Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Biz 4 kız, 4 erkek kardeşiz. Annemiz sağ, babamız vefat etti. Vefatından önce sözlü olarak mirasımızı verdi, herkes kabul etti. Yalnız vefatından sonra kız kardeşlerimiz inkâr ediyor, o zaman böyleydi şimdi böyle diye. İslam dininde miras nasıl taksim edilir, kızlar evlendiği zamanki maldan mı hak alır yoksa son maldan da alır mı? Kaça kaç taksim edilir? Allah’a emanet olun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Babanın sağlığında malını çocuklarına taksim etmesi caizdir. Bu taksim de miras gibi olmaz. Çocuklar arasında adil davranmalıdır. Çocuklarından birini korumuş olsa bu da geçerlidir ama zulmetmeden mal taksim etmesi gerekir. Erkeğin iki kadının bir alması sadece mirastadır. Miras ise kişi öldükten sonraki taksimattır.
Selamünaleyküm. Prensip olarak Mü'min bir insana kâfir bir insan mirasçı olamaz. Eş ve kızlar Müslüman olmadıklarına göre onlar miras almayacaklardır. Anne %33,333, bir kız çocuğu var sayarak % 50 ve bir amca var sayarak % 16,667 şeklinde taksim yapılır. Ayrıntılar için herkesin bulunduğu bir liste ile incelememiz gerekir.
Selamünaleyküm. Ölen bir kişinin arkasından kalan mal bütün varislerinindir. Paylaşım yapılana kadar olan süredeki tasarruflar caiz değildir. Bu arada kızların aleyhine gelişen durumdan ötürü anne ve erkek kardeşin helallik talep etmesi gerekmektedir.
Selamünaleyküm. Kızların her biri % 14,583; erkek %29,167 ve anneniz % 12,5 alır.
Selamünaleyküm. Kızlar olarak % 33,333'er hisseniz, hanımının %12,5 hissesi vardır. Babanız öldüğünde sağ olan kardeşleri de iki kişi iseler %10,417, üç kişi iseler %6,944 oranında hisse alırlar. Şu anda sattığınız değer üzerinden bölebilirsiniz. Allah babanıza rahmet etsin.
Selamünaleyküm. Dedinizin malı, bir oğlu ili bir kızına kalmıştır. O mal o ikisinin olduğu kabul edilerek, onların ne kadar mal sahibi oldukları belirlendikten sonra, onların her birinin çocuklarına ne mal bırakacakları hesaplanabilir. Ya da torunlar toplanıp aralarında anlaşırlarsa sorun olmaz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Siz, işçi iseniz orada, günah olan bir işe hizmet ettiğiniz için siz de vebal altındasınız. İkaz edin ve bir süre verin. Süre bitiminde de o işi terk edin. Hatır belasına günaha girmeye gerek yoktur.
Selamünaleyküm. Güzel kardeşim, Şeytan sizi alkol ve benzeri haramlarla vurabileceği gibi temiz duygularınızla da vurabilir. Dikkat etmelisiniz. Güzelin peşinde olmak, helak olmak değildir. Daha teennili olmanız gerekir. Ne orada ne de Türkiye'de aradığınız yer yoktur. Siz, aradığınız yeri icat edeceksiniz biiznillah. Daha kapsamlı ve daha rahat düşünmeye çalışın. Sabırlı olun.
Selamünaleyküm. Dediniz tarlayı size verdi ise bu, tarlanın sizin mülkünüz olduğunu gösterir. Satmak veya başka bir şekilde değerlendirmek hakkınızdır. Kardeşlerinizin de onda bir hakkı olmaz. Dedeniz tarlayı, size vermedi de sadece kâğıt üzerinde sizin adınızı yazdırdı ise o zaman, dedenizden izinsiz bir uygulama yapmayın.
Selamünaleyküm. Kendinize daha onurlu bir iş bulmalısınız. Ne olursa olsun müzik, sizin işiniz olmasın. Ne kadar dikkat etseniz de günahtan tam anlamıyla arınamazsınız. İyi bir iş bulup orayı terk etmeye kararlı olun. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Bu namazın, ilk fıkıh kaynaklarında sabit bir yeri yoktur. Kılınmaması bir eksiklik doğurmaz. Kılınması ise fazilet getirir. Buna göre de üzerinde yoğunlaşmaya gerek yoktur.
Selamünaleyküm. İşini aksatacak bir iş yapması caiz olmaz. Böyle olmayınca yani devletin işini zihin yorgunluğu şeklinde de olsa aksatmayınca sıkıntı yoktur.