Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm saygı değer hocam, Ben katılım bankalarına vadeli (kar payı alarak) para yatırmanın hükmünü soracağım. Ben Türkiye finans katılım bankası yetkilileri ile görüştüm. Yatırdığımız paranın kesinlikle faize bulaşmadığını, yalnızca ticaret yaparak elde edilen kârın bizlere verildiği söyleniyor. Yalnız kalbimizde yine de soru işaretleri kalıyor. Çünkü ben biliyorum ki Allah; "Faiz yiyen bana savaş açmıştır" buyurmaktadır ve faiz büyük günahlar arasında yer almaktadır. Ben bankanın çalışma sisteminin ne olduğunu araştıracak imkân ve güce sahip değilim. Ben yetkililerin sözüne güvenerek paramı oraya yatırsam bir vebal altında kalır mıyım? İlginiz ve cevabınız için teşekkür ederim.
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Sizin gibi herkesin kalbinde sıkıntı var onlar hakkında ama haram diyebileceğimiz bir ortam da yoktur.
Selamünaleyküm. Faizle iş gören bir bankada bilerek yarım saat bile tutmamalısınız paranızı. Zaruret olmadıkça paranızı hemen alın.
Selamünaleyküm. Buradaki sıkıntı, sözünü ettiğiniz kurumların net bir çizgide duramayışından kaynaklanıyor. Meseleye, 'faizci bir düzende bu kadar olur' gözüyle bakınca caizdir denmesi gerekiyor; 'diğerleri de bunlar gibi' gözüyle bakınca da caiz olmayacağı söyleniyor. Yapabileceğimiz şudur: zaruret olmadıkça hiç birini kullanmayız. Zaruret bulunursa ki, bulunmaktadır o zaman bizim ilkelerimizi bilenlerle çalışırız.
Selamünaleyküm. Ne kadar uzak kalabilirsek faizden o kadar uzak kalacağız. Paramızı evde saklamamız zor ise orada tutabiliriz ama zaruret şartlarına dikkat ederek. Biz kaçmayı ilke edindikten sonra biiznillah vebal olmaz.
Aleykümselam. Sizin, ağırlıklı bir kanaat kullanmışsınız ama gördüğünüz gibi bir şeye helal veya haram demek öyle kolay olmuyor. Allah Teâlâ ayağımızı kaymaktan muhafaza buyursun. Sürekli istiğfar edelim. Endişe edilecek bir durum yoktur
Selamünaleyküm. Sevgili kardeşim. Senin korktuğun cehennem bizi korkutmuyor mu zannediyorsun? O bankaların yaptığının net bir helal olduğunu söyleyemiyorum. Çaresiz bankaya gitmesi gereken Müslüman oralara gitmeli, diyoruz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Yazlık ve arsanız satılık değilse zekât vermeniz gerekmez.
Selamünaleyküm. Hayır, mezhepten değil keyiften ve çokbilmişlikten kaynaklanıyor. Namaz gibi bir mukaddesat hatta dinin bütünü üzerinden şöhret yakalama özentisinden kaynaklanıyor. Kılınamayan namazın kaza edilmesini emreden Peygamber aleyhisselamın hadisi şerifi gayet açıktır. (Bakınız: Buharî, 597; Müslim, 684; Ebu Davud, 435; Tirmizî, 178; Nesaî, 613; İbni Mace, 696) Bugüne kadar ilim adına adı duyulmuş bu ümmetin büyüklerinden bize intikal eden temel görüş böyledir; kılınmayan namaz kaza edilir! Bir elin parmağını geçmeyecek kadar az sayıdaki ilim adamı da namazın kazası konusunda farklı görüş beyan etmişlerdir. Bizim, ümmetin yekûnu denebilecek büyük grubuna intiba edeceğimiz bellidir. Farklı düşünenlerle beraber bakıldığında şunu söyleyebiliriz: a- Namazı unuttuğu veya uyuya kaldığı gibi şer'i bir özre bağlı olarak kılamayan kimsenin kaza edeceği hükmünde hiçbir ihtilaf yoktur. b- Uzun bir zaman tembellik gibi bir nedenle kılmayan hakkında ise cumhurun yani tamamına yakın ulemanın hükmü tövbe edip kaza etmesinin gerekliliğidir. Sadece İbni Teymiye ve İbni Hazm'ın fikri olarak da, uzun zaman namazı kılmayanın kaza etmesinin imkânı olmadığı görüşü vardır. Bu iki âlime göre de, namazı uzun süre kılmayan daha sonra o namazları kaza edemez, etse de namazı kabul olmaz. Burada bir ayrıntıya girmemizde yarar vardır. Bu iki ilim adamına göre uzun süre namaz kılmayan daha sonra namazlarını kaza edemez. Zira bu içtihadın sahipleri uzun süre namaz kılmayanı: - Namaz kılmadığı için kâfir kabul etmektedirler. Kâfir de namaz kılmaya karar verdiğinde yeniden İslam'a dönmüş gibidir. 'Yeniden İslam'a girenin, eski yanlışlarını İslam siler' kuralına göre namazları ondan sorulmaz. - Asi bir mü'min olduğu ihtimaline göre de olsa, onca namazı vaktindeki gibi yeniden kılması artık mümkün değildir. Onun görevi namazlarını kaza etmek değil, ömür boyu gözyaşı akıtmaktır. Bu iki ihtimalden hangisine dayanarak, 'namazın kazası yoktur' demek hoşlarına gidecektir; bunu da onlar belirlesin! Namaz kılmayanlara kâfir diyeceklerse, biz Allah'tan korkarız diyemeyiz. Yok, bir müçtehidin içtihadını cımbızlayarak komik görüşler ihdas edilecekse o zaman da din eğlence değildir, deriz.
Selamünaleyküm, Herkes kendi bütçesine göre ödeme yapar. Durumu iyi olan biraz daha yüksekten, daha iyi olan daha da yüksekten vermelidir.
Selamünaleyküm. Orucunuzu erteleyin, tutamadığınız kadarını kaza edersiniz. Geçmiş olsun.
Selamünaleyküm, Kur'an'ın nasıl yapılacağını beyan ettiği bir konuda başka kimsenin söz hakkı olmaz. Miras da buna dâhildir. Kur'an dışında bir kaynaktan miras bölüşümü kuralı almak isteyerek ve beğenerek olursa dinden çıkmaya kadar götürür kişiyi. İstemeyerek ve en azından gönülden karşı koyarak olursa dinden çıkarma nedeni olmayabilir.
Selamünaleyküm. Ateşe tutma, maşa ile de olsa ateşle oynama!