Fetva Meclisi
Soru
Ben altı yıllık evli bir bayanım. İstanbul'da kirada oturuyorum, 450 TL kira ödüyorum. Eşim 1200 lira maaş alıyor. İki çocuğum var, biri yedi, diğeri dört yaşında. Düğün takılarımızdan oluşan 12 bin liralık bir nakitimiz var. Her yıl fitremi, zekatımı ve kurbanımı kesiyorum. Çok şükür bu ibadetlerimi yerine getiriyorum bazen sıkıntılar yaşasam da. Bu yıl da zekat vermem gerekiyor mu? Bana zekat düşüyor mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm.Anlaşılan evinizin bütçesini eşinizle ortak yürütüyorsunuz. Eğer böyleyse, sizin elinizdeki paranın yarısı da eşinizin demektir. Bu durumda yani eşinizle ortak bütçe kullanmanız hâlinde eşinizin de ayriyeten bir birikimi yoksa elinizdeki para ikiye bölünerek hesaplanacak demektir. Bu durumda da zekat, fitre ve kurban için gerekli barajı doldurmuyor. Hiç birini yapmanız gerekmez. Para sadece sizin ise, ödemek durumunda olduğunuz borçlarınız, tahakkuk etmiş faturalar varsa onları düşün; sekiz bin liradan fazla kenarda bir para kalıyorsa zekat verin, kurban kesin. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm.Dinimizde herkes kendi ibadet sorumluluğunu taşır. Zekât ve kurban bir ibadettir. Her ibadet gibi bunları da herkes kendisi yapar. Sizin zekâtınızın eşinizin zekatı ile bir alakası yoktur. kurban için de aynı şeyi söyleyebiliriz. Eşiniz altınlarını, sizin ona sormadan kullanabileceğiniz şekilde size vermesi durumunda ona zekât sorumluluğu çıkmaz.
1- 81 gram altını baraj olarak belleyin. Zekâtın gerekip gerekmediği bu rakamla ortaya çıkacak. 2- Siz ve eşiniz iki ayrı kişiniz. Tıpkı namazda olduğu gibi zekâtta da birinizin ibadeti diğerini ilgilendirmemektedir. Herkes kendi sorumluluğunun gereğini yapacak. Buna göre bir hesap yapın. 3- Evinizdeki eşyalarınız, binek vasıtanız, iş yeriniz varsa o iş yerindeki alet ve takımlarınız zekât konusu dışındadır. 4- Borçlarınızı, tahakkuk etmiş faturaları, taksitleri biriktirin. Bunları birikiminizden düşün. 5- Elinizde para, çek, veya benzeri değerli kâğıt olarak 81 gram altın muadili bir rakam kalıyorsa ve bu rakam bu baraj üstü olarak bir yıldır elinizde ise siz zekât vereceksiniz. 6- Bu durumda elinizdeki borçlar düştükten sonraki net rakamın yüzde iki buçuğunu zekât verin. 7- Bu sizin için ve eşiniz için iki ayrı kişilik olarak hesaplanacak. Mesela eşiniz vermesi gerekirken siz vermeyebilirsiniz. Ortak bir bütçe olmaz. Allah Teâlâ kabul buyursun.
Aile içinde bile olsa ortak bütçe sıkıntılıdır. Mal üzerinde zekât, kurban ve hac gibi ibadetler yapılmaktadır. Her ibadette olduğu gibi bunlarda da bireysellik esastır. Bu nedenle ortak bütçenin muhatabı birden fazla kişi olacağından ibadeti kimin yapacağı da meçhul olur. Tıpkı namazı iki kişinin ortak kılmasına benzer bir durum olur. Size şunu tavsiye ederim: Altınlarınızı ikiye bölün. Bayanın ya da sizin, birinizin hissesi 80 gram altının aşağısına düşsün. O zekât ve kurban mükellefi olmasın. Diğeri de kurban kessin, zekât versin. Harcanır da azalırsa veya üzerine konur da çoğalırsa ona göre değerlendirme yaparsınız. Allah kabul etsin.
Düğündeki takılarınız şu anda eşlerin ortak malı gibi görünüyor. Bu durumda seksen bir gram altın veya o değerde bir miktarı buluyorsa yüzde iki buçuk kadarı zekât olarak verilecektir. Siz, takılarınızı bölüştürün. Bölüştürdükten sonra kimin hissesi seksen bir gramdan fazla altın tutarında oluyorsa o zekât verir. Bu arada bir yıl dolduğunda (355 gün) zekât hesabı yapacağınız zaman tahakkuk etmiş faturalar, o ay ki kira, imzaladığınız taksitlerinizi de elinizdeki sermayeden düşerek hesap yapın. Allah kolay getirsin.
Selamünaleyküm. Bu şekilde ortak bütçe yerine herkesin parasını ayırın. Masrafları ortak yapın ama kimin ne kadar parası var bilinsin. Kurbanı iki adet kesebilirsiniz; aynı bütçeden iki kurban parası çıkmasında sakınca yoktur. Önemli olan niyetin iki kişi adına olması ve her birinizin kurban kesmeye niyet etmesidir.
aile konusundaki diğer fetvalar
Bin nişanlanacak kız bulabilirsiniz ama anneniz ebediyen bir tanedir. Her şeye rağmen ama her şeye rağmen annenizden yana tavır alın. Diğeri ile de ayrılın, öyle sevgiden hayır gelmez. Geleceğinizin huzursuz olmasındansa bir iki hafta sıkıntı çekin gitsin.
Evlenmeden önce düşünmeniz gereken şeyleri şimdi düşünmenizin bir yararı yoktur boşuna ailenizle kötü olmayın. İyilik temennisi ile etrafınıza bakmaya çalışın. Eğer evliliğiniz sizin için katlanılmayacak hâl alırsa, aile büyüklerinize durumu arz edin ama dedikodu ile yıpranmayın yıpratmayın.
Her şeyden önce, uygun şartlarda görüşmeniz gerekir. Kapalı bir ortamda baş başa kalmayın. İşi sulandıracak bir seviyeye gelmeyin. Kısa bir tanışmanın ötesine geçilmesin. Eğer görüşme, ilerisi olacak düzeye gelecekse hemen ailenize haber verin.
Selamünaleyküm. Bir kadın bir erkekle nikâhlandıktan sonra, eşi baba ve annesinin önüne geçer. Birinci derecede eşi onun üzerinde hak sahibi olur. Anne ve babasına karşı da hürmet ve alakada kusur etmemeye çalışır. Buna rağmen sizin durumunuz, muhtemel bir fitneye sebep olacağından eşinizin belli bir süre alakasız kalmasında sakınca olmamasını gerektirmektedir. Kesinlikle sizinle ailesi arasındaki tartışmaya fiilen katılmasın, hakemlik rolü üslenmesin. Bu durum, onun onlarla bağının tamamen inkâr etmesi seviyesine de gelmemelidir. Cenazelerle, hastalıklarla ilgilenme, bayramlarda görüşme şimdilik yeterlidir. Büyük sözler sarfetmeden yolunuza devam edin.
Kırk kere yemin boz, kefaretini öde ama ailene huzursuzluk sokma! Sakın ve sakın!
Kurban, namaz gibi bir ibadettir. Nasıl namaz, herkesin kendisini bağlıyorsa kurban da şartları yerini bulduğunda öyledir. Sözünü ettiğiniz uçuk hükümlerin fıkhi bir değeri yoktur.