İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Diyanet Fetva Kurulu

Soru

Düzenli âdeti on günden az olan kadın, kanamasının on günden fazla sürmesi halinde ibadetlerini yerine getirmede nasıl hareket etmelidir?

Cevap

Hanefî mezhebine göre âdetin asgari süresi üç gün, azami süresi ise on gündür. Üç günden az veya on günden fazla devam eden kanamalar âdet değil, istihâze (adet ve nifas dışında, herhangi bir hastalık sebebiyle oluşan kanama) olarak kabul edilir. İki adet arası temizlik süresi ise en az on beş gündür. (Mergînânî, el-Hidâye, 1/32; Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/26) Düzenli âdet gören bir kadının normal (mutad) âdet günlerinden sonra kanaması devam eder ve bu kanama on günü geçmezse kanamanın tamamı âdet hükmündedir. Ancak bu kanama on günü aşarsa mutad âdet günlerinden sonraki kanamaların hepsi istihâze kabul edilir. (Serahsî, el- Mebsût, 3/178; İbnü’l Hümâm, Fethu’l kadîr, 1/176-178) Mesela düzenli adeti altı gün olan bir kadının kanaması devam eder ve bu durum on günü aşmazsa kanama olan günlerin tamamı âdetten sayılır. Fakat aynı kadının kanaması on günü geçerse, altı günden sonraki kanamaların tamamı istihâze kabul edilir. Bu kadın, on günden sonra namazlarını kılması ve oruçlarını tutması gerektiği gibi, mutadı olan altı günden sonra on güne kadar eda etmediği namaz ve oruçlarını da kaza eder. (Aynî, el-Binâye, 1/664-665; İbn Nüceym, el-Bahr, 1/223) Temel hükümler böyle olmakla birlikte nadiren de olsa kimi kadınların düzenli olarak üç günden az veya on günden fazla kanaması olabilmektedir. Buna göre düzenli olarak üç günden az ya da on günden fazla kanaması olan kadınlar tıbbi muayenenin de bunu desteklemesi hâlinde üç günden az ve on beş güne kadar olan kanamalarını âdet olarak kabul edebilir.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hanefî mezhebine göre üç günden az ve on günden fazla devam eden kanamalar âdet değil, istihâze (özür) olarak kabul edilir. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/26-27; İbn Nüceym, el-Bahr, 1/201) Şâfiî mezhebine göre ise âdetin asgari süresi bir gün, azami süresi on beş gündür. (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 1/278) Kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarının verdiği bilgiye göre; nadiren de olsa kimi kadınların düzenli olarak üç günden az veya on günden fazla kanaması olabilmektedir. Düzenli olarak üç günden az ya da on günden fazla kanaması olan kadınların tıbbi muayenenin de bunu desteklemesi hâlinde üç günden az ve on beş güne kadar olan kanamalarını âdet olarak kabul etmeleri uygun olur.

Düzenli olarak üç günden az ya da on günden fazla kanaması olan bir kadının âdet
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Devamlı kanaması olan kadının üç hâli vardır: a) Büluğ (ergenlik) yaşından önce kanaması olan ve büluğa erdikten sonra da kanaması kesintisiz olarak devam eden kızın âdeti, Hanefî mezhebine göre her aydan on gün, temizlik dönemi de yirmi gün kabul edilir. Yani on günü âdet, yirmi günü de istihâze (özür) olarak kabul edilir. (İbn Âbidîn, Reddü'l-muhtâr, 1/286) Diğer bazı fakihlere göre ise yaygın olan âdet süresi altı veya yedi gün olduğundan bu durumdaki kadınlar her ayın yedi günü âdet, kalan günleri ise istihâze (özür) hükümlerine göre amel eder. (Nevevî, el-Mecmû‘, 2/396) b) Düzenli âdet gördükten sonra kanaması kesilmeden devam eden ve geçmişteki âdetini hatırlayan kadın ise; daha önceki âdet ve temizlik hâlindeki mutadını esas alır. Mesela önceden beş gün âdet yirmi gün de temizlik müddeti görüyor idiyse, devamlı kanaması olduğu zaman da buna göre âdet ve temizlik dönemini takdiren hesaplar. Dolayısıyla her ayın beş günü âdet, yirmi günü de temizlik müddeti kabul edilir. c) Düzenli âdet gördükten sonra kanaması kesilmeden devam eden, ancak geçmişteki âdetini unutan bir kadının (mütehayyire) durumu ile ilgili fıkıh mezheplerinin farklı görüşleri olmakla birlikte, kadınların genelde gördükleri âdet süresine uygun olması ve günümüz tıbbi verileriyle de desteklenmesi sebebiyle âdetin yedi gün olarak kabul edilmesi uygun olur. Nitekim Hanbelî mezhebi içinde bu yönde görüşler bulunmaktadır. (bk. Zeylaî, Tebyîn, 1/62-63; İbn Kudâme, el-Muğnî, 1/233-236; Desûkî, Hâşiye, 1/171; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 1/289) Fıkıh kaynaklarındaki hükümler böyle olmakla birlikte günümüzde bir kanamanın âdet kanı olup olmadığı hususundaki tereddütlerin giderilmesinde, uzman doktorların teşhislerinden yararlanılabilir.

