Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben çok stresli bir kızım bu sebepten dolayı olmalı ki kaş ve kirpiklerimi çekiyorum elim direkt oraya gidiyor. Böyle olunca da kaş ve kirpiğim çok azalıyor. Doktora gittiğimde antidepresan verdi ama kullanmak istemedim. Senelerdir kendimle cebelleşiyorum birçok şey sürdüm kaşıma kirpiğime ki dokunmayım diye ama olmuyor stresli olmam, çok düşünmem beni bitiriyor. Allah'ın emaneti olan bedenime sahip çıkamıyorum. Ne yapmalıyım hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
İlacınızı kullanmak, tedavi olmak ve uzmanların önerilerine uymak kesinlikle Allah’ın rahmetini ve şifasını talep etmenin bir yoludur. Şifa için ilaç kullanmak şirk değildir. Çünkü ilaçlar sadece birer vesiledir. Şifa veren Allah’tır. İlaç kullanırken şifayı sadece Allah’tan bekleyerek bunu dualarla pekiştirmeniz, imanınızı da güçlendirir. Mevcut ilaç sizi daha kötü hissettiriyorsa, doktorunuza danışarak başka bir tedavi yöntemi talep edebilirsiniz. Tıbbi yolların yanı sıra manevi destekler de ihmal edilmemelidir. Namazın, Allah ile kul arasında özel bir bağ olduğunu hatırlayın. Namazı kılmaya başlamanız, sizi hem manevi olarak rahatlatacak hem de Allah’a daha yakın hissetmenize vesile olacaktır. Ancak bunu bir ceza ya da baskı hissiyle değil, bir bağışlanma ve huzur kapısı olarak görmelisiniz. Eşinizle yaşadığınız iletişim problemini çözmek adına onunla sakin bir şekilde konuşmayı, hislerinizi paylaşmayı deneyebilirsiniz. Destek görmediğiniz bu durum karşısında, kendi maneviyatınızı güçlendirmek ve çocuklarınıza daha sağlıklı bir ortam sunmak için sabırlı olmanız gerekebilir. لَا إِلٰهَ إِلَّا أَنْتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ "Senden başka ilah yoktur, Seni her türlü noksandan tenzih ederim. Gerçekten ben zalimlerden oldum." Bu dua, Hz. Yunus aleyhisselamın balığın karnında yaptığı tevbe ve yakarış duasıdır. Sıkıntılarımızda ve zorluklarımızda Allah’a yönelmek için çok kıymetli bir duadır. Sıkça okumanızı tavsiye ederim.
Selamünaleyküm. Kendinizi Allah'tan gelen bir hastalığın sahibi olarak görmelisiniz. Bu da tedavi için gereken ne ise onu yapmaya mecbur etmelidir sizi. Kendinizi gizlemeniz gerekmez. Sizin hastalığınızdan tedavi gören arkadaşlarım oldu. Doktor tedavisini ihmal etmemelisiniz. Sizinle evlenmek için gelenlere de tedavi sürecinizi konuşarak evlenmeniz doğru olandır. Sizi o halinizle kabul eden biri olursa evlenin. Evlilik size doktorunuz tarafından yasaklanmadı ise onu geciktirmeyin. Geçmiş olsun.
Allah Teâlâ afiyetinizi daim etsin. Önceliğin sağlığın olsun. Sağılığınla ciddi olarak ilgilen. Bundan sonraki hedefin ise dini bilgini geliştirmek olsun. Abartmadan, takıntı yapmadan bilgi edinmeye bak. Aceleci olma. Acelecilik seni yıpratabilir. Bulabildiğin kadar kendine samimi arkadaş bulmaya çalış. Az da olsa samimi arkadaş senin için ilaç gibidir. İstikrarlı bir Kur'an okuman olsun. Mesela günlük beş sayfa oku. Belli zikirler yap. Anne babanın duasını almaya çalış. Allah yardımcın olsun.
Allah size afiyet versin. Acilen sıhhatinize kavuşasınız. Kullandığınız ilacı size doktor verdiği sürece bu tür aksaklıklar size günah nedeni olmaz. En kısa zamanda sıhhatinize kavuşur, eksiklerinizi kaza edersiniz. Yeter ki siz, bilerek ihmal etmeyin. Vesvese etmenize de gerek yoktur. Tekrar geçmiş olsun.
