Fetva Meclisi
Soru
Değerli hocam geçen Ramazan bayramında hilal görülmedi demişlerdi. Her sene buna benzer tartışmalar oluyor. Bu konuda kimi neye göre esas alacağız?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu şartlarda öyle bir şey olamaz. Bu durum daha da değişirse belki düşünülebilir. Bunun tek istisnası, hastalığa yakalanan ve tedavisi yapılan kimseler olabilir.
Mesele takvimin miladî veya hicrî olmasından değildir. Hilalin izlenerek veya izlenmeden oruca başlanması ile bir mesele oluşmaktadır. Bu da üzerimizde otorite Kur'an sistemin dinimizin inceliklerine riayet etmesi ya da yok saymasının sonuçlarından biridir. Orucumuz ve haccımız açısından bizim gibi fertlerin endişe edilecek bir durumu yoktur inşaallah.
Aleykümselam. Peygamber aleyhisselam efendimizin elinde yetişen sahabe kadınlarından itibaren, bu ümmetin ilim yükünü çekenlerin tamamı TUTAMAZ demişlerdir. Ben de ümmetimin o şerefli geçmişi ile beraber ölmek ve dirilmek istiyorum.
Haram işleyen, harama hizmet eden, aracı olan, seyreden, harama tepki göstermeyen yanlış yapmaktadır. Haramı seyretmek bile yoktur bizde, hizmet nasıl olabilir?
Ramazan ayımız ve bayramımız kesinlikle Hilal’in gözetlenmesi ile olmalıdır. Açık hadisler varken başka türlüsünü söyleyemeyiz. Kararımız, itikadımız budur, böyle kalacaktır inşaallah. Bunu hiç kimse ile tartışmayız da. Meselemiz şudur: Hilal’i gözetleyen kimse var mı ya da Hilal gözetlemenin fıkhını bilen var mı? Ramazan’dan Ramazan’a akla gelen bir konu olduğu için ya da Müslümanların böylesi acil bir derdi olmadığı için başımıza bunlar gelmektedir. Suudiarabistan’ın böyle bir konuda ciddiyetine inanamıyoruz. İnanmamakta da binlerce kere hakkımız vardır. Türkiye bütün bildiğimiz aleni laiklik ablukasına rağmen, Suud’a göre daha ciddidir bu meselede. Türkiye takvimine uymanızın zaruretler açısından bakıldığında sakıncası olmayacağını düşünüyoruz. Meselenin özeti budur. Böyle bir meseleyi aramızda tartışma konusu yapacak olursak korkarım Ramazan rahmetinden bile mahrum kalırız. Daha teeni üzere düşünelim. Allah’a emanet olun.
Aleykümselam. Böyle bir özür olmaz, oruç muhakkak tutulacaktır.
bayram konusundaki diğer fetvalar
Mesele şöyle anlaşılmalıdır: Kurbanın bir mü'mine vacip olması için bazı şartlar gerekir. Mesela zenginliği olması gibi. Mü'minin seferi yani yolcu olmaması bu şartlardan biridir. Bunun anlamı şudur: Mü'min kurban bayramı günlerinde seferi ise ona kurban vacip olmaz. Seferi olan mü'mine kurban vacip olmaz yani kesmesi zorunlu olmaz ama keserse kabul olur mu? Bunun cevabı kesin olarak şudur: Seferi olduğu için ona kurban kesmek vacip değilse de o keserse kurbanı kurban olur. Tıpkı seferi olan mü'mine cuma namazı farz olmadığı hâlde kılması durumunda cuma kılmış olacağı gibi bir durumdur bu. Karıştırılan durum ise şudur: Bu kişi kurban günleri bitmeden mesela ikinci gün kendi evine dönecek olursa yani seferi durumu biterse o günlerde tekrar kurban kesmesi gerekiyor mu? Seferde iken kestiği kurban, kurban görevini ifa etmesi için yeterli midir? Bunun cevabı da şudur: Seferi hâlde iken bile kesmiş olsa kişinin kurban görevi biter. Kurban günlerinde geri dönmüş olsa bile tekrar kurban kesmesi gerekmez.
Fakihler kurban ibadetinde niyet ettikten sonra kişinin başkasına vekâlet vererek kurban kestirmesinin geçerli olduğunda ittifakı vardır. Önemli olan kurban ibadetine niyet etmek ve ücretini vererek onu temin etmektir. Kesmek için vekil tayin edilebilir. Günümüzde şehirlerde kurban kesmenin zorlaşması, kurban kesmeyi becerememe gibi nedenlerle kurbanı başkalarına vekâletle kestirmek yaygın olmuştur. Bu uygulamada da kurban ibadeti bakımından sakınca yoktur. Şu kadar ki, kurban kesenin yani kasabın Müslüman olmasını ve besmele ile kesmesini şart olarak görmeliyiz.
Bu konuda ölçü şudur: Kurban kesiminde zaman olarak kurbanın kesildiği yer önemlidir. Kurban kestirenin bulunduğu yer önemli değildir. Kurbana vekâlet veren için henüz bayram gelmemiş olsa bile onun kurbanının kesildiği yerde kurban bayramı vakti girdi ise kurban kesilebilir.
Fukahanın bir bölümü gece kurban kesmeyi gece şartlarında sıkıntı olması bakımından kerih görmüşlerdir. Bugünkü kurban kesilecek ortamlarda böyle bir sıkıntı olmayacağı için gece kurban kesilmesinde veya üzerinde işlem yapılmasında sakınca olmaz.
Kuyruğu tamamen kesilmiş bir koyunun kurban edilemeyeceği görüşü hâkimdir. Çok az bir bölümü kesilmiş olsa ona cevaz verilebilirdi. Arabistan dediğiniz yerde Hanbeli mezhebi fıkhı uygulanıyor, o mezhepte kuyruğu kesik hayvan kurban edilebiliyor. Türkiye’de ise Hanefi mezhebi tatbik ediliyor. Böyle bir huzursuzluğa sadece para kazanmak için alet olmanız asla isabetli bir iş olmaz.
Hisselerden biri düğünde et yemek için olursa o kurbanın tamamı zarar olur. Hisselerin hepsi Allah rızası için kesilirse, elde kalan etin düğünde veya başka bir ziyafette yenmesinde sakınca olmaz.