Fetva Meclisi
Soru
Kadın boşandığında İDDET bekliyor. İddet bitmeden de başka biri ile evlenemiyor. Modern bir dünyada yaşıyoruz. Basit bir tahlille kadının hamile olup olmadığı anlaşılabiliyor. Doktor raporu ile hamile olmadığı anlaşılan kadının iddet beklemesi gerekmez diyemez miyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
İddet, kadının kocasının ölümünden veya onu boşamasından sonraki bekleme süresine verilen isimdir. Kocası ölen kadın DÖRT AY ON GÜN iddet bekler. Boşanan kadın da ÜÇ AYBAŞI geçinceye kadar bekler. Bu iddetlerden birini bekleyen kadın başka bir erkekle evlenemeyeceği gibi evlenmeyi görüşmesi bile haramdır.
“Saymak, miktar, adet” anlamlarına gelen iddet, bir fıkıh kavramı olarak, herhangi bir sebeple evliliğin sona ermesi hâlinde, kadının yeni bir evlilik yapabilmek için beklemek zorunda olduğu süreyi ifade eder. İddetin, kadının hamile olup olmadığının anlaşılarak nesebin karışmasını önleme, taraflara düşünme ve tekrar bir araya gelme fırsatı verme, kadın için yeni hayata ruhen hazırlanma, evlilik bağını bir anda yok etmeme gibi hikmetleri bulunmaktadır. Evlilik, boşanma veya fesih yoluyla sona ermişse ve kadın da hamile değil ise âdet gören kadın üç hayız süresi iddet bekler. “Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hâli (hayız veya temizlik müddeti) beklerler.” (el-Bakara, 2/228) Herhangi bir sebeple âdet görmeyenler ise üç ay süreyle iddet beklerler. “Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlarla, henüz âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır.” (et-Talâk, 65/4) Evlilik erkeğin ölümü ile sona ermiş ve kadın da hamile değilse, iddet süresi dört ay on gündür. “İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler.” (el-Bakara, 2/234) Evlilik ne şekilde sona ererse ersin, hamile olan kadının iddeti, doğum yapıncaya kadardır; doğum yapmasıyla iddeti sona erer. “Hamile olanların bekleme süresi ise doğum yapmalarıyla sona erer.” (et-Talâk, 65/4) İddet beklemenin başlangıcı, tarafların fiilen birbirlerinden ayrı kaldıkları an değil, boşamanın veya ölümün gerçekleştiği andır. İddet beklemekte olan bir kadının başka biri ile nikâhlanmasının haram olmasının hikmeti, kendisinde hâlâ eski evliliğinin etkilerinin bulunabilmesi, eski kocasının haklarının korunması ve neslin birbirine karışma ihtimalinin bulunmasıdır.
Selamünaleyküm. Kocası ölen kadının yaşı ne olursa olsun, DÖRT AY ON GÜN iddet bekler. Bir zaruret olmadıkça da kocasının evinde bekler.
Boşanmış hamile bir kadın, doğum yapana kadar İDDET bekler. İddet bekleyen kadınla evlilik görüşmesi yapılamaz. Asla caiz olmaz bir iş olur bu. Böyle düşünsünler ve doğumdan sonra ne yapacaksa yapsınlar.
Kadının bekleyeceği iddetin kazası yoktur. İstiğfar etmesi yeterlidir.
Kadının boşama ile ortaya çıkan iddet beklemesi şöyledir: a- Nikâh yapılıp zifaf gerçekleşen bir ortamdan sonra boşama olursa İDDET FARZDIR. Bunda hiçbir tereddüt olamaz. b- Nikâh yapılmış ama zifaf (cinsel ilişki) veya zifafa uygun bir ortamda baş başa kalma gerçekleşmeden boşama olursa iddet GEREKMEZ. c- Zifaf olmamış ama zifafa müsait bir ortamda kalınmış ise ulemanın büyük bölümüne göre bu halvet durumu zifaf sayılacağından İDDET BEKLEYECEKTİR. Kadının bekaret durumu bu noktada önem arz etmemektedir.
aybaşı konusundaki diğer fetvalar
Kadının aybaşı durumunda diş dolgusu ve benzeri tedavileri yaptırmasında sakınca yoktur. Bu tedaviyi aybaşı sonrasına ertelemesi elbette daha takvalı olur.
Bir kere şu bilinmelidir: Boşama makbul bir iş değildir. Buna rağmen yapılacaksa onun bir usulü vardır. O usul gereği de kadının aybaşı ve lohusa olmaması gerekmektedir. Yani kadının temizlik günlerinde olmalıdır ve o temizlik döneminde bir cinsel ilişki kurulmamış da olmalıdır. Aksi takdirde talak geçerli olmakla beraber erkek böyle bir kuralsız boşama yaptığı için günaha girmiş olur.
Nikâh kıyılırken aybaşı olmanın hiçbir artısı veya eksisi yoktur. Bunu tabii bir durum gibi görün. Mübarek olsun.
Temizlik günlerinde lekelere itibar yoktur. İbadetinize devam ediniz.
Kadının özel günlerinde (aybaşı günleri) cinsel ilişki haramdır. Cinsel ilişki oluşmadan beraber bulunup sevişmek ise haram değildir. Haram olduğunu bilmeden veya özel günlerinde olmadığını zannederek yapılan ise biiznillah affedilir. Bilerek yapılanı için ise tevbe ve istiğfar etmek gerekir. Böyle bir günahın tevbesi yapıldıktan sonra bir miktar altın sadaka vermek de müstehap kabul edilmiştir.
Allah Teâlâ ibadetinizi kabul buyursun. Bunu asla dert etmeyin. Normal hac yapanla sizin sevap ve bereket olarak hiçbir farkınız yoktur. Genel olarak şöyle bir planı önünüze koyarız: a- Mikâta gelirken veya evinizden yola çıkarken DİĞER HACILAR GİBİ NİYET EDİN. Sadece iki rekât namaz kılmayın. Niyetle beraber hac süreci başlamış olur. b- Mescid-i Haram'a girip tavaf etmeyin. c- Bunun dışında her şeyi yapın. d- Mekke'yi terk edeceğiniz ana kadar temizlenme olmazsa ziyaret tavafını adetli olduğunuz halde yapar ve kurban kesersiniz. e- Medine'de bu durumda iken mescide girmezsin.