aleykümselam. Gayet normal bir durumdur bu. Zaman zaman pek çok insanda olur. Bu sendeki iman hareketliliğinden kaynaklanır. Takma ve işine bak. Bununla meşgul olursan şeytan seni eritir. Dikkat et. İbadetlerine devam et ve bunları gündem yapma.
Aleykümselam. Kulağınızda küpe deliği bulunduğu hâlde takmadığınız için gusle mani olup olmayacağını soruyorsanız mesele şöyledir: Küpe veya başka bir nedenle kulakta açılmış bulunan delikten gusül esnasında içeri su girmesi gerekmektedir. Delik olan kısım dış deri gibi kabul ediliyor. Tıkanıp kapanmadıkça içeri su sokulacaktır. Bunun için suyu kulak yumuşağınızda ovmanız yeterli olabilir.
Aleykümselam. Teravihi evde de kılabilirsiniz.