Fetva Meclisi
Soru
Hocam biz vakıf olarak kurban vekâleti alıp farklı ülkelerde kesim yapıyoruz. Türkiye’de vekâlet alıyoruz ama Türkiye ile gün farkı olan ülkede kurban kesiyor olabiliriz. Bu arada kurban kesme vekâletini veren ile kesim yapılan yer arasındaki farktan ötürü kurbana bir zarar geliyor mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Kurban ibadetinin edasında vekâlet verildiği zaman vakit açısından vekilin bulunduğu yerdeki vakte itibar edilir. Vekilin bulunduğu yerde kurban kesme vakti gelmiş ise kurban kesmesi durumunda kurban sahihtir.
Vakıf, kurban kestirenin vekilidir. Vekil ona vekâlet verenin rızası olmadan yapacağı işte değişiklik yapamaz. Buna göre de: Vekâlet alınırken “koyun” veya “inek” gibi kayıt getirilmiş ise o kayıt zorunludur. Olağanüstü bir sebep olmadıkça ve vekâlet verenin lehine olacak bir dönüşüm yapılmadıkça kesilecek kurbanlık değiştirilemez.
Birden çok kurban kesebilirsiniz. Birinden de istediğiniz kadar et alabilirsiniz. İkinci kestiğiniz kurban da birinci kestiğiniz gibi 'kurban' olacaktır. Bu nedenle kimseye bilgi vermek gibi bir durum yoktur.
Selamünaleyküm. Hayır, size kurban kesmek vacip ise kurban kesecek veya kestireceksiniz. Bir hayır kurumuna vererek kurban kestirin.
Aleykümselam. Böyle bir şey bilmiyorum.
Selamünaleyküm. Böyle yoğun bir kurban kesme işinde genel bir vekâletle kurban kesilebilir. Binlerce kurbanı isim isim vekaleti anarak kesmenin zorluğu ortadadır. Genel bir vekâlet ile kesilen kurbanlarda biiznillah sorun yoktur. Havuza toplanan aynı oranda ödenmiş paralardan farklı fiyatlarla kurban kesmede eğer, kurbanı kesilmesi için vekâlet veren kişinin, verdiği paranın aynen kullanılmasını şart koşması gibi bir durum olsa idi bu sistem caiz olmazdı. Hâlbuki o sisteme vekâlet vererek para yatıranlar, havuz benzeri bir yapıya para yatırdıklarını, verdikleri paranın ortalama bir fiyatla alınacak kurbanlıklarda kullanılacağını bilmektedirler. Dolayısıyla özel bir şart getiren biri olmadıkça bunda da sorun yoktur diye umuyoruz. Zira farklı ülkelerde farklı fiyatlarla satın alınacak binlerce hayvanın fiyatının önceden belirlenmesi de mümkün değildir. Satın alındıktan sonra vekâlet verenlere fiyat farkının artı veya eksi yansıtılması da büyük bir iş yükü getirecektir. Bunlara dikkat edildiğinde ‘şartlı para verenin dışındakiler açısından bir sorun yoktur’ diyoruz.
bayram konusundaki diğer fetvalar
Fukahanın bir bölümü gece kurban kesmeyi gece şartlarında sıkıntı olması bakımından kerih görmüşlerdir. Bugünkü kurban kesilecek ortamlarda böyle bir sıkıntı olmayacağı için gece kurban kesilmesinde veya üzerinde işlem yapılmasında sakınca olmaz.
Kuyruğu tamamen kesilmiş bir koyunun kurban edilemeyeceği görüşü hâkimdir. Çok az bir bölümü kesilmiş olsa ona cevaz verilebilirdi. Arabistan dediğiniz yerde Hanbeli mezhebi fıkhı uygulanıyor, o mezhepte kuyruğu kesik hayvan kurban edilebiliyor. Türkiye’de ise Hanefi mezhebi tatbik ediliyor. Böyle bir huzursuzluğa sadece para kazanmak için alet olmanız asla isabetli bir iş olmaz.
Fakihler kurban ibadetinde niyet ettikten sonra kişinin başkasına vekâlet vererek kurban kestirmesinin geçerli olduğunda ittifakı vardır. Önemli olan kurban ibadetine niyet etmek ve ücretini vererek onu temin etmektir. Kesmek için vekil tayin edilebilir. Günümüzde şehirlerde kurban kesmenin zorlaşması, kurban kesmeyi becerememe gibi nedenlerle kurbanı başkalarına vekâletle kestirmek yaygın olmuştur. Bu uygulamada da kurban ibadeti bakımından sakınca yoktur. Şu kadar ki, kurban kesenin yani kasabın Müslüman olmasını ve besmele ile kesmesini şart olarak görmeliyiz.
Böyle fitne ortamlarında herkesin bulunduğu coğrafyada Şeriat’ımıza muhalif olmayan içtihatlardan birine uyması daha evladır. Fitnenin önlenmesi, orucun bir gün önce veya sonra olmasından oluşabilecek hatadan sakınmaktan öne geçebilir bir durumdur. Mevcut durumumuz bu fitneyi kaldırmaya müsait bir durum değildir.
Mesele şöyle anlaşılmalıdır: Kurbanın bir mü'mine vacip olması için bazı şartlar gerekir. Mesela zenginliği olması gibi. Mü'minin seferi yani yolcu olmaması bu şartlardan biridir. Bunun anlamı şudur: Mü'min kurban bayramı günlerinde seferi ise ona kurban vacip olmaz. Seferi olan mü'mine kurban vacip olmaz yani kesmesi zorunlu olmaz ama keserse kabul olur mu? Bunun cevabı kesin olarak şudur: Seferi olduğu için ona kurban kesmek vacip değilse de o keserse kurbanı kurban olur. Tıpkı seferi olan mü'mine cuma namazı farz olmadığı hâlde kılması durumunda cuma kılmış olacağı gibi bir durumdur bu. Karıştırılan durum ise şudur: Bu kişi kurban günleri bitmeden mesela ikinci gün kendi evine dönecek olursa yani seferi durumu biterse o günlerde tekrar kurban kesmesi gerekiyor mu? Seferde iken kestiği kurban, kurban görevini ifa etmesi için yeterli midir? Bunun cevabı da şudur: Seferi hâlde iken bile kesmiş olsa kişinin kurban görevi biter. Kurban günlerinde geri dönmüş olsa bile tekrar kurban kesmesi gerekmez.
Hisselerden biri düğünde et yemek için olursa o kurbanın tamamı zarar olur. Hisselerin hepsi Allah rızası için kesilirse, elde kalan etin düğünde veya başka bir ziyafette yenmesinde sakınca olmaz.