Fetva Meclisi
Soru
Biz bayramda köyümüze gidiyoruz. Orada ailece kurbanları kesiyoruz. Oradaki bazı akrabalarımız bize, "siz burada kurban kesseniz de kabul olmaz, seferisiniz" diyorlar. Bizim kurbanımız olmuyor mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Mesele şöyle anlaşılmalıdır: a-Kurbanın bir mü'mine vacip olması için bazı şartlar gerekir. Mesela zenginliği olması gibi. Mü'minin seferi yani yolcu olmaması bu şartlardan biridir. Bunun anlamı şudur: Mü'min kurban bayramı günlerinde seferi ise ona kurban vacip olmaz. b-Seferi olan mü'mine kurban vacip olmaz yani kesmesi zorunlu olmaz ama keserse kabul olur mu? Bunun cevabı kesin olarak şudur: Seferi olduğu için ona kurban kesmek vacip değilse de o keserse kurbanı kurban olur. Tıpkı seferi olan mü'mine Cuma namazı farz olmadığı hâlde kılması durumunda Cuma kılmış olacağı gibi bir durumdur bu. c-Karıştırılan durum ise şudur: Bu kişi kurban günleri bitmeden mesela ikinci gün kendi evine dönecek olursa yani seferi durumu biterse o günlerde tekrar kurban kesmesi gerekiyor mu? Seferde iken kestiği kurban kurban görevini ifa etmesi için yeterli midir? Bunun cevabı da şudur: Seferi hâlde iken bile kesmiş olsa kişinin kurban görevi biter. Kurban günlerinde geri dönmüş olsa bile tekrar kurban kesmesi gerekmez.
Yolcu (seferî), kurban kesmekle mükellef değildir. (el-Fetâva’l-Hindiyye, 5/292) Ancak kesmesi hâlinde sevabını kazanır. Kişi, kurbanını ikâmet ettiği yerde kesebileceği gibi bayram dolayısıyla veya başka bir sebeple gitmiş olduğu yerde de kesebilir. Seferî olması, kurban kesmesine ve kestiği kurbanın makbul olmasına engel değildir. Seferi iken kurban kesenler; bayram günleri içinde memleketlerine dönerlerse, yeniden kurban kesmeleri gerekmez. Kurban Bayramı’nın başında mukîm iken kurban kesmeden bayram günlerinde sefere çıkana da kurban vâcip olmaz. Sefer hâlinde iken kurban kesmeyip de bayram günlerinde memleketlerine dönenlerin ise kurban kesmeleri gerekir. (Kâsânî, Bedâ’i, 5/63; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 6/312-316) Başta Şâfiî mezhebi olmak üzere kurbanın sünnet olduğu görüşünde olanlara göre, seferîlik durumunda da aynı hüküm geçerlidir. (Nevevî, el-Mecmû‘, 8/383)
Kurban bir ibadettir, yöreye ve keyfe göre değil şartlarına göre yapılırsa ibadet olur. Kurban namaz gibidir; kime farz ise onun kılması/yapması gerekir. Aile çok zengin olabilir; zenginliğin kimin üzerine olduğu önemlidir. Mal erkeğin üzerinde ise kadının malda payı yoksa kurban kesmez, erkek kendi kurbanını keser. Aksi de olabilir, kadın zengindir eşi zengin değildir. O zaman da kadın keser erkek kesmez. Buna rağmen erkek veya kadın kendisinin kurbanını keserken eşininkini de kesse sakıncası olmaz. Zira kurban, aile ibadeti değildir, birey ibadetidir. Bir yıl ona öbür yıl buna şeklinde olmaz.
Selamünaleyküm. Hayır, size kurban kesmek vacip ise kurban kesecek veya kestireceksiniz. Bir hayır kurumuna vererek kurban kestirin.
Kurban ibadetinin edasında vekâlet verildiği zaman vakit açısından vekilin bulunduğu yerdeki vakte itibar edilir. Vekilin bulunduğu yerde kurban kesme vakti gelmiş ise kurban kesmesi durumunda kurban sahihtir.
Aleykümselam. Kurban her yerde kesilebilir. Bir mü'min, gittiği yerde seferi durumunda ise orada KURBAN KESMEYEBİLİR. KESERSE İBADETTİR.
bayram konusundaki diğer fetvalar
Böyle fitne ortamlarında herkesin bulunduğu coğrafyada Şeriat’ımıza muhalif olmayan içtihatlardan birine uyması daha evladır. Fitnenin önlenmesi, orucun bir gün önce veya sonra olmasından oluşabilecek hatadan sakınmaktan öne geçebilir bir durumdur. Mevcut durumumuz bu fitneyi kaldırmaya müsait bir durum değildir.
Hisselerden biri düğünde et yemek için olursa o kurbanın tamamı zarar olur. Hisselerin hepsi Allah rızası için kesilirse, elde kalan etin düğünde veya başka bir ziyafette yenmesinde sakınca olmaz.
Fakihler kurban ibadetinde niyet ettikten sonra kişinin başkasına vekâlet vererek kurban kestirmesinin geçerli olduğunda ittifakı vardır. Önemli olan kurban ibadetine niyet etmek ve ücretini vererek onu temin etmektir. Kesmek için vekil tayin edilebilir. Günümüzde şehirlerde kurban kesmenin zorlaşması, kurban kesmeyi becerememe gibi nedenlerle kurbanı başkalarına vekâletle kestirmek yaygın olmuştur. Bu uygulamada da kurban ibadeti bakımından sakınca yoktur. Şu kadar ki, kurban kesenin yani kasabın Müslüman olmasını ve besmele ile kesmesini şart olarak görmeliyiz.
Bu konuda ölçü şudur: Kurban kesiminde zaman olarak kurbanın kesildiği yer önemlidir. Kurban kestirenin bulunduğu yer önemli değildir. Kurbana vekâlet veren için henüz bayram gelmemiş olsa bile onun kurbanının kesildiği yerde kurban bayramı vakti girdi ise kurban kesilebilir.
Fukahanın bir bölümü gece kurban kesmeyi gece şartlarında sıkıntı olması bakımından kerih görmüşlerdir. Bugünkü kurban kesilecek ortamlarda böyle bir sıkıntı olmayacağı için gece kurban kesilmesinde veya üzerinde işlem yapılmasında sakınca olmaz.
Kuyruğu tamamen kesilmiş bir koyunun kurban edilemeyeceği görüşü hâkimdir. Çok az bir bölümü kesilmiş olsa ona cevaz verilebilirdi. Arabistan dediğiniz yerde Hanbeli mezhebi fıkhı uygulanıyor, o mezhepte kuyruğu kesik hayvan kurban edilebiliyor. Türkiye’de ise Hanefi mezhebi tatbik ediliyor. Böyle bir huzursuzluğa sadece para kazanmak için alet olmanız asla isabetli bir iş olmaz.