Fetva Meclisi
Soru
Hocam eşim beni boşadı yani seni boşadım dedi bana. Bir hafta sonra akşam eve geldi seni boşamaktan vazgeçtim dedi. Ben de kabul etmedim. Müftüye gidelim diyor, ben kabul etmiyorum. Günaha girer miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Hayır, şu veya buna göre değil; talak kullanılması ve sonuçları bakımından farklıdır. Bizzat Kur'an’ımız talakı farklı noktalarda bize izah ettiği için talakın çeşitlerinden söz edilmektedir. Genel hatları ile talak çeşitleri ve sonuçlarını şöyle özetlemek mümkündür: a. Talak iki türlüdür: Bain ve ric’î. Ric’i talak, erkeğin talak verdikten sonra eşine sormadan geri dönme hakkının bulunduğu talaktır. Bu dönme de kadının iddet süresince vardır. Bain talak ise erkeğin artık kadının rızası olmadan nikâha geri dönme hakkının bulunmadığı talak çeşididir. b. Bain talak küçük veya büyük olmak üzere iki türlüdür. Küçük olan bain talak şu şekillerden biri ile gerçekleşebilir. Bunlardan biri gerçekleştiğinde yeni bir nikâh ile bir araya gelmeleri mümkündür. Bu küçük bain talak: 1- Nikâh akdedilmiş ama bir araya gelme olmamış fakat erkek talak hakkını kullanmış ise, 2- Ric’i bir talak verilmiş ama iddet bitene kadar erkek geri adım atmamış ise, 3- Erkeğin üç talak hakkından birincisini veya ikincisini bain olarak tercih edip kullanmış ise, 4- Hâkim aralarındaki nikâhı feshetmiş ise yani mahkeme boşamış ise, 5- Hul’ yapılmış ise (hul’ kadının erkeğin boşaması karşılığında mal veya benzeri bir şey teklif etmesi, erkeğin de bunu kabul etmesi ile ortaya çıkan ayrılıktır.) c. Eşini üç kere boşadığında erkek ortaya çıkan talak büyük bain talaktır. Böyle bir talaktan sonra artık bir araya gelme imkânı yoktur. Sadece boşanmış kadın şartlarına uygun olarak yeni bir evlilik yapar, o evliliği de şartlarına uygun olarak biterse yeniden eski eşi ile evlenebilirler.
Selamünaleyküm. Bu durumda siz, kendinizi zorlamayın. İki talak hakkınızı da bitmiş sayın. Geçmiş olsun.
Nikâh akit demektir. Bir araya gelme de ayrılma da bu akit üzerinden yürür. Nikâh akdi, iki kişinin bir arada bulunma durumunu belirler. Bir boşama gerçekleştiğinde bu akit o boşama işlemini üzerine alır. Nikâh akdinin üç düğümü vardır. Boşamalardan her biri bu düğümlerden birini çözmektedir. Bir boşama gerçekleştiğinde bu düğümlerden biri çözülmüştür. Beş değil elli yıl sonra bile o nikâh artık iki düğümlüdür. O nikâhın üzerine bir düğüm daha ilave edilemez. Çünkü nikâh akdi yansıtmaktadır. Akit de önceden yapılmış bitmiştir. Ric'i talak demek, geri kalan iki düğüm üzerinden evliliği devam ettirmeyi kabul etmek demektir. Ama bu iki düğüm, helalliği sağlama bakımından üç düğümle aynı güçtedir. Bir başka talak daha gerçekleşecek olsa yine durum aynı olur. Üçüncü talakla beraber artık akdin üç düğümü de çözüldüğü için bildiğiniz gibi başka biri ile bir akitten sonra ve o akit de usulüne göre çözüldükten sonra ancak yeni bir akit imkânı doğar ki o sıfır bir akittir, eskisi ile hiçbir ilişkisi yoktur. Birinci düğümün çözülmesinin ardından kalan iki düğümle beraber erkek geri dönmeyi düşünürse yani ric'at yapacaksa bu, kadının üç aybaşı olup temizlenmesine denk olacak bir süreden önce (yaklaşık olarak üç ay) gerçekleşmelidir. Eğer üç aybaşı dönemi geçtikten sonra erkek böyle bir dönüş yapacaksa, geri kalan iki düğüm de kendiliğinden çözülmüş olacağından erkek ancak yeni bir akitle kadının karşısına çıkabilir. Ve yine sıfırdan bir akit yaparak nikâhlanabilirler. Meselenin özeti budur. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. 1- Her şeyden önce bu yöntemin doğru bir hareket olmadığını bilmek gerekir. Müslüman'ın, nikâhı üzerinden konuşması hatadır. Elbette, bunun neticesi öyle veya böyle gerçekleşir. 2- Belli bir işe bağlı kullanılan talak hakkı, o işin gerçekleşmesi ile beraber ortaya çıkar. 'Şu iş olursa karım boştur' ye da eşine hitaben: 'şu işi yaparsan boşsun' türünden sözler üzerine, o iş gerçekleşince talak da gerçekleşir. 3- Bu durumda bir talak hakkı kullanılmış olur. Bir talak ile boşama kuralları devreye girer. 4- Bu tehdidin üç kere tekrarlanması ise, büyük oranda üç talakın kullanılması anlamına gelir. Böylece şart yerini bulduğunda yani o, olursa denen şey gerçekleştiğinde de üç talak gerçekleşmiş olur. Üç talakla boşamadan sonra da geri dönüş yoktur. Sizin sorunuzda üç talak hakkının kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Kadını erkek boşayabilir. Kadının boşanması ise ancak mahkeme kararı ile olur. Erkek boşadığında üç hayız dönemi bekler. Boşama esnasındaki duruma göre de bir talak mı üç talak mı olduğu değişir. Yalnız bu durum erkek içindir, kadın boşama yetkisini kullanamaz.
