Fetva Meclisi
Soru
Kurban ibadeti genel hüküm olarak gücü yeten her müslümana vaciptir. Ancak özellikle köy yaşamında ailede kurbanın bir yıl erkek için, bir yıl da kadın için kesilmesi gerektiği ya da ailenin maddi durumu iyi ise, kadının kazancı olmasa bile hem kocanın hem de kadının kurban ibadetini yerine getirmesi gerektiği, eğer kadının kazancı var ise kadının da kocası ile birlikte mutlaka kurban kesmesi gerektiği söyleniyor. Tüm bu söylentiler, ne kadar fıkhidir bilmiyorum. Baktığım ilmihal kitaplarında karı koca ayrımı yapılmadan hep genel hükümler üzerinde durulmuş. Konu hakkındaki ilminizden istifade etmek istiyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Kurban bir ibadettir, yöreye ve keyfe göre değil şartlarına göre yapılırsa ibadet olur. Kurban namaz gibidir; kime farz ise onun kılması/yapması gerekir. Aile çok zengin olabilir; zenginliğin kimin üzerine olduğu önemlidir. Mal erkeğin üzerinde ise kadının malda payı yoksa kurban kesmez, erkek kendi kurbanını keser. Aksi de olabilir, kadın zengindir eşi zengin değildir. O zaman da kadın keser erkek kesmez. Buna rağmen erkek veya kadın kendisinin kurbanını keserken eşininkini de kesse sakıncası olmaz. Zira kurban, aile ibadeti değildir, birey ibadetidir. Bir yıl ona öbür yıl buna şeklinde olmaz.
Selamünaleyküm. BİR AİLE kavramının gösterdiği nokta sizin cevabınızdır. Bir ev içinde iki bütçeli gibi yaşıyorsanız siz iki ailesiniz. Bir bütçe ile bir idare ile yaşıyorsanız bir ailesiniz.
Kurban bir ibadet olarak oğlunuza da vacip oldu ise o kurban ibadetini yerine getirmekle sorumludur. Bu ibadeti onun adına siz vekâleten yani tamam sen benim kurbanımı kes diyeceği bir şekilde kesebilirsiniz, kurban olarak sakıncası olmaz. Yine de siz onun kendisinin bu ibadeti eda etmesini yönlendirin, daha kalıcı bir iş olur.
Selamünaleyküm. Bir kadına kurban kesmek vacip ise eşinin buna müdahale etmesi söz konusu olamaz. Müdahale etse itaat etmesi gerekmez. Nafile olarak kesiyorsa, eşinin rahatsız olmayacağı şekilde kesmesi gerekir. Kurbanı eşinin malından kesecekse bu ancak eşinin izni ile olur.
Bekâr ve ailenizle yaşıyor olmanız namazınızı farklı yapmadığı gibi kurban görevinizi de farklı yapmaz. Herkes gibi siz de varlığınız varsa keseceksiniz. Bugünkü kurlar üzerinden yaklaşık olarak 32 bir lira veya muadili bir kenarda paranız varsa kurban keseceksiniz. Ya da kimde varsa o kesecek. Allah kabul etsin.
Mesele şöyle anlaşılmalıdır: Kurbanın bir mü'mine vacip olması için bazı şartlar gerekir. Mesela zenginliği olması gibi. Mü'minin seferi yani yolcu olmaması bu şartlardan biridir. Bunun anlamı şudur: Mü'min kurban bayramı günlerinde seferi ise ona kurban vacip olmaz. Seferi olan mü'mine kurban vacip olmaz yani kesmesi zorunlu olmaz ama keserse kabul olur mu? Bunun cevabı kesin olarak şudur: Seferi olduğu için ona kurban kesmek vacip değilse de o keserse kurbanı kurban olur. Tıpkı seferi olan mü'mine cuma namazı farz olmadığı hâlde kılması durumunda cuma kılmış olacağı gibi bir durumdur bu. Karıştırılan durum ise şudur: Bu kişi kurban günleri bitmeden mesela ikinci gün kendi evine dönecek olursa yani seferi durumu biterse o günlerde tekrar kurban kesmesi gerekiyor mu? Seferde iken kestiği kurban, kurban görevini ifa etmesi için yeterli midir? Bunun cevabı da şudur: Seferi hâlde iken bile kesmiş olsa kişinin kurban görevi biter. Kurban günlerinde geri dönmüş olsa bile tekrar kurban kesmesi gerekmez.
aile konusundaki diğer fetvalar
Ailelerinizin haberi olmadan bir dakika bile yol almayın. Kesinlikle yanlış yaparsınız. Allah'tan korkun, geleceğinizi düşünün, ahireti düşünün.
Kırk kere yemin boz, kefaretini öde ama ailene huzursuzluk sokma! Sakın ve sakın!
Başı örtmek, Allah'ın emridir. Anne baba veya başka birinin Allah'ın emrini aşma hakkı yoktur. Asla itaat etmesi gerekmez. O kendisi de bahane arıyorsa o başka bir meseledir.
Gün boyu düşündüğünüzü gece de rüya olarak görüyorsunuz. Rüyayı yok sayın. Ancak ebeveyninizin razı olmayacağı bir evlilik size huzur getirmez. Anne babanızın rızasına yönelik bir tercihte bulunmanızı tavsiye ederim. Siz genç yaştasınız. Çabuk ısınır çabuk soğursunuz. Abartmayın meseleyi.
Her şeyden önce, uygun şartlarda görüşmeniz gerekir. Kapalı bir ortamda baş başa kalmayın. İşi sulandıracak bir seviyeye gelmeyin. Kısa bir tanışmanın ötesine geçilmesin. Eğer görüşme, ilerisi olacak düzeye gelecekse hemen ailenize haber verin.
Evlenmeden önce düşünmeniz gereken şeyleri şimdi düşünmenizin bir yararı yoktur boşuna ailenizle kötü olmayın. İyilik temennisi ile etrafınıza bakmaya çalışın. Eğer evliliğiniz sizin için katlanılmayacak hâl alırsa, aile büyüklerinize durumu arz edin ama dedikodu ile yıpranmayın yıpratmayın.