Fetva Meclisi
Soru
Hocam, müslümanlar arasında, iman eden her insanın cehennemden bir müddet sonra çıkacağına dair bir inanış var. Fakat bu inanış Bakara suresi (80-82) ayetleri ile açıkça çelişmektedir. Ayette her kimi günahı kuşatırsa onların ebediyyen cehennemden çıkmayacakları söyleniyor. Buradaki 'her kim' tabiri herkesi kapsıyor. Bu duruma bir açıklık getirebilir misiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Kur'an'ın tek bir ayetini alarak ondan kati hükümler çıkarmanın doğru olmadığını anlayabileceğimiz bir örnek karşısındayız. Ayetlerin, diğer ayetlerle nasıl kesiştiğini, ayetler arasındaki bağlantıları bilmeden hüküm çıkarmak yanlıştır. Ehli Sünnet'in ittifak ettiği en temel ilkelerden biri şudur: Kâfirler ebediyen cehennemde kalacaklardır. Mü'minler de ebediyen cennette kalacaklardır. Mü'minler, günahları mağfiret görmezse geçici bir süre cehenneme gireceklerdir. Sonra da cennete gireceklerdir. Kâfirler, ayrıntılı bir hesap görmeyeceklerdir. Ama neden iman etmediği sorgulanıp, küfrünün cezası olan cehenneme sevk edileceklerdir. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm.Kur'an'ımızın bir ayeti münferit alınarak tefsir edilmesi durumunda yanlış anlaşılabilir. Bu âyet örneğinde olduğu gibi yanlış anlaşılma ortaya çıkabilir. Örnekteki ayette ise durum şöyledir: Bundan önceki âyet, kurtulanlardan söz ediyor. Bu âyet de, kurtulamayanları anlatmaktadır. Onlar da kâfirlerdir. Dolayısıyla mü'min olanlar için söz konusu bir durum yoktur. Nitekim bu ayetin bir benzeri olan A'raf suresinin dokuzuncu âyeti, açık bir şekilde 'kendilerine yazık edenlerin' kâfirler olduğunu beyan etmektedir.
Selamünaleyküm. Bu ayette anlaşılamayacak bir durum yoktur. Önceki ayetlerle (99’dan itibaren) beraber okuduğunuzda anlam daha kolay ortaya çıkar. İkinci bir husus da şudur: Orada bir tartıdan söz edilmektedir. Bu tartının malzemesi sadece namaz ve diğer hasenat ya da sadece mesela alkol gibi bir haram değildir ki! Tartılırken hasenat arasında iman da bir yer alacak, küfür de bir yer alacak. Böylece terazisinde iman bulunmayan batmış olacak. Meseleye böyle bakınız. Allah Teâlâ akıbetimizi hayretsin, imanımızı muhafaza buyursun. Dualarınızı bekleriz.
Cennete gidiş güzergahında cehennemin bulunduğunu düşünürsek, mü'min kâfir herkes cehennem üzerinden geçecektir. Buna SIRATTAN GEÇME denmektedir. Mü'minler oradan cehenneme düşmeden geçecektir. Kâfirler ebedi kalmak üzere cehenneme düşecekler, günahkâr mü'minler de takdir edilen cezalarını çekmek üzere ateşe gireceklerdir. Böylece herkes oraya varacak ve orayı görecektir. İnşaallah âyetten kastedilen budur. Başta Abdullah bin Mesud olmak üzere pek çok müfessirin izahı bu şekildedir. Allah Teâlâ hepimizi muhafaza buyursun.
Bugün ne yapabileceğimizi düşünelim, ateşten korunmaya bakalım. İmanla ölen herkes er veya geç cennete girecektir. Yeter ki işlenen günahlar sonunda imanı da alıp götürmesin. Ama bu götürme ciddi bir tehlikedir! Genel kural böyledir.
