Fetva Meclisi
Soru
Bugün cuma namazı öncesi camiye, verilen vaazı dinlemek üzere biraz erken gittik. Vaaz esnasında ön sıralarda oturan iki kardeşimiz kısık sesle bir şeyler konuşurken yakınlarındaki bir abimiz azarlarcasına, ‘gençler konuşmayın! Vaaz dinlemek farzdır.’ diye uyarıda bulundu. Diğer kardeşimiz de, ‘vaaz dinlemek farz değildir, hutbe dinlemek farzdır’ diye karşılık verince bizde kafa karışıklığı oluştu. Vaaz dinlemek farz mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Cuma namazını salt namaz olarak görmeyin. Onun namazla birlikte taşıdığı siyasi, psikolojik ve sosyolojik anlamları da vardır. Dolayısıyla camiye gitme imkânınız varsa cumayı Müslüman kardeşlerimizle kılın. Oradaki Müslümanlardan ayrılmayın. Yani imkânlarınızı da biraz zorlamanızı tavsiye ederim. Cuma namazına gitmeniz sizin için ciddi bir sıkıntıysa öğle namazını bulunduğunuz yerde eda edersiniz.
Cuma namazı kılınan bir şehirde yaşayanlar, EZANI DUYMASALAR DA Cuma namazına gitmek zorundadırlar. O şehirde yaşıyor olmak yeterlidir. Şehir merkezinden beş km uzakta yaşayan ve normal imkânlarla namaza gidemeyecek durumda olanlar Cuma namazına gitmeyip öğlen namazını kılabilirler.
Bir vakit farz namazı kılmamak ile kırk yıl sünnetleri olmadan sadece farzı kılmak karşılaştırılsa o bir tek vakit kılınmamış farz yine ağır olur. Eğer gençleri farz kıldırabilecekseniz yapın onu. Allah'ın izni ile onlar zamanla sünnetleri de kılarlar. Zira namazın kendisi bir eğitimdir, yeter ki onlar o eğitim alanına yaklaşsınlar. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Bunu yanlış olarak adlandıramayız. Allah kabul buyursun.
Selamünaleyküm. Bu namazın, ilk fıkıh kaynaklarında sabit bir yeri yoktur. Kılınmaması bir eksiklik doğurmaz. Kılınması ise fazilet getirir. Buna göre de üzerinde yoğunlaşmaya gerek yoktur.
Bu durum, kişiden kişiye değişebilir; yer bulamayacağını düşünen ya da sağlığı açısından risk taşıyan gitmeyebilir. Fırsatı olanlar ise gitmelidir.
cuma namazı konusundaki diğer fetvalar
Cuma namazı taviz veremeyeceğimiz bir ibadettir. Müslüman olduğu söylenen bir ülkede, bir Müslüman'ın cuma namazı sıkıntısı çekmesini kabul edemeyiz. Bir otobüs hattında zaten cuma derdi olmayan bir sürücü bulunabilir. Bu nedenle de derdimiz olmamalıdır. Babanız, cuma namazını ihmal edemeyeceğini söyleyerek işe girmelidir. Cuma şartı ile işe girdikten sonra ise onun cumayı terk etmesi nedeniyle bir kul hakkı oluşmaz. Rızkımızı bir otobüse bağlayacak kadar da zafiyet gösteremeyiz. Eğer cuma namazı pahasına bir iş bulacaksak ancak aç kalma tehlikesi olursa o işe gireriz. Bugün bu ülkede elhamdülillah adım başı denecek sayıda cami vardır. Cuma namazı için toplam en uzun süre bir saat olabilir. Bunu da taviz konusu yapamayız.
Böyle bir durumda öğlen namazını kılmalı idiniz.
Cuma namazı Allah'ın üzerimizdeki en büyük haklarından biridir. Bu hakkı, başka bir suiistimal yapmamak kaydıyla eda etmemiz gerekir.
Üniversitede ders saatinin Cuma namazı ile çakışmasını önlemeye çalışmalısınız. Gerekiyorsa üniversiteyi bile bırakma azmi içinde olun. Ama sizin bu heyecan ve samimiyetinize rağmen bir imtihan haftasında Cuma namazını kaçırıp yerine öğlen namazını kılmanız dinden taviz vermek, dini basite almak sayılmaz. Allah’a emanet olun.
Memurların sıradan insanlardan, mü'minlerden bir farkı yoktur. Beyan ettiğiniz görüş itibara alınabilecek bir söz değildir.
Aleykümselam. Müslümanlar bir araya geldiklerinde Cuma namazı kılmak için bir yeri belirleyip orada Cuma kılabilirler. Cumanın genel şartları oluşuyorsa sakıncası yoktur.