Fetva Meclisi
Soru
Geçmiş günahlarımdan dolayı bulunduğum şehri terk etmeli miyim? Burada sahabe aklıma geliyor, ben onlardan belki daha küçük günahlara battım ama yine de içim daraldığı oluyor. Allah'a hamd olsun istikamet üzeri bir hayat yaşamaya çalışıyorum. Mutlu bir yuvam var. Bulunduğum çevrede akrabaya, eşe, dosta, arkadaşa dine muhalif gördüğüm konularda emri bil maruf yapıyorum. Ama bazen geçmişte günahıma şahit olmuş insanlarla karşılaşınca geçmişimden dolayı istiğfar ediyorum. Burada insanlara dini yaşama yaşatma konusundan dolayı içime bir darlık geliyor, bırakıp gidesim geliyor yaşadığım şehri. Siz ne buyurursunuz bu konuda?
Cevap
Benzer fetvalar
Elhamdülillah Müslüman olarak yaşıyoruz bu hayatı. Bazı insanlar Müslüman olduklarını söyleseler de hayatlarında Müslümanlığın izleri olmayabiliyor. Biz, çevremize göre bir İslam yaşayamayız. Dinimizin emirleri ve yasakları bellidir. Olağanüstü şartlar dışında ne insanlarla sürtüşürüz ne de erimeyi kabul ederiz. Şöyle yapınız: - Allah’ın açık bir emri olan sılayırahime karşı boynunuz eğilmiş olsun. - Allah’ın bir haramı ile karşı karşıya kaldığınız yerde sılayırahimi erteleyin. - Böylece sılayırahimi koparmamış ama harama da girmemiş biri olursunuz. - Bunu şöyle yapacaksınız: Buluşma yerinizde haram işleniyorsa ve siz o harama mani olamıyorsanız sılayırahimi telefon veya başka bir iletişim ile halledeceksiniz. Sizden muhakkak mekân beraberliği isteniyorsa TARTIŞMADAN VE ABARTMADAN gelemeyeceğinizi söyleyeceksiniz. - Bu da sizin bir yandan iyi mümin olma gayretinizi sağlayacak diğer yandan da muhataplarınızı dininizin emirlerine davet etmiş olacaksınız.
Tevbe edip Rabbinin kapısına yönelmiş bir insanın geçmişi hiç önemli değildir. Sen şimdiki hâlin gibisin. Geçmişin biiznillah yok demektir. Çok güzel bir evlilik de yapabilirsin. Sana teklifle gelenlere, “Şu yaşa kadar böyle değildim. Sonra tevbe ettim.” diye genel bir ifade kullan, ayrıntıya girme. Seni böyle kabul edenin sana itiraz edeceği bir şey olmaz artık. Allah yardımcın olsun.
Selamünaleyküm. Bunun üzerine gitmemeniz daha doğrudur. Zamana yayın, gevşeme olunca gidin. Kalbiniz rahat ise dert etmeyin. Değil ise tevbe ve istiğfar edin.
Ortada şöyle bir gerçek var: Oturup kalkmadaki mahremiyet inceliklerine dikkat edilerek girip çıkma yapılıyorsa sizin eşinizin ailesi ve yakınlarına ziyarete gitmeniz insanî olan, gerekli olduğu tartışılamayacak olan bir hakikattir. Bunu sormaya bile gerek yoktur. Ancak durum sizde olduğu gibi kadının psikolojik de olsa eziyet görmesine neden olan tavırlar barındırıyorsa gitmek zorunda değilsiniz. Eşinizin sizi her durumda eziyetten koruması gerekmektedir. Yakınlarının sılayırahimi kadar sizin korunmanız da ona görevdir. Eşinizin yakınları sizin kan bağı ile oluşmuş yakınlarınız değildir. Dolayısıyla onların sılayırahimi size farz değildir. Eşinizin bunu zorlamaya hakkı yoktur. Eşiniz sizi eziyet görmeye karşı koruyamadığı bir yere götüremez. Şunu bilmenizde fayda vardır: Aile bu tür tartışmaların başlaması ile risk altında kalır, keşke bu tartışmaya girmese idiniz, sabredebilse idiniz, çok daha iyi ederdiniz. Dinen size mecburiyet getirilmemiş olsa bile sizin aile huzurunuzu dikkate almanız sizin lehinize bir durumdur.
Selamünaleyküm. Dininizi yaşayamadığınız yere gitmemeye çalışın. Nerede onurlu bir Mü'min olabiliyorsanız orada kalın. En azından hemen orayı terk edin.
Selamünaleyküm. Başınıza bir musibet geldi. Bu musibetin sizin günahınızdan olması kadar sizin geleceğinizin iyi olması için de olması mümkündür. Dengeli düşünmelisiniz.Şu anda bu musibete karşı yapabileceğiniz bir şey olmadığına göre onu abartmanıza da gerek yoktur.Şeytan sizi, bir kere yanan yüzünüzden dolayı bin kere batırmak istiyor. Sizin kendinizi şeytandan korumanız gerekir.Sizden beterlerine bakmalısınız. Her yeri yanmışları neden düşünmüyorsunuz?Allah'ın size rahmet edeceği bir şeyi neden azaba çeviriyorsunuz? Daha makul düşünün, sizden bin beter olanlarına bakın. Bir hastanenin cildiye bölümünü gezsenize!
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Mü'minler arasında takvadan başka üstünlük ölçüsü yoktur. Hanımınız olacak bayan size karşı ilim üstünlüğü gibi bir fors kullanacaksa zaten onun sahip olduğu şey ilim değil demektir. Öyle değilse varsın üstün olsun. Allah ondan da senden de razı olsun.
Aleykümselam. Uyku düzenimiz hayatımızın en önemli ihtiyaçlarından biridir. Evet, yedi saati aşmayan bir uyku uyunmalıdır ama bu normal durumlar içindir. Eğer sıhhatiniz için sekiz saat gerekiyorsa sekiz saat uyuyun, bunda bir sakınca yoktur. Sekiz saate rağmen kendinize gelemiyorsanız teheccüde ara verin. Dinç olmanız için gerektiği kadar ve iyi bir uyku uyumalısınız.
Selamünaleyküm. Kendini yeterli hissetmeyebilirsin, evlenmeye muhtaç hissedip etmediğine bak. Öyle yeterlilik süresi bekledikten sonra namaz da kılamazsın.
Selamünaleyküm. Bu şekilde ortak bütçe yerine herkesin parasını ayırın. Masrafları ortak yapın ama kimin ne kadar parası var bilinsin. Kurbanı iki adet kesebilirsiniz; aynı bütçeden iki kurban parası çıkmasında sakınca yoktur. Önemli olan niyetin iki kişi adına olması ve her birinizin kurban kesmeye niyet etmesidir.
Selamünaleyküm. Böyle bir şartınız yokken o size bunu ikram ederse kabul edebilirsiniz. Kabul etmezseniz daha doğru olanı yapmış olursunuz ama almanızda sakınca olmaz.
Aleykümselam. Kendisi çekici olmayan yani ziynet denebilecek nitelikte olmayan iç kıyafet korumayı sağlıyorsa o kıyafetle dışarı çıkılabilir.