Kanaması Hiç Kesilmeyen Bir Kadının Âdet Durumu Nedir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kadınlar âdet dönemlerinde namaz kılmazlar, oruç tutmazlar. Temizlendikten sonra kılamadıkları namazları kaza etmezler fakat oruçlarını kaza ederler. (Buhârî, Hayız, 20 [321]; Müslim, Hayız, 69 [335]) Her kadının âdet gördüğü gün sayısı eşit değildir. Bu süre Hanefîlere göre en az üç, en çok on gün olabilir. Âdet günlerinin süresi, daha önce yaşanmış tecrübelere göre belirlenir. Düzensiz kanamalarda, üç ile on gün arasındaki kanama âdet sayılıp, o günlerde oruç terk edilir. Daha sonra kaza edilir. On gün dolduktan sonra gusledilip, namaz ve oruca başlanır. İki âdet arasındaki temizlik süresi de 15 günden az olmaz.

Düzensiz âdet kanaması olan bir kadın oruçlarını nasıl tutmalıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Fıkıh kaynaklarımıza göre iki âdet arasındaki temizlik müddeti en az on beş gündür. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/34) Bu süre dolmadan önce görülen kanama, özür kanaması olup ibadetleri yapmaya engel değildir. Bununla birlikte, bir âdetin bitiminden sonra on beş gün dolmadan meydana gelen kanamanın âdet kanaması olduğuna dair alanında uzman hekim teşhisi varsa bu teşhis de dikkate alınabilir.

Âdeti bittikten sonra on beş gün geçmeden yeniden kanaması başlayan bir kadın ib
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Âdet görme çağındaki kadınlardan gelen kanamalar kan renginde olmayıp bulanık olsa bile tercih edilen görüşe göre ister âdet günlerinin başında ister sonunda olsun âdet kanından sayılır. Kadınların âdet günleri, Hanefî mezhebine göre en az üç, en çok on gündür. İki âdet arasındaki temizlik süresi ise en az on beş gündür. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/34; Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/29) Âdet geciktirici ilaçlar, her zaman etkili olmayabilir. Dolayısıyla ilaç kullanılmasına rağmen âdet görmek mümkündür. Buna göre bir kadın, âdet geciktirici ilaç kullandığı hâlde bu ilaç tesirsiz kalmış ve bir önceki âdetinin bitiminden itibaren on beş gün geçtikten sonra âdet kanı renginde bir kanama gelmiş ve bu kanama en az üç gün devam etmişse âdetli sayılır. Bu durumda namaz kılınamaz, oruç tutulamaz ve umre veya ziyaret tavafı yapılamaz. Ancak söz konusu kanama on günden fazla devam etmişse mûtat olan âdetinden sonrası istihâze (özür) sayılacağından kılmadığı namazlarını ve tutamadığı oruçlarını kazâ eder, şayet tavaf yapmışsa bu tavafı geçerli olur. Diğer yandan uzmanların ifadesine göre bu tarz ilaçların yan etkisi olarak bazen âdet dönemi dışında âdet kanaması niteliğinde olmayan lekeler görülebilmektedir. Bu durumda söz konusu lekelenmeler, fıkhen istihâze (özür) hükmünde kabul edilip buna göre hareket edilir. Özür kanı gören bir kadın ise namazını kılar, orucunu tutar. Şu kadar var ki kadınların âdet görmesi, sağlıklı olduklarını gösteren doğal bir durumdur. Dolayısıyla herhangi bir zaruret olmadıkça ibadet gerekçesiyle de olsa bu doğallığa müdahale edilmemelidir.

Âdet geciktirici hap kullandığı hâlde yine de leke gören bir kadın namaz, oruç v
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Geçmiş olsun, Rabbim afiyet versin. Âdet günlerinin en fazla müddeti on gündür. On gün içerisinde gelen kanamalar âdet kabul edilmelidir. Âdetinizin beş gün sürdüğüne göre genel bir kanaat kanamanın kesilmesiyle belirleyebilirsiniz. Kanama kesilmediği sürece -ilave bir hastalık durumu da yoksa- beş gündür kanamam diye bir kanaat belirtmeniz mümkün değildir. On gün içerisinde gelen kanamalarını âdet kabul edebilirsiniz. On günü aşan kanamalarınızda da en son gördüğünüz on gün veya on günden az olan âdet kadarını âdet kabul edip kalanı istihaze/özür kabul edebilirsiniz. Rabbim afiyet versin Allah'a emanet olun.

