Fetva Meclisi
Soru
Hocam eşi vefat eden kadının evden çıkmaması hakkında bilgi verir misiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Kocası ölen kadının yaşı ne olursa olsun, DÖRT AY ON GÜN iddet bekler. Bir zaruret olmadıkça da kocasının evinde bekler.
Boşanan veya kocası ölen kadının İDDET BEKLEMESİ (boşandığında üç aybaşı dönemi geçene kadar, kocası öldüğünde de dört ay on gün) dinimizin açık emirlerinden biridir. İlim adamları bu beklemenin nedeni olarak, kadının rahminde eski kocasının çocuğu olma riskini önlemek şeklinde tahminler yürütmüş iseler de Kur'an ve Sünnette iddetin nedeni olarak açık bir gerekçe gösterilmemiştir. Sebebini sadece Allah’ın bildiği bir hükümdür bu hüküm. Kıyamete kadar Kur'an’a iman edenler bu hükmü böyle kabul edeceklerdir. Aksi bir teklifi, dini değiştirme hamlesi olarak anlamak zorundayız.
Hayır, bu Kur'an’ımızın emridir. Kocası vefat eden kadın DÖRT AY ON GÜN iddet bekler. Bu iddet bekleme döneminde evlenmesi hatta nikâh akdi yapması haramdır. Bu dönemi kocasının evinde bekleyerek yani dışarı çıkmayarak geçirir. Sağlık sorunu gibi acil bir ihtiyaç dışında dışarı çıkmaz. Kaliteli ve renkli giyinemez. Parfüm kullanamaz. Süslenemez. Bakacak kimsesi yoksa mutfak ve benzeri ihtiyaçları için dışarı çıkabilir.
İddet bekleyen kadın DÖRT AY ON GÜN iddet süreci yaşar. Bu süre zarfında evlilik görüşmesi yapmaz. Nikâhlanması helal olmaz. Evinde bekler. Bu ev de kocasının öldüğü ev olur. Zorunlu bir durum nedeniyle başka bir evde kalabilir. Bu zorunluluk sağlık, güvenlik gibi zorunluluklardır. Günlük ihtiyaçları gerektiriyorsa evinden çıkabilir. Muayeneye gitme, özel ihtiyaçlarını karşılama gibi durumlarda çıkabilir ama başka bir evde kalması caiz olmaz. Genel olarak hüküm böyledir.
Esas olan kadının kocası öldüğünde onunla beraber yaşadığı evde iddetini beklemesidir. Evin onun veya kocasının evi olması aynıdır. Can güvenliği, ağır sağlık sorunları, evin barınmaya uygun olmaması gibi meşru mazeretler nedeniyle babasının evi veya güvenli başka bir eve geçerek iddetini orada beklemesi caiz görülmüştür.
Kadının bekleyeceği iddet, kocasının ölüm anından itibaren başlar.
bakara suresi konusundaki diğer fetvalar
Bir erkeğin eşini boşamasına TALAK denmektedir. Talak erkeğin hakkıdır. Erkek bu hakkı üç kere kullanabilir. Birinci ve ikinci kullanımında geri dönme yani yaptığı talakı geri alma hakkı vardır. Üçüncü talakı kullandıktan sonra ise geri dönme hakkı yoktur. Üçüncüden sonra aynı kadınla tekrar evlenebilmesi için o kadının başka bir erkekle normal bir evlilik yapması ve ondan da hileli olmayan bir şekille boşanması gerekir. Bu süreçten sonra tekrar ilk kocası ile yeniden evlenebilir. Elbette bunun şartları vardır. Bakara suresinin 228.ayeti bu hususu beyan etmektedir. Talakın nasıl olacağına dair ayrıntılara girmeden sorunuzun cevabı olan bölümü sadece bu ayetten alarak şunları tespit edebiliriz: a- Erkek kendisi boşama yapmış ise yani bir mahkeme kararı ile boşanmış değillerse, b- Talak birinci ve ikinci talak ise, c- Kadın, talak sözü kullanıldıktan sonraki bekleme süresi olan İDDET süresinde ise ki bu süre kadının üç kere ay başı olması durumudur, d- Erkeğin kadına işkence yapmak gibi bir kastı yoksa ki bunu bilirkişi veya hakem ya da mahkeme tespit edebilir. Bu ilkeler dâhilindeki bir boşamayı erkek geri alabilir. Kadının da buna itiraz hakkı yoktur. Genel hüküm böyledir. Bu talak çeşidine RİC’İ TALAK denmektedir. Elbette talak konusunun sadece bir paragrafı denebilecek kadar kısa bir bölümünü oluşturmaktadır bu başlık. Diğer ayrıntıları için muhakkak ehline sorulması gerekir.
“Şurası okunmazsa olmaz” denebilecek bir yer yoktur. Müslüman kabristanlığına veya kabrine ziyarette bulunan birisi orada selam verir. Selamdan sonra dualar eder. Oradakilere ve kendisine dualar etmesi iyi olur. Sonra da oradakilere sevabı ulaşsın diye mesela: Fatiha suresini, Bakara suresinin ilk ve son âyetlerini, Yasin suresini, Tekâsur suresini, İhlas suresini okuyabilir.
Bu ve benzeri konularda namazın kendisi gibi kati bir bilgiye ulaşamazsınız. Namaz katidir ama tarihi ve ayrıntıları kati olmayabilir, bu şekilde bilmeniz gerekir. Namazın Mirac gecesinde farz olması bildiğiniz bir hakikattir. Bakara suresi veya başka bir surenin bir bölüm Mekke döneminde inmiş olabiliyor. Daha sonra efendimiz aleyhisselam daha önce inen bazı ayetlerin Medine surelerinden belli bir yere konmasını emretmiş olabilmektedir. Netice olarak size şunu söyleyebiliriz: Bu hususlarda net ve kesin bilgi için uzun araştırmalar gerekmektedir.
Selamünaleyküm. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemden önce mü'min olmak Hıristiyan veya Yahudi olmaktı. Elbette o zamanki mü'minler cennete girecekler. Allah Teâlâ Muhammed aleyhisselamı Peygamber olarak gönderdikten sonra ise öyle bir durum yoktur. Cennete girmenin tek ve alternatifsiz şartı ona iman etmektir.
Selamünaleyküm. Sevgili kardeşim. Senin korktuğun cehennem bizi korkutmuyor mu zannediyorsun? O bankaların yaptığının net bir helal olduğunu söyleyemiyorum. Çaresiz bankaya gitmesi gereken Müslüman oralara gitmeli, diyoruz.
Selamünaleyküm. İkinci seçenektekiler ve kurban kesemeyecek durumda olanlar için geçerlidir bu durum.