Selamünaleyküm. nBunun gibi pek çok hadis vardır. Bu bir kuraldır: Cehennemde sıfır imanlı olanlar yani kâfirlerden başkası sonsuza kadar kalmayacaktır. Müm'inler ise dünya hayatında günah işledilerse ve tevbe etmeden öldülerse, günahlarının gerektirdiği kadar cehennemde kalacaklardır. Sonra da Allah Teâlâ'nın lütfu ile cehennemden çıkıp cennete gireceklerdir. Tabii bu durum, mü'minin günahlarını Allah Teâlâ'ınn affetmemesi hâlindedir. Af görürse zaten kurtulacaktır. Allah Teâlâ sonumuz hayertsin.
bakara suresi konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. İkinci seçenektekiler ve kurban kesemeyecek durumda olanlar için geçerlidir bu durum.
Selamünaleyküm. Sevgili kardeşim. Senin korktuğun cehennem bizi korkutmuyor mu zannediyorsun? O bankaların yaptığının net bir helal olduğunu söyleyemiyorum. Çaresiz bankaya gitmesi gereken Müslüman oralara gitmeli, diyoruz.
Selamünaleyküm. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemden önce mü'min olmak Hıristiyan veya Yahudi olmaktı. Elbette o zamanki mü'minler cennete girecekler. Allah Teâlâ Muhammed aleyhisselamı Peygamber olarak gönderdikten sonra ise öyle bir durum yoktur. Cennete girmenin tek ve alternatifsiz şartı ona iman etmektir.
Bu ve benzeri konularda namazın kendisi gibi kati bir bilgiye ulaşamazsınız. Namaz katidir ama tarihi ve ayrıntıları kati olmayabilir, bu şekilde bilmeniz gerekir. Namazın Mirac gecesinde farz olması bildiğiniz bir hakikattir. Bakara suresi veya başka bir surenin bir bölüm Mekke döneminde inmiş olabiliyor. Daha sonra efendimiz aleyhisselam daha önce inen bazı ayetlerin Medine surelerinden belli bir yere konmasını emretmiş olabilmektedir. Netice olarak size şunu söyleyebiliriz: Bu hususlarda net ve kesin bilgi için uzun araştırmalar gerekmektedir.
“Şurası okunmazsa olmaz” denebilecek bir yer yoktur. Müslüman kabristanlığına veya kabrine ziyarette bulunan birisi orada selam verir. Selamdan sonra dualar eder. Oradakilere ve kendisine dualar etmesi iyi olur. Sonra da oradakilere sevabı ulaşsın diye mesela: Fatiha suresini, Bakara suresinin ilk ve son âyetlerini, Yasin suresini, Tekâsur suresini, İhlas suresini okuyabilir.
Bir erkeğin eşini boşamasına TALAK denmektedir. Talak erkeğin hakkıdır. Erkek bu hakkı üç kere kullanabilir. Birinci ve ikinci kullanımında geri dönme yani yaptığı talakı geri alma hakkı vardır. Üçüncü talakı kullandıktan sonra ise geri dönme hakkı yoktur. Üçüncüden sonra aynı kadınla tekrar evlenebilmesi için o kadının başka bir erkekle normal bir evlilik yapması ve ondan da hileli olmayan bir şekille boşanması gerekir. Bu süreçten sonra tekrar ilk kocası ile yeniden evlenebilir. Elbette bunun şartları vardır. Bakara suresinin 228.ayeti bu hususu beyan etmektedir. Talakın nasıl olacağına dair ayrıntılara girmeden sorunuzun cevabı olan bölümü sadece bu ayetten alarak şunları tespit edebiliriz: a- Erkek kendisi boşama yapmış ise yani bir mahkeme kararı ile boşanmış değillerse, b- Talak birinci ve ikinci talak ise, c- Kadın, talak sözü kullanıldıktan sonraki bekleme süresi olan İDDET süresinde ise ki bu süre kadının üç kere ay başı olması durumudur, d- Erkeğin kadına işkence yapmak gibi bir kastı yoksa ki bunu bilirkişi veya hakem ya da mahkeme tespit edebilir. Bu ilkeler dâhilindeki bir boşamayı erkek geri alabilir. Kadının da buna itiraz hakkı yoktur. Genel hüküm böyledir. Bu talak çeşidine RİC’İ TALAK denmektedir. Elbette talak konusunun sadece bir paragrafı denebilecek kadar kısa bir bölümünü oluşturmaktadır bu başlık. Diğer ayrıntıları için muhakkak ehline sorulması gerekir.