Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm Hocam. Araştırdım, uygulamada ve tefsirde bulamadığım için soruyorum. Bakara suresinin 196. ayetinde geçen mealen "Artık emin olduğunuzda (güvene kavuştuğunuzda) o zaman kim, hac (zamanına) kadar umreden faydalanırsa, o taktirde kolayına gelen kurbandan (keser). Fakat kim bunu bulamazsa, o zaman üç gün hacda, (evinize) döndüğünüz zaman da yedi (gün) oruç tutması gerekir ki bunların tamamı on (gündür). Bu, ailesi Mescid-i Haram'da hazır olmayan (oturmayan) kimseler içindir." cümleleri gereğince, Hac yapmadan önce (Hac zamanı dışında) Umre zamanı umre yapan kimse, yukarıdaki ayet gereğince söz konusu kurbanı kesmeli midir? Yoksa bu yükümlülük, Hac niyeti ile hacca giden fakat hac yapmadan evvel umre yapan kimseler için mi geçerlidir. Selam ve dua ile, Allah'a emanet olun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Haccın üç çeşidi vardır. İfrad, Temettü ve Kıran. İfrad olarak hacca niyet eden, kurbansız hac yapar. Diğer iki hacca niyet eden ise kurban keser. Bu kurban hac ile alakalıdır.
Selamünaleyküm. Temettü haccı yapanların kurban kesmeleri gerekir. KURBAN KESEMEYECEK OLANLAR İSE kurban yerine on gün oruç tutarlar. Bu on gün orucun ÜÇ GÜNÜ BAYRAMDAN ÖNCE tutulur. Geri kalan yedi günü ise daha sonra istediği zaman tutulabilir.
Selamünaleyküm. Kurban bir kere kesilir. Sizin Afyon'da kestiğiniz kurban kurbanınızdır, tekrarı gerekmez. Hacca nasıl giderseniz gidin. Herkese ömründe bir kere hac farz olur. Borç alarak da gitseniz haccınız yerini bulur, sonra zengin olsanız tekrarı gerekmez.
Selamünaleyküm. Bu hanımın Mekke'ye bir kurbanlık bedeli gönderip kestirmesi gerekir. İhrama niyet ettikten sonra onu bitirmek şarttır. İnşallah kurban kestirmesi yeterlidir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin beraberinde kurbanlıklar getirmesi ise bir yandan barışçıl bir nedenle Mekke'ye girdiğini göstermek bir yandan da Mekke'ye tazim içindi. Çünkü beraberinde kurbanlık getiren ibadetini bitirmeden onu kesemeyecektir.
Selamünaleyküm. Kurban kesecek olan kişinin, kurban kesinceye kadar bekleyip, kurbanın eti ile yemeğe başlaması şeklinde bir uygulama vardır. O da vacip şeklinde değildir.
Selamünaleyküm. Sözünü ettiğiniz şekilde bir kurban uygulamasının günümüze kadar gelen fukahanın eserlerinde örneği yoktur. Bu bir para toplama oyunudur. İmsak vaktinden önce gece namazı kılıyorsanız, sabah namazını da imsak vaktinden sonra kılıyorsanız yaptığınızda sakınca yoktur. Selamünaleyküm.
bakara suresi konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Sevgili kardeşim. Senin korktuğun cehennem bizi korkutmuyor mu zannediyorsun? O bankaların yaptığının net bir helal olduğunu söyleyemiyorum. Çaresiz bankaya gitmesi gereken Müslüman oralara gitmeli, diyoruz.
Küçük veya büyük günahlar cehennemde ebedi kalma nedeni değildir. Kur'an ve hadislerin beyanından anlaşılan odur ki, günahlarla iman sıkıntısı olan yani, günahları helal gören böylece günahı kuşanan cehennemde ebedi kalır. Çünkü cehennemi ebedileştiren imanla ilgili boyuttur.
Selamünaleyküm. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemden önce mü'min olmak Hıristiyan veya Yahudi olmaktı. Elbette o zamanki mü'minler cennete girecekler. Allah Teâlâ Muhammed aleyhisselamı Peygamber olarak gönderdikten sonra ise öyle bir durum yoktur. Cennete girmenin tek ve alternatifsiz şartı ona iman etmektir.
Bu ve benzeri konularda namazın kendisi gibi kati bir bilgiye ulaşamazsınız. Namaz katidir ama tarihi ve ayrıntıları kati olmayabilir, bu şekilde bilmeniz gerekir. Namazın Mirac gecesinde farz olması bildiğiniz bir hakikattir. Bakara suresi veya başka bir surenin bir bölüm Mekke döneminde inmiş olabiliyor. Daha sonra efendimiz aleyhisselam daha önce inen bazı ayetlerin Medine surelerinden belli bir yere konmasını emretmiş olabilmektedir. Netice olarak size şunu söyleyebiliriz: Bu hususlarda net ve kesin bilgi için uzun araştırmalar gerekmektedir.
“Şurası okunmazsa olmaz” denebilecek bir yer yoktur. Müslüman kabristanlığına veya kabrine ziyarette bulunan birisi orada selam verir. Selamdan sonra dualar eder. Oradakilere ve kendisine dualar etmesi iyi olur. Sonra da oradakilere sevabı ulaşsın diye mesela: Fatiha suresini, Bakara suresinin ilk ve son âyetlerini, Yasin suresini, Tekâsur suresini, İhlas suresini okuyabilir.
Bir erkeğin eşini boşamasına TALAK denmektedir. Talak erkeğin hakkıdır. Erkek bu hakkı üç kere kullanabilir. Birinci ve ikinci kullanımında geri dönme yani yaptığı talakı geri alma hakkı vardır. Üçüncü talakı kullandıktan sonra ise geri dönme hakkı yoktur. Üçüncüden sonra aynı kadınla tekrar evlenebilmesi için o kadının başka bir erkekle normal bir evlilik yapması ve ondan da hileli olmayan bir şekille boşanması gerekir. Bu süreçten sonra tekrar ilk kocası ile yeniden evlenebilir. Elbette bunun şartları vardır. Bakara suresinin 228.ayeti bu hususu beyan etmektedir. Talakın nasıl olacağına dair ayrıntılara girmeden sorunuzun cevabı olan bölümü sadece bu ayetten alarak şunları tespit edebiliriz: a- Erkek kendisi boşama yapmış ise yani bir mahkeme kararı ile boşanmış değillerse, b- Talak birinci ve ikinci talak ise, c- Kadın, talak sözü kullanıldıktan sonraki bekleme süresi olan İDDET süresinde ise ki bu süre kadının üç kere ay başı olması durumudur, d- Erkeğin kadına işkence yapmak gibi bir kastı yoksa ki bunu bilirkişi veya hakem ya da mahkeme tespit edebilir. Bu ilkeler dâhilindeki bir boşamayı erkek geri alabilir. Kadının da buna itiraz hakkı yoktur. Genel hüküm böyledir. Bu talak çeşidine RİC’İ TALAK denmektedir. Elbette talak konusunun sadece bir paragrafı denebilecek kadar kısa bir bölümünü oluşturmaktadır bu başlık. Diğer ayrıntıları için muhakkak ehline sorulması gerekir.