Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim eşim önceden Cuma namazına giderdi şimdi vakit geçiyor diye uyarınca geçsin ne olacak diyor benim bu durumda evliliğimi devam ettirmem doğru mu yani nikâhım var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Asla böyle bir şey yapmamalısın. Siz evlisiniz ve yuvanız devam ediyor. Abartma ve kendi kuyunu kazma.
Selamünaleyküm. Nikâh olmadıkça yüz kere nişan yapsanız da yabancısınız. Birbirinizi harama teşvik etmeyin.
Aleykümselam. Bu durumda o kişiden boşanması ile seninle nikâhlanması arasında üç aybaşı dönemi geçmiş ise (yaklaşık olarak üç ay) bir sorun yok demektir. Hayır, bu zamandan daha az bir müddet geçmiş ve seninle nikâhlanmış ise hemen bir nikâh kıyın yeniden sorun kalkar inşaallah. Mesele boşama olayından sonra geçen zamanla belirlenebilecek bir meseledir. Bu durumu da müsamaha ile unutmaya çalışın. Allah yardımcınız olsun.
Önceki evliliğini mahkeme kararı ile bitirmişlerse mesele yok demektir, evliliğinizi devam ettirebilirsiniz.
Eşiniz haklıdır. Kazaları kılmak teheccüd kılmaktan önemlidir. Kazaları bitirmeye bakınız. Teheccüdü de inşaallah kazalardan sonra kılarsınız. Allah Teâlâ muininiz olsun.
Evliliği ve evlilik sürecini böyle gerekçelerle kötümser görmek yanlıştır. Siz üzerinize düşeni yapın. Helal yolları kullanın. Umutlu olun. Sabırlı olun. Hayalci olmayın. Gerisini Allah'a bırakın.
cuma namazı konusundaki diğer fetvalar
Cuma günü Cuma Namazı farzdır. Onun iki rekât farzı kılınmadıkça o günün namazı eksik olur. Zira o gün öğlen namazı yoktur. Sadece: a- Kendisine Cuma Namazı farz olmayanlar yani kadınlar ve insanların toplu yaşadıkları yerler olmayan göçebelerin yaşadığı gibi ortamlarda yaşayanlar öğleyi kılabilirler. O onlar için yeterli olur. b- Hastalık, yolculuk gibi bir özürden ötürü Cuma Namazına gidemeyenler öğleyi kılarlar. c- Bir sebeple Cuma Namazını kılamayan, öğlen namazını kılar ve vaktin namazını kılmış olur ama kılmadığı Cumanın vebali üzerinde kalır. Allah Teâlâ hakkıyla eda etmeye muvaffak kılsın.
Cuma namazının vakti öğlen namazının vaktidir. Üç mezhebin görüşü bu şekildedir. Sadece Hanbeli mezhebi fukahası öğlen vaktinden önce de kılınabileceğini söylemişlerdir. Sizin oradaki kardeşler oradaki şartlar nedeniyle bu içtihada uyuyorlarsa yaptıklarında sakınca yoktur deriz. Bunu onlara sorup öğrenin. Eğer bu ise tutumlarının nedeni sıkıntı yok kabul edin. Siz de cuma kılmamaktan ise onlarla beraber kılabilirsiniz. Cuma kılamadığınız zamanlarda ise muhakkak öğlen namazını kılın. Allah Teâlâ yardımcınız olsun. Âmin.
Müslüman Cuma namazını terk edeceğini bile bile bir iş anlaşması yapamaz. Ancak açlık ve sokakta kalmak gibi bir AĞIR ZARURET durumunda öyle bir işte geçici olarak çalışabilir.
Cuma namazı taviz veremeyeceğimiz bir ibadettir. Müslüman olduğu söylenen bir ülkede, bir Müslüman'ın cuma namazı sıkıntısı çekmesini kabul edemeyiz. Bir otobüs hattında zaten cuma derdi olmayan bir sürücü bulunabilir. Bu nedenle de derdimiz olmamalıdır. Babanız, cuma namazını ihmal edemeyeceğini söyleyerek işe girmelidir. Cuma şartı ile işe girdikten sonra ise onun cumayı terk etmesi nedeniyle bir kul hakkı oluşmaz. Rızkımızı bir otobüse bağlayacak kadar da zafiyet gösteremeyiz. Eğer cuma namazı pahasına bir iş bulacaksak ancak aç kalma tehlikesi olursa o işe gireriz. Bugün bu ülkede elhamdülillah adım başı denecek sayıda cami vardır. Cuma namazı için toplam en uzun süre bir saat olabilir. Bunu da taviz konusu yapamayız.
Cuma hutbesi irad edilirken dinlemek farzdır. Onun dışında farz olan bir dinleme yoktur. Şu var ki, karşımızda âyet/hadis okunurken elbette dinlememiz farz olur. Konuşmayı dinlemek ise farz olmaz ama cami edebine dikkat etmemiz şarttır. Keşke camilerde bu tür konulara girmemeyi bilmiş olsa idik. Allah yardımcımız olsun.
Böyle bir durumda öğlen namazını kılmalı idiniz.