Fetva Meclisi
Soru
Cuma namazında kılmış olduğumuz zuhr-u ahir namazı eğer ahirette gerekli olursa yani cuma o günün öğle namazı yerine geçmek ise diye kılınan bir farz namazıdır. Öyleyse neden öncesinde kamet getirmiyoruz?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bunu yanlış olarak adlandıramayız. Allah kabul buyursun.
Sadece farzları, namazın hakkını vererek kılan namaz kılmış olur. Harama girmez. Ancak bu tutumun yarın farzları da unutmaya götürmeyeceğini kimse garanti edemez. En azından bunu bir eksiklik olarak görmelisin. Kılmamayı bir kanun durumuna getirme. Ara sıra da olsa kıl. Sünnet dediğin senin Peygamber aleyhisselamın şefaatine uzanan yolundur. Cumanın iki rekât farzı için de bu kural geçerlidir.
Cuma namazı kadınlara farz değildir. Dolayısıyla bu bir erkek mümin sorunu olabilir. Avrupa'da cuma namazı farz olması da farklı mekânlara göre değişiklik kazanabilir. Bulunduğu şehirde Cuma kılınan bir cami bulunanlar için Cuma namazı farz olur. Uzaktakiler için olmaz. Bu da ikinci mesele. Üçüncü olarak da şunu bilmeliyiz: Önemsiz gördüğü için, hükmünü hafife aldığı için Cuma namazını üç defa art arda kılmayan aittir o kural. Bir zorunluluktan ötürü kılmayan için bu kuralın inşaallah geçerli olmamasını temenni ederiz. Netice olarak Cumayı öyle veya böyle kılamayan öğlen namazını kılar.
Selamünaleyküm. Bu namazların evde kılınmasında sakınca yoktur. Bu namazlar Cuma Namazı'nın ana ekseninden değildir. İhtiyaten kılınmaktadır.
Cuma günü Cuma Namazı farzdır. Onun iki rekât farzı kılınmadıkça o günün namazı eksik olur. Zira o gün öğlen namazı yoktur. Sadece: a- Kendisine Cuma Namazı farz olmayanlar yani kadınlar ve insanların toplu yaşadıkları yerler olmayan göçebelerin yaşadığı gibi ortamlarda yaşayanlar öğleyi kılabilirler. O onlar için yeterli olur. b- Hastalık, yolculuk gibi bir özürden ötürü Cuma Namazına gidemeyenler öğleyi kılarlar. c- Bir sebeple Cuma Namazını kılamayan, öğlen namazını kılar ve vaktin namazını kılmış olur ama kılmadığı Cumanın vebali üzerinde kalır. Allah Teâlâ hakkıyla eda etmeye muvaffak kılsın.
Kadınlar ve kendilerine cuma namazı farz olmayan hasta ve benzeri kimseler vakit girdikten sonra, imam cuma namazını bitirmeden önce kendi evlerinde öğle namazını kılarlarsa bu namaz geçerli olur. Kendilerine cuma namazı farz olmayan bu gruptakilerin şehirde veya şehir hükmünde olan bir yerde öğle namazında cemaat yapmaları mekruhtur; bu kimseler öğle namazını kendi başlarına kılarlar. Kendisine cuma namazı farz olan bir kimse ise özürsüz olarak cumaya gitmez ve imam cuma namazını bitirmeden önce kendi evinde o günkü öğle namazını kılarsa Hanefîlere göre bu namaz geçerlidir, fakat cumaya gitmediği için günahkâr olur. Diğer üç mezhebe ve Hanefîlerden İmam Züfer’e göre ise kıldığı öğle namazı geçersizdir. Bu kimse öğle namazını, cuma namazı kılındıktan sonra tekrar kılmalıdır. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/83; Halebî, es-Sağîr, 343)
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Dediniz tarlayı size verdi ise bu, tarlanın sizin mülkünüz olduğunu gösterir. Satmak veya başka bir şekilde değerlendirmek hakkınızdır. Kardeşlerinizin de onda bir hakkı olmaz. Dedeniz tarlayı, size vermedi de sadece kâğıt üzerinde sizin adınızı yazdırdı ise o zaman, dedenizden izinsiz bir uygulama yapmayın.
Selamünaleyküm. Cünüplükten temizlenmek için alınan gusül, abdesti de ihtiva eder. Yalnız, normal duş yapma gibi olan ya da FARZ GUSÜL olmayan gusül ile abdest yerini bulmaz. Abdesti ayriyeten almak gerekir.
Selamünaleyküm. Açık bir haram konusunda kimsenin sözünü dinlemeniz gerekmez. Gönül alma, idare ettirme taktikleri ile alıştırmaya çalışın. Allah Teâlâ sizi bir kere kurtarmış iken geri dönmeyin.
Selamünaleyküm. Siz, işçi iseniz orada, günah olan bir işe hizmet ettiğiniz için siz de vebal altındasınız. İkaz edin ve bir süre verin. Süre bitiminde de o işi terk edin. Hatır belasına günaha girmeye gerek yoktur.
Selamünaleyküm. Miras yoluyla taksim edileceği zaman, annenizin %12,5, kızların her birinin %7,292, erkeklerin her birinin %14,583 almaları gerekir. Babanızın sağlığındaki vasiyeti o zaman uygulanmadı ise şu anda yapılacak bir şey yoktur.
Selamünaleyküm. Hamile kalmanın 'gizli' si olmaz. Tabii bir şekilde hamile kalacaksınız zaten. Yapacağınız şey, hamile kalmamak için tedbir almak olurdu. O da sizin rızanız olmadıkça, sadece eşinizin istemesiyle onun hakkı olmaz. Hamilelik sizin hakkınızdır, hakkınız için kaçak iş yapmış sayılmazsınız. Yalnız bu durumun, eşinizle ilişkinizi zedelememesine dikkat edin. Şeytan onu böyle bir sebebe dayanarak sizden soğutabilir.