Hocam ben doğum yaptıktan sonra normalde beş gün süren âdetim doğumdan sonra on

KADINLARA ÖZGÜ HALLER konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kadınlar âdet veya lohusalık hâllerinde iken dua edebilirler; zikir ve dua anlamı taşıyan âyet-i kerîmeleri okuyabilirler. Bunun yanında, kelime-i şehâdet, kelime-i tevhid, istiğfar, salavât-ı şerîfe getirebilirler. Tefsir, hadis ve fıkıh eserlerini okuyup inceleyebilirler. (bk. İbn Nüceym, el-Bahr, 1/209-211; Aliyyü’l-Kârî, Fethu bâbi’l-‘inâye, 1/143-144; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/292-293; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 1/290)

Kadınlar âdetli veya lohusa iken dua edebilirler mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Âdetli olsun veya olmasın kadınların, cenazenin yanında durmaları, açıp yüzüne bakmaları ve kabir ziyaretinde bulunmaları caizdir. (İbn Nüceym, el-Bahr, 2/184; Haskefî, ed-Dürrü’l-muhtâr, 1/117)

Âdetli kadınların, cenazenin yanında bulunmaları ve kabir ziyareti yapmaları cai
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Âdet kanamasına etki eden ilaçların kullanımı her zaman kesin çözüm olmayabilir. Bazen bu ilaçlar kanamayı tamamen kesmeyebilir. Bu nedenle, kullanılan ilaçlara rağmen mutat âdet döneminde gelen kanama, âdet kanaması hükmünde kabul edilmektedir.

Âdet geciktirici ilaç kullanıp kesik kesik leke gören bir kadın âdetli sayılır m
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İslâm âlimlerinin büyük çoğunluğuna göre, kadınların âdet veya lohusalık hâllerinde camiye girmeleri caiz değildir. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/13; Mevvâk, et-Tâc, 1/552; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 1/279) Âdet ve lohusalık hâlleri, dinimizce hükmen kirlilik sayılmakta ve ibadetlere engel kabul edilmektedir. Camiler de ibadet mekânıdır. Hz. Peygamber (s.a.s.) “Ben âdetli kadının ve cünüp kimsenin mescide girmesini/mescitte bulunmasını helal görmüyorum.” (Ebû Dâvûd, Tahâret, 90 [232]; İbn Huzeyme, es-Sahîh, 2/284 [1327]), “Mescit, âdetli kadına ve cünübe helal değildir.” (İbn Mâce, Tahâret, 126 [645]) buyurmuştur. Bazı âlimler ise ihtiyaç hâlinde örneğin, camideki bir eşyayı almak için âdetli kadının camiye girmesini veya camiden geçen yolun daha yakın olması gibi bir sebeple caminin içinden geçmesini caiz görmüşlerdir. (İbn Kudâme, el-Muğnî, 1/107; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 1/279) Hanefîler de ihtiyaç olması hâlinde cünüp kişinin, teyemmüm yapmak şartıyla mescitten geçebileceğini ve orada ihtiyaç oranında kalmasını caiz görmüşlerdir. (Kâsânî, Bedâ’i, 1/38) Hanbelîlerden bir görüşe göre cünüp, âdetli veya lohusa kimseler bu durumda iken namaz abdesti almaları şartıyla mescitte bulunabilirler. (Merdâvî, el-İnsaf, 1/347-348) Zâhirîlere göre ise âdetli kadın camiye girebilir ve orada durabilir. (İbn Hazm, el-Muhallâ, 1/400-402) İhtiyaç hâlinde bu görüşlerle de amel edilebilir. Âdetli veya lohusa olan kişiler hakkındaki bu hükümler, duvar veya başka bir şeyle çevrilip mescid olarak inşa edilmiş ve içerisinde itikâfın yapılmasının sahih olduğu yerler için geçerlidir. Bu nedenle mescidlerin avlusu ve müştemilatında bulunup da duruma göre imama uyulabilen yerler mescidden farklı değerlendirilmiştir. Bu yerler Hanefî ve Hanbelîlerden gelen sahih görüşe göre bu konuda mescidin hükümlerine tâbi değildir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/171; İbn Kudâme, el-Muğnî, 3/196)

Adetli veya lohusa kadın camiye girebilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Cünüp olup da henüz gusletmeden önce âdet görmeye başlayan bir kadının hemen gusletmesi şart değildir, guslü âdetinin bitimine kadar geciktirebilir. (Haddad, el-Cevhera, 1/31-32; İbn Nüceym, el-Bahr, 1/63) Ancak bu durumdaki kadınların gusül abdesti alması uygun olur.

Cünüp iken âdet olan bir kadının ayrıca gusletmesi gerekir mi?

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.