Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. İlk Önce, Bana vereceğiniz fetvanın Sorumluluğunu Allahu Teala Katında Almaktasınız. Ticaret yapmaktayım. Birikimlerimi genellikle dolar veya euro olarak değerlendiriyorum. Katılım (yani halk arasında islami banka diye anılan bankalarda) ve diğer bankalarda sadece vadesiz olarak param var. Yani faizden korktuğum için yatırmıyorum. Katılım bankalarına sizin çalışma prensibiniz faiz mi diye sorduğum zaman bana faiz değil diyorlar. diğer bankalarda onlar için " tüm Türkiyedeki bankalar müşterilerden topladıkları parayla fon alıp değerlendiriyor abi. Yani fon bildiğin gibi faiz dir. Onlar yalan söylüyor.onlarında yaptığı işlem faiz e giriyor." diyor. Bende onlara örneğin 100 milyara 1 ay için ne veriyorsunuz diye sordum. islami bankaların verdiği kar payı ile mesela garanti bankasının verdiği faiz tutarları hemen hemen biribirini tutuyor. biri kar par payı diyor. Diğeri faiz diyor. Acaba hangisi doğru. bir arkadaşım kuveyt Turk adlı bankadan araba kredisi aldı. 10 milyar için ondan 12 ay sonunda 11849 tl istediler. buda faiz değilmi? Şimdi ben yani bir müslüman olarak paramı nerede ve nasıl bir şekilde değerlendireyim. En çok korktuğum ayet budur. Faiz (riba) yiyenler, ancak şeytan çarpmış olanın kalkışı gibi, çarpılmış olmaktan başka (bir tarzda) kalkmazlar. Bu, onların: "Alım-satım da ancak faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah, alışverişi helal, faizi haram kılmıştır. Kime Rabbinden bir öğüt gelir de (faize) bir son verirse, artık geçmişi kendisine, işi de Allah'a aittir. Kim (faize) geri dönerse, artık onlar ateşin halkıdır, orada sürekli kalacaklardır.(BAKARA SURESİ / 275) "bundan dolayıdır ki sizden fetva almak istiyorum. Vereceğiniz fetvaya göre davranacağım. Onun için yazımın en başında "İlk Önce, Bana vereceğiniz fetvanın Sorumluluğunu Allahu Teala Katında Almaktasınız" demiştim. Bu vesile ile Allaha Emanet Olunuz.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Tek birkelime daha ilave etmeyin. Tartışma bitsin. Siz Rabbinize sarılın onlar da bankalarına. Bakalım kim kazanacak, kimin geleceği hayır olacak? Yılmayın sakın, mülk Allah'ındır.
Aleykümselam. Siz, ağırlıklı bir kanaat kullanmışsınız ama gördüğünüz gibi bir şeye helal veya haram demek öyle kolay olmuyor. Allah Teâlâ ayağımızı kaymaktan muhafaza buyursun. Sürekli istiğfar edelim. Endişe edilecek bir durum yoktur.
Selamünaleyküm, Bizim de kalbimiz rahat değil onlar hakkında ama kati bir belgemiz de yoktur. Bu nedenle de haramdır diyemiyoruz.
Selamünaleyküm. Şeriat'ımıza uygun bir bankacılığın bugünkü şartlarda olmayacağını ve olmadığını bilmeliyiz. Sözünü ettiğiniz kurumlardan biri ile zaruretten çalışılabilir. O kurumların da saf helal olduğunu söyleyemeyiz. Onlarda da sözünü ettiğiniz gibi bir sıkıntı mevcuttur. En ehvenini tercih ederek mecburiyet karşısında çalışabilirsiniz. Yalnız onların içinde de bir sıralama yapılması gerektiğini unutmayın.
Selamünaleyküm. Borç bir iyiliktir, hiçbir sıkıntı çekmeden iyilik yapmak var mı? O para faizdi, almanız caiz olmazdı. O mantıkla da borç vermeniz doğru değildi.