Hanefi mezhebi fukarasına göre bir kadın, evlilik nikâhı akdi esnasında boşama hakkını istediğini söyleyebilir. Erkek de bu şartı kabul ederse kadın, istediği zaman kendisini boşayabileceği hakkı sahiplenmiş olur. Kadının boşama hakkına sahip olması erkeğin bu hakkının iptal edilmesi anlamında değildir. Yani erkeğin boşama konusunda bütün yetkisi iptal edilmiş gibi olmaz. Sadece kadın da boşama hakkına sahip olur. Boşamayı kasteden, evliliği bitirmiş olmayı kesin bir ifade ile beyan eden “Boşadım” gibi cümle ile boşama olur. “Seni istemiyorum, gözüm görmesin, evine git, senden boşanmak istiyorum” gibi cümleler kesinlik değil tehdit ifade etmektedir. Elbette söyleyenin niyeti tekrardan değerlendirilmelidir.
bakara suresi konusundaki diğer fetvalar
“Şurası okunmazsa olmaz” denebilecek bir yer yoktur. Müslüman kabristanlığına veya kabrine ziyarette bulunan birisi orada selam verir. Selamdan sonra dualar eder. Oradakilere ve kendisine dualar etmesi iyi olur. Sonra da oradakilere sevabı ulaşsın diye mesela: Fatiha suresini, Bakara suresinin ilk ve son âyetlerini, Yasin suresini, Tekâsur suresini, İhlas suresini okuyabilir.
Bakara Suresi 234. ve Talak Suresi 4. ayet-i kerimede Rabbimiz kocası ölen kadınlara iddet beklemelerini farz kılmıştır. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin bu konudaki sözleri de nettir. Ashab-ı Kiramın uygulaması da bize örnektir. Konu hakkında herhangi bir şüphe ve ihtilaf bulunmamaktadır. Konuyla ilgili fetva meclisinde daha önce paylaşılmış olan bir fetvayı da sizin için buraya bırakıyorum. Dilerseniz onu da okuyabilirsiniz: https://fetvameclisi.com/fetva/kocasi-olen-kadinin-iddet-suresi
Bu ve benzeri konularda namazın kendisi gibi kati bir bilgiye ulaşamazsınız. Namaz katidir ama tarihi ve ayrıntıları kati olmayabilir, bu şekilde bilmeniz gerekir. Namazın Mirac gecesinde farz olması bildiğiniz bir hakikattir. Bakara suresi veya başka bir surenin bir bölüm Mekke döneminde inmiş olabiliyor. Daha sonra efendimiz aleyhisselam daha önce inen bazı ayetlerin Medine surelerinden belli bir yere konmasını emretmiş olabilmektedir. Netice olarak size şunu söyleyebiliriz: Bu hususlarda net ve kesin bilgi için uzun araştırmalar gerekmektedir.
Selamünaleyküm. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemden önce mü'min olmak Hıristiyan veya Yahudi olmaktı. Elbette o zamanki mü'minler cennete girecekler. Allah Teâlâ Muhammed aleyhisselamı Peygamber olarak gönderdikten sonra ise öyle bir durum yoktur. Cennete girmenin tek ve alternatifsiz şartı ona iman etmektir.
Selamünaleyküm. Sevgili kardeşim. Senin korktuğun cehennem bizi korkutmuyor mu zannediyorsun? O bankaların yaptığının net bir helal olduğunu söyleyemiyorum. Çaresiz bankaya gitmesi gereken Müslüman oralara gitmeli, diyoruz.
Selamünaleyküm. İkinci seçenektekiler ve kurban kesemeyecek durumda olanlar için geçerlidir bu durum.