Fetva Meclisi
Soru
Ben evlenmek isteyen, 24 yaşında genç bir kızım. Bir arkadaşımın arkadaşı, “Evlenebileceğim bir kız arıyorum.” demiş. Arkadaşım da beni önermiş. Ben de “Tamam, görüşelim.” dedim. Aileler araya girmeden önce bu kişiyle görüşeceğim. Ancak ben, onu tanımadan önce görüşeceğimi aileme söylemek istemiyorum. Çünkü çok umutlanıyorlar; olmayınca da üzülüyorlar. Hâliyle bu durum beni de çok yıpratıyor. Fakat içim de rahat değil. Hem bu kişiyle görüşme konusunda hem de ailemin bundan haberi olmaması hususunda günaha girer miyim diye endişe ediyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Kızım, sana yazılan nasibin gelecek ve sen onunla görüşeceksin. Kimseyle konuşmamak, görüşmemek başka şey nasibin olacakla görüşmemek başka şeydir. Gereksiz bir takıntı bu, rahat ol. Sen Müslüman bir kız olarak yaşa, nasibin seni gelir bulur.
Biyolojik olarak evlenmemenin sana zarar vermediği ve evli olmadığın için harama düşme tehliken yoksa evlenmek zorunda değilsin. İstersen evlenirsin istersen bekâr kalırsın. Bu şartlarda evlenmez ve bekâr olduğun için günaha bulaşmazsan vebalin olmaz. Yalnız şunu da bilmelisin: Kaderin sana ne hazırladığını bilmiyorsun. Kimse ile görüşmekten korkman gerekmez. Dik dur. Rabbine dayan. Kaderinde varsa evlenmeye hazır ol.
Selamünaleyküm. Bir kere yaşınız, her şeyin geçtiği bir yaş değildir, kesinlikle aramaya devam edin. İkinci olarak o etkilendiğiniz sözlerin önemli bir bölümü işin reklamlarından oluşuyor. Başbaşa kalınca başka biri ile görüşebiliyorsunuz. Siz arayın. Allah Teâlâ sizi görüyor ve duyuyor. Merak etmeyin, size ihsanda eksiklik yapmaz o. En iyisini isteriz, ararız ama iman şartını arar gibi de özel şartlarımızda diretmeyiz. Yer yer esnetebiliriz beklentilerimizi. Buna göre istemeye ve aramaya devam edin.
Selamünaleyküm. Size 'ateşle oynamayın' demeyeceğim; işiniz yok mu diyeceğim, dertlerle uğraşmak zevk mi veriyor diyeceğim, başkasının kırılmasını kendinin parçalanmasından daha önemli neden tutuyorsun diyeceğim. Şunu bilmelisin: Şeytan, sen onun bir oyununu anlayınca oyundan çekilmedi; bak sana ikinci oyununu oynuyor! Seni merhametinle, insanların incinmemesi ile tuttu. Güzel kardeşim, evlilik saadet içindir. Baştan ağır sorunlarla başlayan bir evlilik ileride kaç yılda düzelecek, sen kaç yıl sabredeceksin. Sana ateşle oynama demiyorum; aklını kullan diyorum. Ve seni bekliyorum. Allah'a emanet ol.
Selamünaleyküm. Harama düşme riski bulunuyorsa bunu büyüklerinize anlatın ve kararınızın kesin olduğunu bildirin. Tereddütte kalmayın muhakkak evlenin. Bu noktadan sonra babanızın engeli önemli değildir.
Hiçbir genç kızı babası veya başka bir insan hatta kanun bile istemediği bir erkekle evlenmeye mecbur edemez. Kız, evlenmek istediği ile evlenir. Dinimiz böyledir. Peygamber aleyhisselamın açık hadisi bu şekilde kural koymuştur. Edebinizi koruyarak “hayır” deyin. Bunu yapmakla asla günah işlemezsiniz, ayıp iş yapmazsınız. Edebinizi, nezaketinizi koruyun, Allah’ın size verdiği hakkı koruyun. Sizin razı olacağınız bir teklif getirirlerse kabul edersiniz. Siz razı olacağınız birini bulursanız onu babanıza arz edersiniz. Şu andaki ağır sözlere takılmayın. Yarın Allah size bir kapı açar merak etmeyin.
aile konusundaki diğer fetvalar
Evlenmeden önce düşünmeniz gereken şeyleri şimdi düşünmenizin bir yararı yoktur boşuna ailenizle kötü olmayın. İyilik temennisi ile etrafınıza bakmaya çalışın. Eğer evliliğiniz sizin için katlanılmayacak hâl alırsa, aile büyüklerinize durumu arz edin ama dedikodu ile yıpranmayın yıpratmayın.
Bin nişanlanacak kız bulabilirsiniz ama anneniz ebediyen bir tanedir. Her şeye rağmen ama her şeye rağmen annenizden yana tavır alın. Diğeri ile de ayrılın, öyle sevgiden hayır gelmez. Geleceğinizin huzursuz olmasındansa bir iki hafta sıkıntı çekin gitsin.
Anlaşılan evinizin bütçesini eşinizle ortak yürütüyorsunuz. Eğer böyleyse, sizin elinizdeki paranın yarısı da eşinizin demektir. Bu durumda yani eşinizle ortak bütçe kullanmanız hâlinde eşinizin de ayrıyeten bir birikimi yoksa elinizdeki para ikiye bölünerek hesaplanacak demektir. Bu durumda da zekat, fitre ve kurban için gerekli barajı doldurmuyor. Hiçbirini yapmanız gerekmez. Para sadece sizin ise, ödemek durumunda olduğunuz borçlarınız, tahakkuk etmiş faturalar varsa onları düşün; sekiz bin liradan fazla kenarda bir para kalıyorsa zekat verin, kurban kesin.
Kırk kere yemin boz, kefaretini öde ama ailene huzursuzluk sokma! Sakın ve sakın!
Kurban, namaz gibi bir ibadettir. Nasıl namaz, herkesin kendisini bağlıyorsa kurban da şartları yerini bulduğunda öyledir. Sözünü ettiğiniz uçuk hükümlerin fıkhi bir değeri yoktur.
Selamünaleyküm. Bir kadın bir erkekle nikâhlandıktan sonra, eşi baba ve annesinin önüne geçer. Birinci derecede eşi onun üzerinde hak sahibi olur. Anne ve babasına karşı da hürmet ve alakada kusur etmemeye çalışır. Buna rağmen sizin durumunuz, muhtemel bir fitneye sebep olacağından eşinizin belli bir süre alakasız kalmasında sakınca olmamasını gerektirmektedir. Kesinlikle sizinle ailesi arasındaki tartışmaya fiilen katılmasın, hakemlik rolü üslenmesin. Bu durum, onun onlarla bağının tamamen inkâr etmesi seviyesine de gelmemelidir. Cenazelerle, hastalıklarla ilgilenme, bayramlarda görüşme şimdilik yeterlidir. Büyük sözler sarfetmeden yolunuza devam edin.