Fetva Meclisi
Soru
Hocam selamünaleyküm. Bir miktar param ile döviz alıp satımından para kazanmaya çalışıyorum. Param bankada duruyor. Gün içerisinde işyerinde çalışırken kurların yükselmesi ya da düşmesi durumunda dövizciyi telefonla arayarak istediğim kur varsa kuru bağlamasını rica ediyorum. Dövizci kuru bağladıktan-sabitledikten sonra gün içerisinde bankadan paramı alıp dövizciye giderek döviz alış veya satış işlemini gerçekleştiriyorum. Kuru bağladıktan sonra kur yükselse de düşse de iki tarafta güven esasına dayalı olarak işlemi tamamlıyor. Para bankada olduğu ve bende işyerinde olduğum için dövizciye gidene kadar da kur değişeceğinden dolayı kuru sabitleme yöntemine başvuruyorum. Kuru bağlama ve dövizciye gitmem arasında bazen yarım saat bazen 4-5 saat geçiyor ve ben bankadan paramı aldıktan sonra dövizciye gidip örneği TL verip karşılığında USD alıyorum. İşlemler bir sonraki güne kesinlikle sarkmıyor. Yapılan bu işlemden elde edilen kâr caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Sabitleme durumundan sonra rakamlarda oynama olmuyorsa sakıncası yoktur.
Selamünaleyküm. Bu akitte, anlattığınız kadarı ile helallik aralığı bulunabilir. Alınan masraf için de aynı şey geçerlidir. Takva açısından tavsiye etmeyiz.
Aleykümselam. Dışarıdan bakıldığında bu bir ticaret gibi duruyor. İçine girmemiz için de verdiğiniz bilgiler yeterli değildir. Size şunu özel olarak zikredebiliriz: Parayı veren kişinin parası çalıştırılıyor ve elde edilen kâr da para sahibi ile çalıştıran arasında belli bir oranda taksim ediliyorsa sakıncası olmaz. Para sahibinin parası sermaye olarak garanti ediliyorsa yani sonunda parasını alması garanti ise bu durumda caizlik kalkar. Ya da işletmeden kâr edilmese bile para sahibi belli bir kâr yine alıyorsa bu da caiz olmaz. Para sahibi kâr/zarar ortaklığı ile buna girebilir. Arada süt işletmesinin olması durumu değiştirmiyor.
Faizli bir kurumda ticaret yapılamaz. Harama dikkat eden bir katılım bankasında yapabilirsiniz.
Genel kural şudur: Borçlar kendi cinsi ile ödenir. Ne üzerinden borçlanıldı ise o türden ödeme yapılır. Borç alma anında ödeme günü için başka bir birim anlaşması yapılması caiz olmaz. Mesela lira borç alan ödemeyi döviz olarak yapmayı taahhüt edemez. Genel kural böyledir. Ödeme günü geldiğinde mesela bir yıl önce lira üzerinden borç alan o ödeme gününde borcu olan liranın karşılığı dövizi verebilir. Buradaki fark, borç sabit olduğu gün başka bir birimden ödeme anlaşması yapmamış olmaktır. Ödeme günü gelmiş ve sabit olan borcun o günkü karşılığı olan dövizle ödeme yapılmıştır. Eğer birkaç taksit ise borç, bu uygulama her taksit günü için böyle yapılabilir. Mesela on ay bin lira bin lira ödeme yapacak olan biri en başta ödemeleri dövizle yapacağına dair anlaşma yapsa caiz olmaz ama taksitlerden biri için vakti geldiğinde dövizle ödeme yapabilir.
Selamünaleyküm. Bir kere bunu yaptığınız kurumun size göre ne derece mutemet olduğunu belirlemeniz gerekir. Finans kurumu olması yeterli değil, harama helale dikkatleri de önemlidir. İkinci olarak da eğer kurumun sizin görüşünüze göre güvenilirliği varsa, yapılan iş de helaldir, kazandığınızı kimseye vermeniz gerekmez. Aksi takdirde ise o işlemi yapmanız esasen sakıncalı olur.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bütün bu mekânlara gidip gelirken yol boyunca seferisiniz. Bartın'da size ait bir ev ya da babanızın evinde bir bölüm varsa yani sizi oraya bağlayan bir gayrimenkul söz konusu ise orada seferi olmazsınız. Aksi takdirde ikamet ettiğiniz yer dışında her yerde seferisiniz. Eşiniz de size bağlıdır, siz ne iseniz o da odur.
Selamünaleyküm. Gözle görebileceğiniz kadar açık bir pislik oluyorsa onu temizleyin. Ayrıntılar üzerinden yorum yapıyorsanız, o sizi vesveseye götüreceği için onunla ilgilenmeyin. Namazınızı kılın.
Selamünaleyküm. Kızım, bu durumun çok söz götürür bir durumdur. Kendini bir zemine koyamadın da kime neyi tebliğ edeceksin. Neden İHL'de okumuyorsun o zaman? Nefsini tatmin ederken dinini ona alet etmemelisin.
Selamünaleyküm. Bu durumda zekât ve kurban borcunuz olmaz.
Selamünaleyküm. Haram bir paranın elden çıkarılmak için verilmesinde iki şeye dikkat edilmelidir. Birincisi ondan bir sadaka beklentisi içinde olunmayacaktır. İkincisi de, veren kişinin direk veya dolaylı bir yolla ondan istifadesi olmayacaktır.
Selamünaleyküm. Nafile oruçlarda niyeti, bir yememiş olmak şartıyla saat on birlere kadar ertelemek caizdir. Buna göre sizin orucunu da niyeti ertelenmiş bir oruç sayılır, yaptığınız caizdir.