Aleykümselam. Sizin, ağırlıklı bir kanaat kullanmışsınız ama gördüğünüz gibi bir şeye helal veya haram demek öyle kolay olmuyor. Allah Teâlâ ayağımızı kaymaktan muhafaza buyursun. Sürekli istiğfar edelim. Endişe edilecek bir durum yoktur
bakara suresi konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. İkinci seçenektekiler ve kurban kesemeyecek durumda olanlar için geçerlidir bu durum.
Küçük veya büyük günahlar cehennemde ebedi kalma nedeni değildir. Kur'an ve hadislerin beyanından anlaşılan odur ki, günahlarla iman sıkıntısı olan yani, günahları helal gören böylece günahı kuşanan cehennemde ebedi kalır. Çünkü cehennemi ebedileştiren imanla ilgili boyuttur.
Selamünaleyküm. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemden önce mü'min olmak Hıristiyan veya Yahudi olmaktı. Elbette o zamanki mü'minler cennete girecekler. Allah Teâlâ Muhammed aleyhisselamı Peygamber olarak gönderdikten sonra ise öyle bir durum yoktur. Cennete girmenin tek ve alternatifsiz şartı ona iman etmektir.
Bu ve benzeri konularda namazın kendisi gibi kati bir bilgiye ulaşamazsınız. Namaz katidir ama tarihi ve ayrıntıları kati olmayabilir, bu şekilde bilmeniz gerekir. Namazın Mirac gecesinde farz olması bildiğiniz bir hakikattir. Bakara suresi veya başka bir surenin bir bölüm Mekke döneminde inmiş olabiliyor. Daha sonra efendimiz aleyhisselam daha önce inen bazı ayetlerin Medine surelerinden belli bir yere konmasını emretmiş olabilmektedir. Netice olarak size şunu söyleyebiliriz: Bu hususlarda net ve kesin bilgi için uzun araştırmalar gerekmektedir.
“Şurası okunmazsa olmaz” denebilecek bir yer yoktur. Müslüman kabristanlığına veya kabrine ziyarette bulunan birisi orada selam verir. Selamdan sonra dualar eder. Oradakilere ve kendisine dualar etmesi iyi olur. Sonra da oradakilere sevabı ulaşsın diye mesela: Fatiha suresini, Bakara suresinin ilk ve son âyetlerini, Yasin suresini, Tekâsur suresini, İhlas suresini okuyabilir.
Bir erkeğin eşini boşamasına TALAK denmektedir. Talak erkeğin hakkıdır. Erkek bu hakkı üç kere kullanabilir. Birinci ve ikinci kullanımında geri dönme yani yaptığı talakı geri alma hakkı vardır. Üçüncü talakı kullandıktan sonra ise geri dönme hakkı yoktur. Üçüncüden sonra aynı kadınla tekrar evlenebilmesi için o kadının başka bir erkekle normal bir evlilik yapması ve ondan da hileli olmayan bir şekille boşanması gerekir. Bu süreçten sonra tekrar ilk kocası ile yeniden evlenebilir. Elbette bunun şartları vardır. Bakara suresinin 228.ayeti bu hususu beyan etmektedir. Talakın nasıl olacağına dair ayrıntılara girmeden sorunuzun cevabı olan bölümü sadece bu ayetten alarak şunları tespit edebiliriz: a- Erkek kendisi boşama yapmış ise yani bir mahkeme kararı ile boşanmış değillerse, b- Talak birinci ve ikinci talak ise, c- Kadın, talak sözü kullanıldıktan sonraki bekleme süresi olan İDDET süresinde ise ki bu süre kadının üç kere ay başı olması durumudur, d- Erkeğin kadına işkence yapmak gibi bir kastı yoksa ki bunu bilirkişi veya hakem ya da mahkeme tespit edebilir. Bu ilkeler dâhilindeki bir boşamayı erkek geri alabilir. Kadının da buna itiraz hakkı yoktur. Genel hüküm böyledir. Bu talak çeşidine RİC’İ TALAK denmektedir. Elbette talak konusunun sadece bir paragrafı denebilecek kadar kısa bir bölümünü oluşturmaktadır bu başlık. Diğer ayrıntıları için muhakkak ehline sorulması gerekir.