Kendinizi olduğu gibi kabul etmeye çalışın. Kendinizi güzellik üzerinden değerlendirmeyin. Allah’a "Beni seviyor musun?" diye sormak yerine, "Senin sevgini nasıl daha çok hissedebilirim?" diye düşünün. Kendinizi suçlamak yerine, şefkatle yaklaşın. "Ben de bir kulum, eksiklerim var ama Rabbim beni yine de kabul ediyor" deyin. Biriyle konuşun. Bir terapist, bir hoca ya da güvenilir bir dost. Bu yükü tek başınıza taşımak zorunda değilsiniz. Özetle, sizin tek başınıza yürüttüğünüz bir mücadele var. Ama Allah sizi terk etmedi. Belki de en çok O’na ihtiyacınız olan bu zamanda, O'ndan kaçmak yerine O'na yaklaşarak huzuru bulabilirsiniz. Bazen dua etmek bile gelmez insanın içinden. O zaman sadece "Rabbim, bana yol göster" demek bile yeter. Kendinize yüklenmeyin. Siz değerlisiniz. Ve Allah, sizi böyle yaratmakla hata yapmadı. Siz tam da olması gerektiğiniz gibisin. اللَّهُمَّ اكْفِنِي بِحَلَالِكَ عَنْ حَرَامِكَ، وَأَغْنِنِي بِفَضْلِكَ عَمَّنْ سِوَاكَ. Türkçe Anlamı: "Allah’ım! Beni helâlinle haramından koru, lütfunla Senden başkasına muhtaç etme." Bu duayı özellikle sıkıntılı hissettiğinizde, sabah-akşam veya namazlardan sonra okuyabilirsiniz. İçinizdeki huzursuzluğu hafifletmek için, samimi bir şekilde Allah’a yönelerek dua etmek çok etkili olacaktır inşallah. Allah gönlünüze genişlik, kalbinize huzur versin.
Bu durumdaki genç bir kız için nasihat, rica gibi yöntemler veya azarlama, kınama gibi tavırlar olumlu sonuç vermez. Büyük oranda daha da sertleşmeye ve uzaklaşmaya götürebilir maazallah. Şöyle bir yöntem izlemenizi ve sabırla sonucu beklemenizi tavsiye ederiz: - Sanki küçük bir çocukmuş da başını açmış gibi bakmaya çalışın, buna kendinizi ikna edin. - Onunla günlük hayata dair ortak noktalar oluşturun. Mesela sevdiği aile bireylerini beraberce ziyaret etme, onunla birliktelikten hiç bunalmıyormuş gibi gösterip beraberce gezme... - Örtü ve benzeri konuları onunla hiç konuşmayın ama hiç! - Babalık ve annelik sevginizi, alakanızı artırın. 'Canım kızım' gibi ifadeleri samimi bir şekilde kullanın. Mantığımız şu olacak: Zaten bu küçük çocuk, başını örtmese de olur. - Sevginizi artırmakla onun imandan çıkmasını engellemiş olursunuz. Çok geçmeden de eskisinden daha iyi örtünür biiznillah. Örtüsüne takılır kalırsanız yarın maazallah imanı ile ilgili ne yapacağınızı araştırmak zorunda kalabilirsiniz. Beterin beteri var. Kendinizden ittikçe o da şeytana daha yakın duracaktır. Bu durumda iken onu kurtarma ihtimaliniz üç ise o zaman bire düşecektir. - İnsanların, akrabalarınızın ne dediğine ne diyeceğine takılmayın. Sizin derdiniz size yeter, ateş düştüğü yeri yakar. Sizden başkası size kesin çare olacak şeyler göstermez. - Bu reçete zordur ama en azından sebep siz olmadığınız için veya onu daha fazla itmediğiniz için huzur içinde olursunuz. Aksi ise hem onu kaybetme hem kendinizi yıpratma ve kahretme şeklinde olur. - Bitmez tükenmez bir dua hamlesi başlatın. Onun yüzüne veya duyacağı ortamlarda değil ama siz ve Rabbiniz başbaşa iken çokça dua edin. Özellikle zaman zaman teheccüde kalkın ve dua edin. Duanız ve sabrınız yoksa Allah'ın yardımı da yok gibidir, bunu unutmayasınız. - Allah yardımcınız olsun, size sabırlar indirsin. Amin.Bu durumdaki genç bir kız için nasihat, rica gibi yöntemler veya azarlama, kınama gibi tavırlar olumlu sonuç vermez. Büyük oranda daha da sertleşmeye ve uzaklaşmaya götürebilir maazallah. Şöyle bir yöntem izlemenizi ve sabırla sonucu beklemenizi tavsiye ederiz: - Sanki küçük bir çocukmuş da başını açmış gibi bakmaya çalışın, buna kendinizi ikna edin. - Onunla günlük hayata dair ortak noktalar oluşturun. Mesela sevdiği aile bireylerini beraberce ziyaret etme, onunla birliktelikten hiç bunalmıyormuş gibi gösterip beraberce gezme... - Örtü ve benzeri konuları onunla hiç konuşmayın ama hiç! - Babalık ve annelik sevginizi, alakanızı artırın. 'Canım kızım' gibi ifadeleri samimi bir şekilde kullanın. Mantığımız şu olacak: Zaten bu küçük çocuk, başını örtmese de olur. - Sevginizi artırmakla onun imandan çıkmasını engellemiş olursunuz. Çok geçmeden de eskisinden daha iyi örtünür biiznillah. Örtüsüne takılır kalırsanız yarın maazallah imanı ile ilgili ne yapacağınızı araştırmak zorunda kalabilirsiniz. Beterin beteri var. Kendinizden ittikçe o da şeytana daha yakın duracaktır. Bu durumda iken onu kurtarma ihtimaliniz üç ise o zaman bire düşecektir. - İnsanların, akrabalarınızın ne dediğine ne diyeceğine takılmayın. Sizin derdiniz size yeter, ateş düştüğü yeri yakar. Sizden başkası size kesin çare olacak şeyler göstermez. - Bu reçete zordur ama en azından sebep siz olmadığınız için veya onu daha fazla itmediğiniz için huzur içinde olursunuz. Aksi ise hem onu kaybetme hem kendinizi yıpratma ve kahretme şeklinde olur. - Bitmez tükenmez bir dua hamlesi başlatın. Onun yüzüne veya duyacağı ortamlarda değil ama siz ve Rabbiniz başbaşa iken çokça dua edin. Özellikle zaman zaman teheccüde kalkın ve dua edin. Duanız ve sabrınız yoksa Allah'ın yardımı da yok gibidir, bunu unutmayasınız. - Allah yardımcınız olsun, size sabırlar indirsin. Amin.
