Fetva Meclisi
Soru
Şahitsiz verilen talak geçerli midir? Erkeğin ağzından belki de yanlışlıkla veya kızgınlıkla çıkan bir tek söz bütün bir evliliği ve beraberinde getirdiği hak ve sorumlulukları ortadan kaldırır mı? Senelerce emek verilmiş bir evliliği sadece talak vermek yok eder mi? Boşanmak bu kadar basit mi? Boşamada niyet ve bilgisizlik sonucu değiştirir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Açık ve net bir kelime ile EŞİMİ BOŞADIM diye konuşan veya yazan talak yapmış olur. Sonradan silmiş olmanız veya bunu kastetmemiş olmanız bu sonucu değiştirmez. Eşiniz üzerindeki bir talak gerçekleşmiştir. Daha önce iki kere daha boşama yapmadı iseniz eşinizi tekrar nikahınıza alabilirsiniz. Ben eşime verdiğim talakı geri aldım demeniz veya eşinize o anlamda yaklaşmanız, bir arada olmanız yeterlidir. Bu sizin boşama haklarınızdan birini bitirmiş olur. Bunu da kendinize ders edinin, nikahı daha ciddi görün.
Talakta nikâh gibi şahit gerekmez. Şart olarak gerekmemekle beraber fitneye karşı ihtiyatlı olmak açısından talakın seyrini de şahitlerle yürütmek doğru olandır.
Selamünaleyküm. 1- Her şeyden önce bu yöntemin doğru bir hareket olmadığını bilmek gerekir. Müslüman'ın, nikâhı üzerinden konuşması hatadır. Elbette, bunun neticesi öyle veya böyle gerçekleşir. 2- Belli bir işe bağlı kullanılan talak hakkı, o işin gerçekleşmesi ile beraber ortaya çıkar. 'Şu iş olursa karım boştur' ye da eşine hitaben: 'şu işi yaparsan boşsun' türünden sözler üzerine, o iş gerçekleşince talak da gerçekleşir. 3- Bu durumda bir talak hakkı kullanılmış olur. Bir talak ile boşama kuralları devreye girer. 4- Bu tehdidin üç kere tekrarlanması ise, büyük oranda üç talakın kullanılması anlamına gelir. Böylece şart yerini bulduğunda yani o, olursa denen şey gerçekleştiğinde de üç talak gerçekleşmiş olur. Üç talakla boşamadan sonra da geri dönüş yoktur. Sizin sorunuzda üç talak hakkının kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Evet, durum anlattığınız gibidir. Diyanet ve pek çok fetva merkezi bu şekilde uygulama yapmaktadır. Yalnız şunu bilmeniz gerekir ki, Diyanet’in yaptığı uygulama İslam dışı değildir. Onun da dayanağı vardır. Kalbiniz rahat edebilir.
Bir erkeğin eşini boşamasına TALAK denmektedir. Talak erkeğin hakkıdır. Erkek bu hakkı üç kere kullanabilir. Birinci ve ikinci kullanımında geri dönme yani yaptığı talakı geri alma hakkı vardır. Üçüncü talakı kullandıktan sonra ise geri dönme hakkı yoktur. Üçüncüden sonra aynı kadınla tekrar evlenebilmesi için o kadının başka bir erkekle normal bir evlilik yapması ve ondan da hileli olmayan bir şekille boşanması gerekir. Bu süreçten sonra tekrar ilk kocası ile yeniden evlenebilir. Elbette bunun şartları vardır. Bakara suresinin 228.ayeti bu hususu beyan etmektedir. Talakın nasıl olacağına dair ayrıntılara girmeden sorunuzun cevabı olan bölümü sadece bu ayetten alarak şunları tespit edebiliriz: a- Erkek kendisi boşama yapmış ise yani bir mahkeme kararı ile boşanmış değillerse, b- Talak birinci ve ikinci talak ise, c- Kadın, talak sözü kullanıldıktan sonraki bekleme süresi olan İDDET süresinde ise ki bu süre kadının üç kere ay başı olması durumudur, d- Erkeğin kadına işkence yapmak gibi bir kastı yoksa ki bunu bilirkişi veya hakem ya da mahkeme tespit edebilir. Bu ilkeler dâhilindeki bir boşamayı erkek geri alabilir. Kadının da buna itiraz hakkı yoktur. Genel hüküm böyledir. Bu talak çeşidine RİC’İ TALAK denmektedir. Elbette talak konusunun sadece bir paragrafı denebilecek kadar kısa bir bölümünü oluşturmaktadır bu başlık. Diğer ayrıntıları için muhakkak ehline sorulması gerekir.
