Fetva Meclisi
Soru
Benim bir miktar altınım var, nisap miktarını geçiyor. Ve eşimle birlikte birikmiş paramız var, bu miktarı altından ayrı tutarsak, o para da nisap miktarını geçiyor. İkimiz de çalıştığımız için bu para ikimizin biriktirdiği para. Biz altınların değerini ve birikmiş parayı toplayıp bir zekat veriyoruz. Kurbana gelince, ikimiz de ayrı ayrı mı kesmemiz lazım? Kurbanın herkesin kendine göre bir ibadet olduğunu biliyorum, para sadece eşimin olsa kendisi ayrı bir kurban kesmesi gerekir fakat bizim durumumuzda, altınlar benim, para ikimizin. Bir kurban yeterli mi veya iki kurban mı? Bir kurban olduğu taktirde, bunun parasını da ikimizin parasından vermiş oluyoruz ikimiz de çalıştığımız için, böyle olduğu takdirse bu kurbanın kimin adına kesildiği önemli mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm.Dinimizde herkes kendi ibadet sorumluluğunu taşır. Zekât ve kurban bir ibadettir. Her ibadet gibi bunları da herkes kendisi yapar. Sizin zekâtınızın eşinizin zekatı ile bir alakası yoktur. kurban için de aynı şeyi söyleyebiliriz. Eşiniz altınlarını, sizin ona sormadan kullanabileceğiniz şekilde size vermesi durumunda ona zekât sorumluluğu çıkmaz.
Aile içinde bile olsa ortak bütçe sıkıntılıdır. Mal üzerinde zekât, kurban ve hac gibi ibadetler yapılmaktadır. Her ibadette olduğu gibi bunlarda da bireysellik esastır. Bu nedenle ortak bütçenin muhatabı birden fazla kişi olacağından ibadeti kimin yapacağı da meçhul olur. Tıpkı namazı iki kişinin ortak kılmasına benzer bir durum olur. Size şunu tavsiye ederim: Altınlarınızı ikiye bölün. Bayanın ya da sizin, birinizin hissesi 80 gram altının aşağısına düşsün. O zekât ve kurban mükellefi olmasın. Diğeri de kurban kessin, zekât versin. Harcanır da azalırsa veya üzerine konur da çoğalırsa ona göre değerlendirme yaparsınız. Allah kabul etsin.
Selamünaleyküm. Bir namazı ortak kılmadığınız gibi zekâtı da ortak vermeniz mümkün olmaz. Madem ayrı gayrı yoktur, hesap birinizin üzerinde biriksin yani mal birinizin olsun, zekât gibi sorumlulukları da o yerine getirsin. Kazanan iki kişi ise yine sevaptan herkesin payı olur.
Sizin kurban kesmek için mezhep aramanız gerekmez. İstediğiniz zaman kesebilirsiniz. Elinizdeki altınların size ait olması durumunda siz kurban kesmezsiniz. Eşinizin diğer malı kurban gerektiriyorsa o kessin. Siz isterseniz kesersiniz, kesmezseniz de bir kurban sizin eve yeter. Allah kabul etsin.
Anlaşılan evinizin bütçesini eşinizle ortak yürütüyorsunuz. Eğer böyleyse, sizin elinizdeki paranın yarısı da eşinizin demektir. Bu durumda yani eşinizle ortak bütçe kullanmanız hâlinde eşinizin de ayrıyeten bir birikimi yoksa elinizdeki para ikiye bölünerek hesaplanacak demektir. Bu durumda da zekat, fitre ve kurban için gerekli barajı doldurmuyor. Hiçbirini yapmanız gerekmez. Para sadece sizin ise, ödemek durumunda olduğunuz borçlarınız, tahakkuk etmiş faturalar varsa onları düşün; sekiz bin liradan fazla kenarda bir para kalıyorsa zekat verin, kurban kesin.
Selamünaleyküm.Anlaşılan evinizin bütçesini eşinizle ortak yürütüyorsunuz. Eğer böyleyse, sizin elinizdeki paranın yarısı da eşinizin demektir. Bu durumda yani eşinizle ortak bütçe kullanmanız hâlinde eşinizin de ayriyeten bir birikimi yoksa elinizdeki para ikiye bölünerek hesaplanacak demektir. Bu durumda da zekat, fitre ve kurban için gerekli barajı doldurmuyor. Hiç birini yapmanız gerekmez. Para sadece sizin ise, ödemek durumunda olduğunuz borçlarınız, tahakkuk etmiş faturalar varsa onları düşün; sekiz bin liradan fazla kenarda bir para kalıyorsa zekat verin, kurban kesin. Allah'a emanet olun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Böyle bir şartınız yokken o size bunu ikram ederse kabul edebilirsiniz. Kabul etmezseniz daha doğru olanı yapmış olursunuz ama almanızda sakınca olmaz.
Selamünaleyküm. Kendini yeterli hissetmeyebilirsin, evlenmeye muhtaç hissedip etmediğine bak. Öyle yeterlilik süresi bekledikten sonra namaz da kılamazsın.
Aleykümselam. Kendisi çekici olmayan yani ziynet denebilecek nitelikte olmayan iç kıyafet korumayı sağlıyorsa o kıyafetle dışarı çıkılabilir.
Selamünaleyküm. Mü'minler arasında takvadan başka üstünlük ölçüsü yoktur. Hanımınız olacak bayan size karşı ilim üstünlüğü gibi bir fors kullanacaksa zaten onun sahip olduğu şey ilim değil demektir. Öyle değilse varsın üstün olsun. Allah ondan da senden de razı olsun.
Selamünaleyküm. Bulunduğunuz yer hâlâ sizi günaha sevk ediyorsa elbette terk edersiniz ama geçmişten ötürü terk etmeniz gerekmez. Bir de boş vakit bırakmayın kendinize; sürekli iş yapın, geçmişi karıştıracak boş vaktiniz kalırsa şeytan sizi yıpratır.
Selamünaleyküm. Celaleddin Rûmî, peygamber değildir. Sözlerinin yüzde yüz doğru olması gerekmiyor. Doğru olanları alınır, gerisi atılabilir. Bu ifadedeki hata da bunu göstermektedir. ‘Sevdiğini sınırsız seven, attığını da sonsuza kadar atan’ anlayışı dinî bir anlayış değildir. Böyle muğlak sözleri kabul edemeyiz.