antidepresan konusundaki diğer fetvalar
İçindeki acıyı, çıkmazı ama hepsinden öte Allah’a olan yönelişi hissetmemek mümkün değil. Öncelikle şunu söylemeliyim: Senin gibi biri, Allah’a çok yakın biridir. Belki sen kendini güçsüz hissediyorsun ama aslında senin kalbin çok güçlü. Çünkü bu kadar hastalığın, sıkıntının içinde hâlâ “tesettürümü, namazımı bırakmadım, Allah’a yaklaştıkça başladı” diyorsun. İşte bu sözler bile senin değerli bir kul olabileceğini gösterir. “Andolsun, sizi biraz korku, açlık, mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele!” (Bakara sûresi, 155. âyet) Sen sabrediyorsun kardeşim. Belki sabretmek sana ağır geliyor ama sen farkında olmadan sabrın içinde Allah’a sarılıyorsun. Her doktor dönüşü üzülüyorsun ama o üzüntü, secdeye seni daha derin götürüyor. Şimdi ne yapmalısın? Kendine şefkatli ol. Bu hastalıkların çoğu birer sonuç. Belki vücudun ruhunun yükünü taşıyamıyor. Ama sen kendine kızma. “Neden ben?” deme. “Benimle Allah konuşuyor olabilir.” de. Yalvarışını duaya çevir. Rabbine daha çok sarıl ama dengenle. Bazen fazla kasmak da ruhu kırar. İbadetlerini dozunda ama ihlasla yap. Kimi zaman Kur’an oku, kimi zaman sadece kalbinden Allah’a seslen. “Bugün elimden bu kadar geliyor Rabbim.” de. O kabul eder. Güvendiğin bir manevî danışman ve ehil bir hekimle yol yürümeye çalış. Bedenini ihmal etme. Ama ruhunu da doktorlara bırakma. Ruhunun doktoru Allah’tır. Onun gönderdiği salih kullar da sana yoldaş olabilir. “İslam’a yaklaştım, sonra hastalandım.” diyorsun. Biliyor musun? Nice salih insan, Allah’a yaklaştıkça belalarla imtihan edilmiştir. Çünkü ateş, altını yakar ama çürüğü yakmaz. Sen demek ki altınsın. Allah seni terbiye ediyor. Kulluğunu parlatıyor. Sana birkaç dua ve zikri özellikle tavsiye ederim: حَسْبِيَ اللَّهُ لَا إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ ۚ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ ۖ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ Hasbiyallâhu lâ ilâhe illâ Huve, aleyhi tevekkeltu ve Huve Rabbul-‘Arşil-‘Azîm. Allah bana yeter. O’ndan başka ilâh yoktur. Ben O’na tevekkül ettim. O, yüce arşın Rabbidir. لَا إِلَـٰهَ إِلَّا أَنتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنتُ مِنَ ٱلظَّالِمِينَ Lâ ilâhe illâ ente, subhâneke innî kuntu mine’z-zâlimîn. Senden başka ilah yoktur. Seni her türlü eksiklikten tenzih ederim. Gerçekten ben zalimlerden oldum. Fâtiha ve Ayetü’l-Kürsî. Her gün kendine okuyarak üfle. Allah’ım, bu güzel kardeşime dayanma gücü ver. Kalbini seninle huzura erdir. Bedenini afiyetle, ruhunu nurla kuşat. Onu kendine güzel kullardan eyle. Şifayı ona yaklaştır, onu kendine daha çok yaklaştır. Âmin.
Bir kere devlet hastanede yazılan her ilacı neredeyse kayıt altına alıyor, almalıdır da. Bunda bir sakınca görülmemelidir. İkinci olarak da bu bir hile ve yalanın karıştığı iştir. Bu açıdan caiz olması mümkün olmaz. Üçüncü olarak da şu ayrıntıyı bilmemiz gerekiyor: Memur alımında sorun oluşturuyor diye endişe ediliyor ama bu tür ilaçlarla tedavi görmüş birinin iyileşti veya iyileşmedi, toplumun içinde gizlenmiş olması ne kadar kabul edilebilir bir iştir? Bu kimselerin sadece evlenmesi ile oluşabilecek sorun bile vebale girmek açısından yeterli kabul edilmelidir. Netice olarak başkasının adına ilaç yazdırıp almak hiledir, helal olamaz.