Kadını erkek boşayabilir. Kadının boşanması ise ancak mahkeme kararı ile olur. Erkek boşadığında üç hayız dönemi bekler. Boşama esnasındaki duruma göre de bir talak mı üç talak mı olduğu değişir. Yalnız bu durum erkek içindir, kadın boşama yetkisini kullanamaz.
boşama konusundaki diğer fetvalar
Madem size yetki verdi, boşama hakkını kullanın. O andan itibaren de üç hayız müddeti babanızın evinde veya başka bir yerde geçirdiğinizde tamamen boş sayılırsınız ama mahkeme kararı sonuçlanmadan yeni bir evlilik projesine girmeyin.
Dinimiz boşama hakkını normal durumlarda erkeğe vermiştir. Şaka yolu ile de olsa erkeğin boşama anlamındaki sözleri ve yazılı beyanı boşamadır. Yalnız insanın içinden geçirdiği şeyler eylem kabul edilmediğinden ‘içinden geçirmiş olmak, düşünmek’ boşama olmaz. Sesli söylemediğiniz sürece boşama yoktur. Aile hayatını daha saygın tutmamız gerekir. Fitneden ve fitneye sevk eden sebeplerden uzak durmalıyız.
O zamanki ayrılmanız mesela karşılıklı ayrılma sözleri üzerine oldu ise size boşadığını söylemesi gerekmezdi. Onun sizi boşamadığını beyan eden bir açıklaması olmadıkça ayrılma kararınız yeterlidir.
Şunu bilin: Eşinizi BOŞAMAK NİYETİ İLE 'boşadım' diye sesli bir şekilde söylemedikçe veya bir kâğıda yazmadıkça ortada hiçbir sorun yoktur. Sizinki hastalıktır. İlgilenmeyin bu hastalıkla.
Boşamak ve boşanmak Allah’ın razı olmadığı ama izin verdiği bir iştir. Her şeyden önce bir kere daha düşünüp karar verin. Aile büyüklerinizi veya sözü dinlenir gördüğünüz insanları devreye sokun. Tekrar bir arada olmanın yollarını arayın. Bunu yapmanız birinci işiniz olsun. Bu yol tıkanırsa o zaman boşama sürecini işletebilirsiniz. Onu da şöyle yapın: 1-Eşinizin aybaşı durumunda olmadığı günlerinden birinde ona kendisini boşadığınızı söyleyin. Sonra aybaşı olsun, o da bitsin, temizlik döneminde ikinci boşamayı da yapın. Aynı şekilde üçüncü boşamayı da yaparsanız aranızdaki nikâh kalkar. Karıkocalığınız biter. 2-Bunların üçünü de bir anda yapabilirsiniz ama Sünnet’e aykırı olur. Birinci ve ikinci boşamalar esnasında geri dönmeniz mümkündür. 3-Sözünü verdiğiniz mehir miktarı sizin borcunuzdur. Onu nasıl ödeyeceğiniz konusunda anlaşabilirsiniz. Muhakkak ödemelisiniz. Bunun dışında dinen bir borcunuz olmaz. Sadece bu üç boşama zamanı bitinceye kadar masrafı olursa onu vermeniz gerekir. 4-Size sabırlı olmanızı ve mümkün olduğu kadar taviz vererek düzeltme yolunu tercih etmenizi özellikle tavsiye ediyorum.
Selamünaleyküm. Böyle bir ithamı YÜZDE YÜZ bilmedikçe sakın dillendirmeyin. Kalbiniz mutmain ise eline elinizi değdirmeden gün geçirin ve başka bir gerekçe bularak ayrılın. Onu da batırmayın, kendiniz de risk almayın.